
FARKLILIĞIN KIYMETİ, HAYATIN ANLAMI
Şule, koşa koşa merdivenlerden indi. Eşi, çocuklarla beraber arabada bekliyordu. Sabırsız bir ses tonuyla karşılandı;
- Seni bekliyoruz, biraz daha erken hazırlanıp insen!
- Hüseyin hayatım, sadece beş dakika beklediniz.
“Beş dakika bekledi diye incileri döküldü sanki.” diye içinden mırıldandı. Doktor randevusuna çok az bir zaman kalsa da yetiştiler. Doktordan çıktıklarında Şule;
- Merkezde bir çilek festivali varmış. Çocuklara da, bize de değişiklik olur. Hadi oraya gidelim, ne dersiniz çocuklar?
Hüseyin, hafif gergin ses tonuyla:
- Festivale gitmek de nereden çıktı şimdi? Bizim böyle bir planımız yoktu ki!
- Şimdi aklıma geldi, illa planlı mı olmamız lazım?
- Önceden söyleseydin, kendimi ona göre ayarlardım.
Çocuklar; “Hadi baba, lütfen gidelim!” diye Hüseyin’i çekiştirmeye başladılar. Hüseyin; “Bu seferlik tamam ama yarım saat bakıp çıkalım.” diyerek kabul etti. Festivalin olduğu alana geldiklerinde, Şule çocuklar keyiflensin diye;
- Hadi çocuklar, çimlerde oynayın biraz!
- Hayır, olmaz, hem bakın, çimlere basmak yasak. Şule yani sen de duran çocukları niye yoldan çıkarıyorsun?

Günün sonunda Şule; “Bir pazar daha böyle geçti.” diyerek iç geçirdi. Biraz bunaldığı için rahatlamak istedi. Hüseyin'in çok kuralcı olması, gezmeyi sevmemesi, işkolik ve fazla tutumlu halleri Şule'yi biraz zorluyordu. “Şöyle uzaklara bir yerlere gitse de rahatlasam, biraz kafa dinlesem!” diye içinden geçirdi.
Hüseyin, ertesi gün her zamanki saatinde işten geldi. Sofraya oturduklarında, şirketten gelen haberi anlatmaya başladı. “Bugün bana bir görev yazısı geldi. Deniz suyu projesi için altı aylığına Dubai’ye çağırdılar.”
Sofrada bir anda sessizlik oldu. “Dün düşündüklerim gerçek oldu sanki!” diye düşündü Şule. “Hayırlısı olsun.” diye karşılıklı mırıldandılar. Hüseyin biraz gergindi, yeni bir düzen onu tedirgin ediyordu. Ama içindeki ses, tek başına daha dingin ve düzenli bir altı ay geçireceğini söylüyordu. Sürpriz misafirlerin, kaybedilen anahtarların, geç kalmaların, park cezalarının ve daha birçok olayın olmadığı bir altı ay kendisini bekliyordu. Diğer tarafta Şule epey şaşkındı. “Niye yaptın, niye aldın, neden bozulmuş?” sorularının olmayacağını düşündü. “Dur, yapma, etme, alma, geç kalma!” cümleleri olmayan ve özgür bir altı ay fena fikir değildi.
Bir hafta sonra, Hüseyin beklenen seyahate çıktı. Başlangıçta Şule çocuklarla birlikte özgür hayatından çok memnundu. İstediği saatte yatıyor, istediği saatte alışveriş yapıyor ve istediği kadar telefonla konuşuyordu. Kendisini durduran, eleştiren bir ses yoktu. Fakat bu tatlı hayatın verdiği keyif çok sürmedi. Daha üçüncü hafta bitmeden aksaklıklar başladı. Akşamları yatarken kapıyı hiç kilitlemediğini fark etti. Yemek saatleri, evin bütçesi, faturalar karmakarışık olmuştu. Hesapsızca yaptığı alışverişler yüzünden elindeki para hemen bitivermişti. Arabanın vergisini ödemeyi unuttuğu için yediği ceza da cabası oldu.
“Meğer Hüseyin beni ne kadar iyi tamamlıyormuş. Yanımdayken sürekli sevmediğim huylarına odaklanıyordum. Aslında hayatımı ne kadar kolaylaştırıyormuş. Hayatımda iyi ki Hüseyin gibi biri var.” diye düşündü.
