
BAHARAT KARIŞIMI
Mutfaktan tereyağı ve kızarmış soğan kokusu geliyordu. Pencereden süzülen güneş, mutfak tezgâhındaki bakır tencerede dans ediyordu. Gökçe, uzun bir aradan sonra ailesini ziyarete gelmişti. Bu uzun yolculuğun yorgunluğuyla uyuyakalmıştı. Baba evinin yastıkları bile ayrı rahattı. Burnuna dolan o tanıdık kokuyla gözlerini açtı. “Annem kim bilir neler yaptı?” diye içinden geçirdi. Koridordan annesinin o tatlı sesi geldi:
“Haydi bakalım, toparlanın, herkes sofraya.”
Sofrada sarmalar, köfteler, taze pişmiş pilav, yoğurt ve mis gibi kokan sıcak ekmek vardı. Her tabakta annesinin emeği hissediliyordu. Çocukluğundan beri değişmeyen sofranın sıcaklığı, Gökçe'ye özlediği huzuru hissettirdi. Ama bütün bu lezzetlerin içinde anne köftesinin yeri bambaşkaydı. Artık sebebini öğrenmenin zamanı gelmişti:
- Anne bu köftenin sırrı nedir?
- Köfte iç harcını hazırladıktan sonra baharatları ekleyip iyice yoğuruyorsun. Hangi baharatı kullandığın çok önemli, asıl lezzet orada saklıdır. Pul biber, karabiber, kimyon... Bunlar tek başına güzel ama birleşince daha lezzetli olur. Tadının birbirine karışması için yoğurduktan sonra biraz beklemek gerekir.
Annesini merakla dinleyen Gökçe, dalıp gitmişti. Kaşıktaki yansımasına bakarken, annesinin sözleri zihninde dönüp duruyordu. "Baharatlar birleşince daha lezzetli olur." O anda aklına arkadaşları geldi. Üniversitede Zeynep adında bir arkadaşı vardı. Tam bir ‘pul biber’ gibiydi; cömert, hızlı ve yakıcıydı. “Gel sana kahve ısmarlayayım” veya “Bu kazak sana çok yakıştı al senin olsun.” cümleleri eksik olmazdı. Hesabı hiç düşünmez, kalbi ağzında hızlı yaşardı. Bir de iş yerinde arkadaşı Murat vardı. O da ‘kimyon’ gibiydi. Sakin, tutumlu ve ölçülü bir yapısı vardı. Bir şey almadan önce uzun uzun araştırır ve uygununu bulmadan karar vermezdi. Arkadaşlarıyla toplandıklarında ufak tartışmalar olurdu. Ayrı ayrı ikisi de iyi insandı. Ama bir araya geldiklerinde farklılıklar çok belirginleşirdi. Çoğu zaman Zeynep; “Haydi alışverişe gidelim, gönlümüze göre harcayalım.” derdi. Hayatı hızlı yaşamayı severdi. Murat ise kararlarında acele etmez ve her şeyi kararında yapmaya çalışırdı. “Dur bir düşünelim, hemen karar vermeyelim.” derdi. Arkadaşları farklı farklı baharatlar gibiydiler. Tek başlarına da kendilerine has güzelerdi. Bir araya gelince bazen anlaşmazlıklar olurdu. Bazen de çok güzel fikirler ortaya çıkarır ve güzel vakit geçirirlerdi.

Gökçe, anne ve babasının da birbirinden çok farklı baharatlar olduğunu düşündü. Daldığı düşüncelerinden annesinin seslenmesiyle çıktı. Baharatları insanlara nasıl benzettiğini anlattı. Bunun üzerine annesi evliliklerin ilk yıllarında tartışmalarının çokluğundan bahsetti. Ama zaman geçtikçe birbirlerini tanımışlardı. İlk başlarda birbirlerini değiştirmeye çalışmışlardı. Zamanla bunun doğru olmadığını fark ettiler. Birbirinden farklı baharatların kaynaşması biraz zaman almıştı.
Annesi gülümseyerek: “Köfte de aynı öyledir kızım. Baharatlar kavga etmez, birbiriyle karışarak özleşir. Beklersen, yoğurup emek verirsen lezzetlenir. Aile gibi bambaşka bir lezzet ortaya çıkar.” dedi.
Gökçe’nin bu güzel sofranın ardından bakış açısı değişmişti. Bazen insanların farklı yönlerini sorun gibi gördüğünü hatırladı. Aslında bunun bir eksiklik değil, zenginlik olduğunu fark etti. Tıpkı baharatlar gibi, herkes kendi tadını taşıyordu. Bir araya gelip uyum gösterebilenler bir ekip olabiliyordu.
Gökçe tabağındaki son lokmasını aldı. O an anladı ki;
Mesele birbirinin aynısı olmak, aynı baharat olmak değildi.
Birbirini kabul edip yeni bir tat oluşturacak emeği verebilmekti.
Aslında biz olmak, birbirine karışabilmek demekti.
