Okulların kapanmasıyla o çok beklenen tatil zamanı gelmişti. Zehra, finallerden sonra rahat bir nefes alabilmişti. Sınavlarının güzel geçmesiyle de stresinin yerini artık neşe almıştı. Nihayet evine gidecek ve sakin bir tatil yapabilecekti. Okul zamanı okuyamadığı kitapları okuyacak, filmler seyredecekti. Hatta şehrin gürültüsüz yerlerinde her sabah yürüyüş yapacaktı.
Zehra gibi ablası Zeynep’in de tatil planları vardı. Zeynep, çocuklarıyla bu yazı annesinin yanında geçirmeyi planlamıştı. Her yaz gelirdi ancak bu sefer daha uzun kalacaktı. “Çocuklar artık büyüdü, bahçede oyun oynarlar, ben de biraz dinlenirim.” diye düşündü. Böylece kışlık hazırlığını da rahat rahat yapabilecekti. Karneleri aldıkları gün yola çıkıp tatili başlattılar. Onlardan iki gün sonra Zehra geldi. Birbirlerini çok özlemiş olmalarının etkisiyle ilk günler keyifli geçti. Uzun kahvaltılar ve sohbetler evi şenlendirmişti.
Zehra zaman geçtikçe bu birliktelikten yorulmaya başladı. Yalnız kalıp kitap okumak istiyor ancak yeğenleri yanına geliyordu. Ona tek başına kalacağı alan bırakmıyorlardı. “En iyisi biraz dışarıda hava alayım.” dediğinde ise ablası eşlik etmek istiyordu. Zehra yalnız kalmaktan, ablası ise birlikte olmaktan hoşlanıyordu.
Planlarını uygulamakta zorlanan Zehra, evdekilere yardım etmeyi daha doğru buldu. Kışlık hazırlıklar, konserveler, salçalar, pekmezler peş peşe hazırlandı. Hazırlıklar esnasında ablası Zehra’ya:
– Bugün pekmez yaparken gözleme de açalım, yeriz güzel olur.
– Hem pekmez kaynatacağız hem gözleme, aynı anda ikisi olmaz. Gözlemeyi diğer gün yapalım rahat rahat yeriz. Biliyorsun öyle sıkışık işlerden hoşlanmam.
Bunun üzerine aralarında küçük bir tartışma çıktı. İkisi de haklı olduğunu düşünüyordu. Zeynep’e göre aynı anda birkaç işi yapmak zamanı bereketlendiriyordu. Zehra ise işlerin düzen içerisinde yapılmasının doğru olduğuna inanıyordu. Bir işi bitirmeden diğerine geçemiyordu.
Anneleri; “Küçükken de aynı böyleydiniz. Zehra tek başına oyun oynar, hiç sıkılmazdı. Az konuşurdu ve kalabalığı sevmezdi. Misafir biraz uzun kalsa bunalırdı. Zeynep ise tam tersi evde hiç durmazdı. Mahalledekilerle sohbeti her daim devam ederdi. Tek başına bir şey yapmak istemezdi. Zehra nasıl kurallı bir çocuktu. Çantası düzenliydi ve eşyalarını da güzel kullanırdı. Zeynep alınan şeyleri ya bozar ya da kaybederdi. Bugün de hala aynısınız, aynı şeylerden problem yaşıyorsunuz.” diyerek kahkahalarla çocukluk anılarını yâd etti. İki kardeş bakışıp annelerinin kahkahalarına katıldılar. Ortamdaki buzlar bir anda erimişti.

İnsanlar hayata birbirinden farklı özelliklerle gelir, tıpkı meyveler gibi… Kiminin tadı ekşidir, kimininki tatlı, kimininki ise acıdır. Her birinin rengi, kokusu, vitamini ayrı ayrıdır. Ancak hiçbiri diğerinin yerine geçemez. Birbirinden farklı bu meyvelere farklı zamanlarda ihtiyaç vardır.
İnsanlar da meyveler gibi çeşit çeşittir. Herkesin dokusu, aroması, rengi, şekli birbirinden belirgin şekilde ayrılır. İnsan doğuştan gelen iyi özellikleriyle bir yere kadar ilerleyebilir. Bir turunç meyvesi acıdır ama mandalina tatlıdır. İkisi de acısı ve tatlısıyla birer narenciyedir. Bu birbirine zıt tattaki iki meyve birleşince portakal olur. Kokusuyla insanı hayran bırakan bergamot meyvesi de öyledir. Turunç ve misket limonun melezlenmesi sonucunda oluşan bir narenciyedir.
“Böyle geldim böyle gideceğim.” dememek için gayret etmek gerekir. Sağlıklı ilişkiler için farklı özellikleri kendine katmaya ihtiyaç vardır. Doğada bir bitki dahi yeni şeylere dönüşebiliyorsa insan da dönüşebilmeli. ‘Daha iyi bir versiyon’ için kendine neler katmalı bakabilmeli.



18 Responses
Ya bu anı yaşayan kaç kişiyiz acaba🤍
Bizim evin halleri +1 😎😁
Sadece ev mi? Mahallemizde, okulumuzda … Birçok yerde var değil mi böylesi hikayeler.
Farklı istekleri olan kardeşler, kuzenler, arkadaşlar…
Böyle geldim böyle gideceğim” bile ne kadar kaba geliyor kulağa 🙈 uyumlanmak veya değişime direnmemek ne kıymetli 🌸
Aynen öyle 🫠
Geldiğimiz gibi gitmek olmazzz olmamalı 😊
Kesinlikle öyle 🌸
Aynı evin zıt kutupları 🙂 Çok tanıdık 👌💖💕
Yaz tatili hayaller, hayatlat olmuş😂
Bugün ki senin daha iyisi var …
Eveet her zaman daha iyisi var 🤗
Herkesten biraz harmanlayarak iyi ilişkiler kurulabilir😊
Ne tanıdık bir sahne 😅 uyum sağlayınca her şey ne kolay
Çocukluğumu anımsattı ne güzel günlerdi 🥹😊
“Böyle geldik, böyle gideriz…”
Belki de kendimize söylediğimiz en büyük bahanelerden biri bu😔
Daha iyi bir versiyona taşımalı insan kendini. Bunun için de böyle geldim böyle gideceğimden çıkması gerekiyor gibi 😉
Bu hayatta insanlar da farklı hayvanlar da farklı bitkilerde Ağaçlarda herkes birbirinden farklı. Ama herkesin birbirine ihtiyacı var🌺
Bu hayatta ilk karşılaştığımız “kendini geliştir ” uyarı levhası evde anlaşamadığımız kardeşimiz galiba…