Hüseyin de Şule'yi çok arıyordu. “Meğer karım, hayatımın tadı tuzuymuş. Hep düzen, kurallar, prosedürler, rahat iş ortamı olsa derdim. Kaos yok belki ama böyle de hayat mı geçer? Eve gittiğimde, gülen yüzü, neşesi, enerjisi, çiçekleri, yaptığı tatlılar... Ah, ne kadar da çok özledim. Yanımda olsaydı kesin bir yerlere gitmek isterdi ve ben de bir şekilde ikna olurdum. Farklı bir ülkedeyim ama hiçbir yere gitmek istemiyorum.” diye söylendi.
Bu seyahat her ikisine de çok şey öğretmişti. İlişkileri tazelenmiş, sanki yeniden tanışmak gibi bir şey olmuştu.
Birbirimizle ne zaman yeniden tanışırız?
· Bizden farklı olanın bizi tamamladığını fark ettiğimizde...
· Rahatımızı kaçıran o tepkilerin bize olan faydalarını keşfettiğimizde...
· Farklılıkların kıymetini anladığımızda...
Her meyvenin çekirdeği olur ama meyve çekirdekten ibaret değildir. Biz o meyvenin lezzetine, vitaminine bakarız, çöpüne değil. Bizden farklı olanlara bakabildiğimizde, onlara olan ihtiyacımızı anlarız. İnsan tek başına yetebilen bir canlı değildir, ihtiyaçlıdır. İlişkilerdeki bu farklılıklar, ihtiyaçlarımızı gideren en önemli araçtır. Mesele yapbozun parçaları gibi birbirini tamamlamaktan geçer. Bu şekilde hayat daha keyifli, daha düzenli ve yaşanılası bir yolculuğa dönüşür.
Farklılığın kıymetini bilmek, hayatı anlamlandırır.
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
İlk tepkiyi sen bırak.
Yorumlar (46)
B.I. dedi ki
25 Mart 2026Her iki tarafın da ne kadar anlamlı olduğunu fark ettiren bir yazı olmuş... Hiçbir zıtlık boşuna değil...
Özlem Ç. dedi ki
26 Mart 2026Hayatın içinde zıtlık gördüğümüz şeyler aslında bizi tamamlıyor.. Ama anda göremiyoruz. Birbirimizi kaybetmeden bulmak ümidiyle...
Demet K. dedi ki
26 Mart 2026"Her meyvenin çekirdeği olur ama meyve çekirdekten ibaret değildir."
İnsanı anlamayı ne güzel örneklemiş...Sera Ö. dedi ki
4 Haziran 2026Aynı çekirdeğe sahip meyvelerin bile tadı birbirinden farklı farklı... Farkındalık oluşturan bir yazı olmuş...
HÇ dedi ki
26 Mart 2026Sanki yaşamış gibi oldum. Hep birbirimizin kıymetini bilsek ne güzel olur 😊
Filiz A dedi ki
26 Mart 2026Birbirimizi anladığımızda kıymetimizi de fark ediyoruz aslında
Duygu dedi ki
26 Mart 2026Evet aslında sevmediği huylarına takılmak yerine varlığının kıymetini bilmeliyiz belki de. Düşününce o eksik parçayı tamamlamaya bakmak gibi yanımdaki kişinin olması. Bu detayı düşünmek iyi geldi. Teşekkürler.
Sera Ö. dedi ki
26 Mart 2026Hayat farklılıklarla güzel. Hayatımızı ve bizi tamamlayan farklılıklarla...
Songül dedi ki
26 Mart 2026Zıttımız olanlar kişilerle uyumlandığımızda birbirimizin şifası da oluyoruz aslında. Birlikte yaşamak daha konforlu hale geliyor. Bir nebze takas gibi. Benim ona kattıklarım, ondan da kendime aldıklarım. 😉
Filiz A. dedi ki
12 Mayıs 2026Zıtlıkların uyumu... En güzeli .
Bircan Ç. dedi ki
26 Mart 2026Meğer zıttımızda olan şifamızmış, yokluğunda da ayrı bir özlem, farkındalık oluyormuş😊
Çiğdem S. dedi ki
27 Mart 2026Güzel bir bakış açısı oluşturan bir yazı olmuş. Oysaki farklılıklarımız ne kadar da değerli. Kıymetini bilenlerden olabilelim🌸
E.E.N. dedi ki
27 Mart 2026İnsan elindekini, yanindakinin kıymetini bir türlü anlayamiyor. O an ki isteklerine karşı çıkıyormuş geldiği için, ne kadar da kolaylaştırıcı olduğunu anlamıyor. Ne güzel bu konuyu yakalamış yazan...