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
Toplam 1 tepki
Yorumlar (27)
A. Neslihan D. dedi ki
19 Eylül 2026Baharatlar kavga etmez, karışarak özleşir... Baharat gibi olmak istedim 😊
Sinem K dedi ki
19 Eylül 2026Burada düşündüren şey farklı olmaktan çok, farklılıkların hemen uyum sağlamasını beklememek oldu. Baharat bile biraz bekleyince lezzetini veriyor. :)
Büşra Bayrak dedi ki
19 Eylül 2026Bir tutam baharat farklılık, birazcık da zaman iyi gelecek gibi😊
Sera Ö. dedi ki
23 Eylül 2026Farklılıklar ve zaman her şeye ilaç 💕
Ayşe B. dedi ki
20 Eylül 2026Farklı baharatlar farklı lezzetler demek 😋
Emine K. dedi ki
20 Eylül 2026Bir olmak ne güzel anlatılmış. İnsan bir olabildikce güçleniyor aslında 🌸
Ays dedi ki
21 Eylül 2026Bir olabilmek için emek gerekir
Nazmiye Girgin dedi ki
21 Eylül 2026"Biz olmak" Ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi 🥰
Artık karabiberinde tadı bi başka pul biberinde ❤ZZ dedi ki
21 Eylül 2026"Birbirini kabul edip yeni bir tad oluşturmak" ne güzel bir ifade. Emeğinize sağlık
Filiz A. dedi ki
20 Ekim 2026Değil mi? Çorba, aşure, menemen, köfte... Hepsinin içinde çok farklı tatlar var ama bir arada bambaşka bir tada hizmet ediyorlar. Hiçbirinin kendi tadı ön planda değil... Bir olmuşlar adeta...
Özden Sarı dedi ki
21 Eylül 2026Baharatları seviyoruz ama bizden farklı olanlardan biraz uzak duruyoruz galiba. Uyumlanmak güzel bir kelime. Bazen uyumlanamıyorum. Bundan sonra köfteyi düşüneyim. Köfteyi çok severim çünkü😊
Gozde Ekinci dedi ki
21 Eylül 2026Biz olmak, birbirimizin aynısı olmak değil; farklılıklarımızı kaybetmeden ortak bir lezzet oluşturabilmektir.
Rayise Aslan dedi ki
21 Eylül 2026baharatlar gibi insanlarda birbirinden farklı ama birleşince anlaşınca aynı köftedeki o güzel baharat tadı gibi oluyor. biz bunun farkında mıyız acaba?neden insanların farklılıklarını kabul etmekte bu kadar zorlanıyoruz??
Yağmur dedi ki
21 Eylül 2026Mesele, biz olabilmek için emek verebilmek. Bekleyebilmekte :)
Yağmur dedi ki
21 Eylül 2026Emek verebilmek. Bekleyebilmek :)
Büşra nur K. dedi ki
23 Eylül 2026Demek ki her ailenin tadının, kurallarının farklı olması bundanmış 🤗 baharat ve aile bakarsan ne çok ortak noktaları var❤️
Feyza Ç. dedi ki
23 Eylül 2026Bir araya geldikten sonra bu beraberlik nasıl devam edecek? Yeni tatlar meydana getiren farklı baharatların birbirine geçişi gibi uyumlanarak.
Sera Ö. dedi ki
23 Eylül 2026Yeni lezzetler için farklılıklardaki uyumu yakalamak...
Sevgi Ç. dedi ki
24 Eylül 2026Bir olmak karışabilmek demektir. Baharatlar gibi... Ölçüyü kaçırmadan herkes kendi tadını korusun ki ortaya güzel bir yemek çıksın😃
Şira dedi ki
24 Eylül 2026baharat aile benzetmesi çok güzel olmuş...
Deniz y. dedi ki
26 Eylül 2026Ne güzel farklılıklarına rağmen birbirine harmanlanıp uyum sağlayabilenlere☺️
Firuze dedi ki
26 Eylül 2026Ne tatlı bir yazı💕
RD dedi ki
27 Eylül 2026Yemeklerde baharat kullanmayı çok severim. Gerçekten yemeğe lezzeti veren baharatların yemek pişerken birbiriyle harmanlanması aynı insanların da hayat içinde birbiriyle pişmesi hayatı lezzetlendirmesi gibi :))
Ilknur K. dedi ki
28 Eylül 2026Her yemeğin tadını ortaya çıkaran baharat farklı. Birinde güzel duran diğerinde durmayabiliyor. Bu o baharatı kötü yapmaz. Doğru yerde doğru miktarda eklenmemiş olması baharatın suçu değil ☺️
Demet K. dedi ki
7 Ekim 2026tek başına, ayrı ayrı güzel olmak mı, birleşerek iyi olmak mı?
Sevim A. dedi ki
12 Ekim 2026Herbirimiz ayrı bir ben , mesele biz olabilmekte..
Filiz A. dedi ki
20 Ekim 2026Baharat benzetmesi çok güzel olmuş. Her biri ayrı lezzet ama tek başına bir anlamı yok. Farklı tadların bir aradaki güzelliği...
