
AYNI ODADAKİ FARKLI DÜNYALAR
Şule ve Derya zamanlarının çoğunu birlikte geçiren iki kardeşti. Aynı odayı paylaşıyor ve aynı okula gidiyorlardı. Aralarında sadece bir yaş vardı ve birbirlerinden çok farklıydılar. Belli bir yaşa gelene kadar birbirleriyle pek anlaşamazlardı. Sürekli tartışıp, kavga ederlerdi ve birinin ak dediğine diğeri kara derdi.
Derya; düzenli olmayı seven, dakik ve rutinleri olan biriydi. Şule ise bir o kadar rahattı ve kuralları sevmezdi. Derya’nın çamaşırları yıkama, ütü yapma günü bile belliydi. Akşam erken yatar sabahları da erkenden kalkardı. Şule ise bazı geceler geç saatlere kadar uyumazdı. Bu yüzden uykusu kaçar ve gündüz yapamadığı işleri gece yapardı.
Derya bu durumdan biraz rahatsız olurdu ve Şule’ye kızarak seslenirdi:
- Gündüzler çuvala mı girdi Şule? Neden sabahları çalışmıyorsun? Geceleri herkes gibi ben de uyumak, dinlenmek istiyorum. Ama senin açtığın ışık ve çıkardığın sesler yüzünden uyuyamıyorum.
Derya sabahları erkenden kalkar, ortalığı toplar, odayı havalandırırdı. Şule de tabi o sırada uyumak isterdi.
- Deryaaaa… Biraz sessiz olup, camı kapatır mısııın!

Bitmek bilmeyen bu çatışma, bir proje sayesinde değişiyor gibiydi. Derya ve Şule’nin ortak dersleri için bir proje hazırlamaları gerekiyordu ve teslim tarihi hızla yaklaşıyordu. Bu ödev, onların birbirini daha iyi anlamasını sağladı.
Derya, Şule’yi beklemeden ödevi hazırlamaya haftalar öncesinden başlamıştı. Tüm kaynakları alfabetik sıraya göre dizmiş ve notlarını titizlikle çıkartmıştı. Projenin son aşamasında ise takılıp kalmıştı. Sunumu ilgi çekici kılacak çarpıcı dokunuşu bir türlü bulamıyordu. Zihni kurallara ve verilere o kadar odaklanmıştı ki, "sıra dışı" bir fikir üretemiyordu.
Şule ise her zamanki gibi son geceye kadar beklemişti. Gece yarısı olduğunda, Derya ışık ve ses yüzünden yine söylenerek uyandı. Ancak bu kez Şule’nin çalışma masasındaki karalamalarını görünce sustu. Şule, Derya’nın günlerce uğraştığı projeyi harika bir tasarıma dönüştürmüştü. Konuyu hiç akla gelmeyecek bir mizahla harmanlamıştı.
Derya, hayranlıkla Şule’nin yanına oturdu ve sordu:
- Bu fikir aklına nereden geldi?
Şule ise yorgun ama gülümseyerek cevap verdi:
- Senin topladığın bu müthiş bilgiler sayesinde… Onlar olmasaydı, benim fikirlerim sadece boş birer hayal olurdu.
O gece bazı şeyleri beraber fark ettiler. Derya’nın disiplini; Şule’nin dağınıklığına bir düzen getiriyordu. Şule’nin esnekliği Derya’nın katı sınırlarını kırıyor ve ona yeni bakış açısı kazandırıyordu.
Ertesi sabah odayı birlikte havalandırdılar. Bir sonraki gün Derya, kahvaltıyı sessizce hazırladı. Şule ise Derya’yı rahatsız etmemek için geceleri ışığı açmıyor ve parmağının ucunda yürüyordu.
Asıl güzellik; birinin eksik bıraktığı boşluğu, diğerinin farklılığıyla tamamlamasındaydı.
O günden sonra odadaki o görünmez sınır kalkmadı. Ama iki farklı dünyanın birbirini ikramladığı bir köprü haline geldi.
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
İlk tepkiyi sen bırak.
Yorumlar (32)
Sinem K dedi ki
6 Haziran 2026Bazı insanlar yolun haritasını çizer, bazıları yolculuğu unutulmaz hale getirir. 🤓
Ayşe B. dedi ki
7 Haziran 2026Birbirimizden öğreneceğimiz çok şey var. Mesele bunun farkına varabilmek. O zaman birbirinin eksiğini tamamlamaya başlıyor. Yojsa şikayet etmeye başlıyor.
D.K. dedi ki
7 Haziran 2026İnsan sürekli gelişen bir canlı. Bu yüzden sürekli zıddımızla ve bizde olmayan özelliklere sahip kişilerle karşılaşıyoruz.