İnsanı tanimak, tahammülü olmaktan geçiyor...Güliz Erturan dedi ki
27 Mart 2026Puzzle’ın parçaları gibi… Birbirini tamamlamak…Resimdeki 7 farklı bulun denildiğinde herkes 6 farkı çok hızlı bulabilir esas mesele o 1 farkı bulabilmekte ve karşındaki ile tamamlanabilmekte.
Firuze dedi ki
28 Mart 2026Farkı farkedenler olsak birde ne güzel olur🙂 halbuki bizler hep genelleme yaparız😀 tüm erkekler aynı zaten
Kadınlar böyledir zaten🫣Özlem dedi ki
28 Mart 2026Galıba ınsan kendısı gıbı bırısıyle daha ıyı anlaşacagını sanır,halbukı farklı bı ınsana alısıp yol almak bıraz zorlayıcı olsada ondanda kendıne katacagı seyler var sanırım
Ayşe Neslihan D. dedi ki
28 Mart 2026En ihtiyacımız olan en yakınımızda aslında...
Ayşe B dedi ki
29 Mart 2026Puzzle da her parçanın kendi yeri var. O girinti ve çıkıntılar bir araya geldiğinde puzzle tamamlanıyor. Farklılıklar bizim eksik yanımız. O parça olmayınca biz olamıyoruz.
Nur dedi ki
29 Mart 2026Zıttım bana eziyet etmek için değil, aksine dengeye gelmemi sağlamak için vardır. Mesele, karşımdakine zarar vermeden birbirimizi tamamlayıp dengeyi yakalayabilmektir. 🥰❤️
SinemK dedi ki
29 Mart 2026İnsan bakışını değiştirdiğinde aynı şeyler bile bambaşka anlam kazanıyor. Bu olmadığında yanında olanın değerini ancak yokluğunda anlıyor buda çok geç kalmaya sebep oluyor malesef.
Meltem P. dedi ki
29 Mart 2026Her evde bir Şule ve Hüseyin oluyor. Bazen Hüseyinin bayan versiyonu oluyor, kurallar düzenler evin her köşesinde görülüyor, saatli yemekler, planlı buluşmalar... Bazen Şulenin erkek versiyonu oluyor :) evin düzenini esneten, çocukları eğlendiren, harcamaları tatil için yapan. 🙂
Ebru T. dedi ki
31 Mart 2026Bence Şuleler v3 Hüseyinler birbirine çok yakışıyor🙂 Öbür türlü sıkıcı olurdu
Emine K. dedi ki
22 Nisan 2026Kesinlikle buna katılıyorum. Hayat kimi hangi rolde karşımıza çıkarır belli olmuyor. :)
Havva Ağırdil dedi ki
31 Mart 2026Çok keyifle bir yazıydı. Ben de mutfakta ıspanaklı börek yaparken çöplerine bakmıyor onları atıyorum. ıspanaktan ne yaptığıma bakıyorum. Biz bunu ilişkilerimize neden yapmıyoruz insanların olumsuz yönüne bakıp da olumlu yanlarını gör müyoruz.
