
HAKLI OLMAKTAN VAZGEÇEBİLMEK
Akşam olmuştu, şehir kendi telaşında akıyordu. Dinçer, elindeki soğumuş kahveye dalmıştı. Ela ile tartışmaları aslında küçük bir sebepten çıkmıştı. Birkaç sert cümle, yükselen sesler ve kırgın bakışlar… “Meğer tartışmanın büyüklüğünü belirleyen sözler değilmiş. İnsanın içinde biriktirdikleri ile büyüyen sözlermiş.” diyerek iç geçirdi.
Dinçer düzenli, kontrollü ve sakin bir yapıdaydı; Ela ise spontane yaşayan, rahat ve neşeli biriydi. Bir zamanlar onları birbirlerine çeken de bu değil miydi?
Dinçer’in düzeni, Ela’ya her zaman güven veriyordu. Ela’nın rahatlığı ise Dinçer’e hayatın planlardan ibaret olmadığını hatırlatıyordu. Ancak zamanla bu özellikleri birbirlerine rahatsızlık vermeye başlamıştı. Önceden Ela’ya güven veren şeyler, artık baskı gibi geliyordu. Ela’nın rahatlığı ise eşinin zihninde yerini sorumsuzluk tanımına bırakmıştı.
Dinçer’in son zamanlarda iş hayatı oldukça yorucu ilerliyordu. Eve geldiğinde istediği tek şey biraz yalnız kalmak ve sessizlikti. Ela’nın küçük bir ricası, ona yük gibi gelebiliyordu. O akşam küçük bir yardım talebi onu öfkelendirmeye yetmişti. Sesini şimdiye kadar hiç bu kadar yükseltmemişti. Eşinin dolan gözlerinden ve sessizliğinden kırıldığını anlamış ama geri adım atmamıştı. O an anlamaktan çok, haklı olmaya ihtiyacı vardı.

Ela, bir şey demeden üzerini değiştirip evden çıktı. Eşini bir süre sessizlikte yalnız bıraktı ve onun vicdanını harekete geçirmişti. Zihni onu farklı sorulara yönlendirdi.
“Ela’sız bir hayat nasıl olur?”
“Şimdi o kadar da haklı çıkma gibi bir isteği var mıydı?”
“Gerçekten Ela şimdi mi değişti? Yoksa artık ona başka bir yerden mi bakmaya başladım?”
Soruların cevabı gerçekten kolay değildi. Ela’sız bir evin sessizliğini ve yalnızlığının hiç bitmediği bir hayat düşündü. Bu düşünce ile bir an boğulduğunu hisseti. Kendisinden farklı olan eşi, ona kolay yolları göstermişti. Hayatta farkına varamadıkları birçok şeyi birbirlerinden uyum içinde öğrenmişlerdi. Farklılıklarıyla yol alırken, bunları nasıl kusur olarak algılamaya başladılar?
İnsan çoğu zaman karşısındakinin hatasını rahatça görür. Kendi hatalarını, sabırsızlığını veya kırıcı taraflarını görmek ise cesaret ister.
Dinçer geçmişi uzun uzun düşündü. Ela’nın zor zamanlarında yanında oluşunu ve sessizce yaptığı fedakârlıkları hatırladı. Belki de sevgisini onun beklediği dille göstermiyordu. Çünkü herkesin sevgi dili başkadır.
Kimi sözle sever, kimi emekle…
Kimi sarılarak, kimi hayatını kolaylaştırarak…
Dinçer telefonu eline aldı ve Ela’ya uzun uzun kendini anlatmak istedi, sonra vazgeçti. Anlatacakları yine kendini haklı çıkarmaya çalışmaktan öteye gitmeyecekti. Oysa şimdiye kadar yakaladıkları uyumu devam ettirmek yeterliydi. Sadece şunu yazdı:
“Akşam balkonda bir kahve içelim mi? Yeniden güzel bir başlangıca ne dersin?”
Mesajı gönderdiğinde yüzünde huzurlu bir tebessüm belirdi. Bazen ilişkiler büyük cümlelerle değil, bir davetle yeniden onarılabilirdi.
İlişkilerde mesele haklı çıkmak değildir. Kendi sesini biraz kısıp, sevdiğin insanı yeniden duyabilmektir. Ve insan bazen bir fincan kahvenin başında şunu anlayabilir:
Sevdiğin insanı anlamak, haklı olmaktan çok daha kıymetlidir.
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
Toplam 16 tepki
Yorumlar (26)
RD dedi ki
12 Ekim 2026Gerçekten haklı çıkmaya çalışmak çoğu zaman birçok şeyi fark etmeyi engelliyor. Birbirini anlamayı zorlaştırıyor.