Feyza Ç. dedi ki
7 Haziran 2026Ne kadar gerçekçi bir şekilde kaleme alınmış. Umarım hayat bizi köşeye sıkıştırmadan da farklı olanın kıymetini biliriz :)
Emine K. dedi ki
7 Haziran 2026Ne hoş bir anlatım olmuş. Bazen iş yerinde de bu tür mecburi yakınlıklar oluyor ve bunlar sonrasında güçlü bir ilişkiyi hatta güçlü bir kişisel eleştiriyi de beraberinde getiriyor. Çünkü insan bu durumda eksik veya fazla olan yerlerini görme görme imkânı buluyor 🫂
RD dedi ki
7 Haziran 2026Sadece kardeşlerin değil arkadaşların, eşlerin,ebeveynlerin ve çocuklarının,komşuların,... birbirine tamamlayıcı köprü olması dileğiyle.
Sevim A. dedi ki
7 Haziran 2026İki farklı karakterdeki insanın, farklı dünyalarda gibi görünen iki insanın birlikte uyumlu davranışlarının olması ve birbirini tamamlaması ne güzel...
Tuba O. dedi ki
8 Haziran 2026Hayatımızdaki o görünmez sınırları kaldırmak için ne yapmak gerekir?
elmas a. dedi ki
9 Haziran 2026Tamamlanma hissi... ancak farklılıklarla mümkün galiba
Filiz A. dedi ki
24 Haziran 2026Farklı olandan kaçmak değil ondan alacağın şifaya bakmak gerek değil mi?
Nursena dedi ki
9 Haziran 2026Kardeşimle ettiğim oda toplama sırası kavgalarını hatırlattı bu yazı bana🫢
Tuba O. dedi ki
30 Temmuz 2026:))
Ilknur K. dedi ki
9 Haziran 2026Farklılıklarla kurulan bir köprü ne kadar da kıymetli...
Sera Ö. dedi ki
12 Haziran 2026hem de çok kıymetli
Songül G. dedi ki
10 Haziran 2026Birinin boşluğunu diğerinin doldurması. Aynı puzzle ın parçalarının birleşmesi gibi. Farklı ama uyumlu.
Sevgi Ç. dedi ki
11 Haziran 2026Farklılklarla tamamlanmak gerçek bir uyumu meydana getirir. İyi ki farklılıklarımız var❣
Şira dedi ki
11 Haziran 2026Kabul ettiğimiz her bir farklılık ilerlediğimiz yolda bize bir destek elemanı gibi...
Duygu E. dedi ki
11 Haziran 2026En güzel bağ da gerçekten o eksiği tamamladığında oluşmaya başlıyor.
Sera Ö. dedi ki
12 Haziran 2026En zıddımız bizi en çok geliştiren değil midir?
Sera Ö. dedi ki
12 Haziran 2026Zıtlıkların şifası :)
Deniz y. dedi ki
13 Haziran 2026Farklılıklar bir elmanın iki yarısı gibi, birbirini tamamlayan parçalar değil mi
A. Neslihan D. dedi ki
13 Haziran 2026"Kardeşim neden bana bu kadar zıt?" sorusunun cevabı :)
Derya ü. dedi ki
15 Haziran 2026Ne güzel farklılıkları yönetebilmek.. uyumu sağlayabililmek🤍
H. Filiz dedi ki
18 Haziran 2026Eksiğini tamamlayan yerin tam zıddında olması ne garip değil mi?
Arzuuuu dedi ki
16 Haziran 2026Birine zor gelen diğeri için çok basit olabiliyor.
İnsan bazen tam gözünün önünde olan güzelliği ve kendisinin yapamadı karşısındaki kişinin çok basitlikle yaptığı şeylerin göremiyor.H. Filiz dedi ki
18 Haziran 2026Bizim gibi olmayanlar tam da ihtiyacımız olan kişiler aslında. Bunu bir anlayabilsek...
Hayriye Ç. dedi ki
19 Haziran 2026Insanları ve kendini anlayıp kabul edip ona göre davranmak işleri nasıl da kolaylaştırıyor
Büşra Bayrak dedi ki
29 Haziran 2026Işığı açama, dolabın kapağını yavaşca aç hem sen niye bu saatte ayaktasın😂 çok tanıdık yurt oda sahneleri.. şimdi neden böyle olduğunu daha iyi anlıyor insan
Elif C. dedi ki
4 Temmuz 2026Bazen de tuzu, biberi olmak hayatın. Lezzet katmak, güzelleştirmek... Birlikte daha iyi olabilmek ne kıymetli.
Bircan Ç. dedi ki
7 Temmuz 2026Uzun ömürlü yolculukların hangi vazgeçilmezisin, keyfin adı mı kolaylaştıran mi 🌻
Ozlem Ç dedi ki
29 Temmuz 2026Birbirinin eksiğini kapatınca hayat nasıl da tamamlanıyor.
Gülfem A dedi ki
30 Temmuz 2026Bunlar bizim evin hallerine çok benziyor :)