Ilknur K. dedi ki
31 Mart 2026Kendimizden farklı olanı görünce karşımızdaki kişi hayatı zorlaştırıyor diye bakıyoruz. Oysaki farklı dediğimiz bizde olmayan ama hayatın içinde olan bir detay. Belki de bizi tamamlamaya gelmiştir 😊
elmas a. dedi ki
31 Mart 2026sen benden farklısın o zaman gel bi tanışalım :)
Nursena GECÜ dedi ki
31 Mart 2026Farklı olmasak birbirimizin ihtiyacınıda gideremeyiz. Ortak özelliklere sahip olmak değil, farklı oluşumuzu kabul etmek ve tamamlamak ilişkide önemli olan:)
Ebru T. dedi ki
31 Mart 2026Ne seninle ne sensiz🙂
Her kör birgün badem gözlü olarak anılır.😀 Ama sevdiklerimiz yanımızdayken iyi anmayı başarabilirsek ne güzelFeyza Ç. dedi ki
6 Nisan 2026"Her meyvenin çekirdeği olur ama meyve çekirdekten ibaret değildir. Biz o meyvenin lezzetine, vitaminine bakarız, çöpüne değil." Meyvenin kıymetini bilmek... Hakkını vermek belki de kendi kıymetini de görmeye kadar gidecek bir konu.
Şeyma dedi ki
6 Nisan 2026Farkındalık oluşturan keyifli bir yazı... Farklılıklardaki güzelliği görebilmek gerçekten insanın hayatını değiştiriyor :)
Sevgi Ç. dedi ki
9 Nisan 2026Her şey aslında kabul etmeye başlayınca ve onun farklı yanını bildiğimiz de ona karşı da sabretmeye başlıyoruz❣:
Büşra K. dedi ki
10 Nisan 2026Yazı bitmesin istedimm❤️
İnsan onu engelleyen biri olduğunu düşündüğünde ne kadar bunalıyor ancak zaman ve mesafe girince zannedilenden daha fazlası olduğunu hissediyor..Tuba O. dedi ki
17 Haziran 2026Evet.. Bu yazı da bana yakınlarımla araya mesafe ve zaman girse, hangi konularda eksikliklerini hissederdim diye düşündürdü.
Begüm Kirişci dedi ki
10 Nisan 2026Farklılıklara uyumlanabilsek hayat konforumuzu arttırabileceğiz. Hayatın birçok noktasına Şule ve Hüseyin var aslında 😅
Habibe dedi ki
21 Nisan 2026O kadar aynı kafa ile bakıyoruz ki sadece bakış açımızı değiştirdiğimizde anlayabileceğimiz ve basitleşen şeyler var ama biz onu anlayamıyoruz. İşte tam da bu anlarda ihtiyacımız olan şey farklı bakış açıları...
Pınar Y. dedi ki
22 Nisan 2026Rahatımızı bozan, anda cok hoşumuza gitmesede bize fayda verenmis, farklılığı kabul etmede ne güzel bir ölçüsü bu...
Merve boylu dedi ki
22 Nisan 2026Farklıkların aslında resmi bütünleyen detaylar olduğu bilmek ne güzel...
Zg. dedi ki
1 Mayıs 2026Farklılıklara uyumlanmak ilişkideki herşey🌺🌺
Deniz y. dedi ki
2 Mayıs 2026Birbirini tamamlayan puzzle parçaları gibi…Olumsuz olana odaklandığımıza bunu görememek üzücü
Gülfem A dedi ki
4 Temmuz 2026Hayata her yönüyle çepeçevre bakabilmek kıymetli…
Gülfem A dedi ki
4 Temmuz 2026Hayata çepeçevre bakabilmek çok kıymetli
Zehra A. dedi ki
6 Mayıs 2026Bir parçayı tamamlayabilmek ve bir bütün oluşturabilmek insana iyi geliyor.
Sevim A. dedi ki
17 Mayıs 2026Yokluğunun bir anlamı olmalı ki, varlığında kıymet bilinsin.
Tuba O. dedi ki
17 Haziran 2026Ayrılıklar da bazen merhem oluyor ama Şule ve Hüseyin'in yaşadığı gibi bir ayrılık yaşamadan da etrafındakilerin kıymetini bilmeli insan.
MERVE A dedi ki
7 Temmuz 2026olumsuz zannettiğimi zproblem zanneettiğimiz farklılıklarımız olmasaydı hayat çok sıkıcı olmaz mıydı?
Emine İ dedi ki
25 Temmuz 2026Bizden farklı olan başta çekici gelir 😉
Bir süre sonra o farklılığı bizi gıcık eder 😅
Bu öyküde olduğu gibi karşımızdakinin farklılığı bizi geliştiren, anlam katan olduğunu fark ettiğimizde de tadından yenmez 😍