Sera dedi ki
15 Ekim 2026Karşındakini anlayabilen ve bunu gerçekten yapan insan sayısı çok azaldı🫂İnsan onu bulunca sevildiğini anlıyor
Emine K. dedi ki
13 Ekim 2026İnsan anlaşıldığı yerde sevildiğini sorgulamaktan da vazgeçiyor. Anlaşılmak bu yüzden çok kıymetli 🍂🤲🏻
Zehra A. dedi ki
14 Ekim 2026Son cümle, Kesinlikle...
SEVGİ ÇİLCİ dedi ki
15 Ekim 2026Bazen küçük bir adım uzun uzun konuşmaktan daha iyileştirici olabiliyor🌼
Ayşe B. dedi ki
15 Ekim 2026Haklı çıkmaya çalıştıkça insan görmesi gerekeni de göremiyor...
Şira dedi ki
15 Ekim 2026haklı çıkma isteği miktarı artırmamıza sebep oluyor, bu da ilişkiyi onaracağı yerde daha da çıkmaza sürükleyebiliyor.
Sera dedi ki
15 Ekim 2026Sevdiğin insanı anlamak, haklı olmaktan çok daha kıymetlidir.😍
Pınar Ç. dedi ki
16 Ekim 2026İnsan neden haklı çıkmak ister, neden karşıdakinin sesini duyamaz? Ve insanın kendi sesini kısmasıyla başlıyor öykü aslında...
Çiğdem S. dedi ki
16 Ekim 2026Haklı çıkma isteği insanın kendisinde olan yanlışları görmesine engel olabiliyor. Karşı tarafı anlamaya çalıştığında karşı tarafa odaklandığında, bir şeyleri anlayabilir hale gelebiliyor.
Sevim A dedi ki
16 Ekim 2026İnsan çoğu zaman karşısındakinin hatasını rahatça görür. Kendi hatalarını, sabırsızlığını veya kırıcı taraflarını görmek ise cesaret ister. İİişkilerimizde bunu görmediğimizde ya da görmezden geldiğimizde çıkmaza giriyor.
E.sena dedi ki
16 Ekim 2026Karşındakini değiştirmeye çalışmadan, ona yaklaşmak için adım attığında farkediyorsun ki aslında orta noktada buluşulabilirmiş :)
Güliz Erturan dedi ki
16 Ekim 2026Her tartışmayı kazanmak, ilişkide kazandığımız anlamına gelmiyor. Bazen bir adım geri atmak, anlamaya çalışmak ve gönül almak çok daha kıymetli. Haklı çıkmaya değil, birbirimizi anlamaya niyet edebildiğimiz nice güzel başlangıçlara… 🍃
Feyza Ç. dedi ki
16 Ekim 2026Tebessüm ettiren bir yazı. Samimi davet herkese iyi gelir :)
Sümeyye A dedi ki
16 Ekim 2026“Sevdiğin insanı anlamak, haklı olmaktam çok daha kıymetli..”
Ne kadar da kilit bir konu ilişkilerde.
Büşra nur k. dedi ki
16 Ekim 2026Hayatın içinden dolu dolu gelen bir yazıııı🤩
Hakikaten ilişkiler küçük bir davetle de tekrar yenilenebilir🌿Büşra Bayrak dedi ki
17 Ekim 2026Sürekli karşıdakiyle savaşmak haklı çıkmaya çalışmak insanı yıpratıyor. Oysa çalışmaya başlayınca karşı tarafta savaşmıyor. İlişki daha iyi oluyor
Gülfem A. dedi ki
18 Ekim 2026Barış ortamı herkesin birbirini daha iyi anladığı, ihtiyaçları gördüğü yer.
Deniz y. dedi ki
17 Ekim 2026Kendi sesini biraz kısıp, sevdiğin insanı duyabilmektir. Bu cümle farklılıkları anlamanın kıymetini ne güzel anlatıyor😊
Ayşe Neslihan D. dedi ki
17 Ekim 2026"İnsan çoğu zaman karşısındakinin hatasını rahatça görür. Kendi hatalarını, sabırsızlığını veya kırıcı taraflarını görmek ise cesaret ister." Bu cesareti gösterdiğimiz de işler değişiyor...
İlknur K. dedi ki
20 Ekim 2026Karşımızdakini duyabilmek için kendi sesimizi kısmak, iletişim için bir atmak demek. Bu adım çok kıymetli 😊
Canan kablan dedi ki
21 Ekim 2026İlişkilerde bazen haklı olma çabası, sevgiyi gölgede bırakır. Oysa farklılıkları anlamak, birbirini tamamlamanın ilk adımıdır.
Gozde Ekinci dedi ki
21 Ekim 2026İlişkilerde bazen kendi sesimizi biraz kısmamız gerekir ki karşımızdaki insanın sesini duyabilelim. Çünkü farklılıkları kusur olarak görmek uzaklaştırırken, anlamaya çalışmak yakınlaştırabilir.
N. G dedi ki
21 Ekim 2026Bütün haklılıklarımızı bir kenara bırakabilsek, bir kahve ile çözülecek iş. Haklılıklarımızı öyle kıymetlendirmişiz ki asıl kıymetli olanı göremiyoruz. Asıl kıymetli olan neydi? Kimdi? Bunu sorup buna cevap aramalıyız belki de
Yağmur dedi ki
21 Ekim 2026Sevdiğin insanı anlamak. Çok kıymetli ve kadir bilmek çok iyi hissettiriyor
Nur Ö. dedi ki
26 Ekim 2026İlişkilerde sürekli haklı çıkmaya çalışmak yerine, kendi hatalarımızı da görüp karşımızdakini anlamaya çalışmalıyız.🌿
