
HER ÇOCUK BAŞKA BİR ÇİÇEK
Okulda dönem sonu sınavları başlamıştı. Bu yıl mezun olacak öğrenciler için bu son sınavdı. Nagihan, sınavda dört yıldır emek verdiği öğrencilerini izliyordu. Bu onların ilk mezuniyeti olacaktı. Nagihan’ın ise kim bilir kaçıncı okulu ve kaçıncı mezun edeceği sınıftı. Her birinde ayrı heyecanlanır, ayrı duygulanırdı. Tabi birinci sınıfa başladıklarında zorlanmıştı. Her bir çocuğu tanımak zor bir işti. Öğretmek için tanımaktan da ötesi gerekliydi. Onun anlayacağı şekilde anlatmak ve ihtiyacına göre onu motive etmek kolay değildi.
Öğrencileri sınav sorularını cevaplamaya devam ediyordu. O sırada gözü bahçedeki çiçeklere ilişti. Okulun devamlı çalışan bir bahçıvanı yoktu. Arada bir bakım yapılıyor, çiçekler sulanıyordu. Buna rağmen bahçe gayet iyi durumdaydı. Demek ki önceden iyi bakılmış, emek verilmişti. Sanki çiçekler bir takvime göre hareket ediyordu. İlkbaharın gelişiyle her ay başka çiçekler açıyordu. Yaz gelene kadar bahçede görsel bir şölen oluşmuştu.
İlkbaharın ilk aylarında çiğdem ve nergis açardı. Bahçeyi sarı, beyaz, mor renkleri ile donatırdı. Çiğdemler güneşi görünce açar, hava karardığında kapanırdı. Nergisler mis gibi kokusuyla tanınırdı. Nisan ayında ise laleler ve papatyalar doldururdu etrafı. Lalelerin asaleti ile papatyanın sadeliği kendine hayran bırakırdı. Mayıs ayına gelindiğinde güller tomurcuktan çiçeğe dönerdi. Kat kat yaprakları güzel kokusuyla kendine hayran bırakırdı. Şimdi okulun bahçesinde de güllerin zamanıydı.

Her Çocuğun Öğrenme Şekli Farklıydı
Başını tekrar öğrencilerine çevirip onlara baktı. Her biri o çiçekler gibiydi. Her birinin açtığı bir mevsim vardı. Kimisi çiğdem gibi, ancak ilgi ve takdir ile motive olurdu. Fark edilmediği zamanlarda boynunu bükerdi. Kimisinin kendini göstermesi uzun sürerdi. Tıpkı bir gülün tomurcuklanıp yazın başında açması gibi. Kimisi lale gibi dimdik dururdu. Kimisi papatya kadar sade ve samimi. Hatta sınıfta gördüğü çiçeklerden bahçede olmayan da vardı. Kimi çocuklar mesafeyi sever, hemen yakınlık kuramazdı. Tıpkı kaktüsler gibi, onlara yaklaşırken dikkatli olmak gerekirdi. Ama en beklenmedik zamanda o güzel çiçeklerini açardı.
Nagihan içinden “Her çocuk ayrı bir çiçek” diye geçirdi. Çiçeklerin açması için zamanında doğru bir bakıma ihtiyacı vardı. Her çocuğun öğrenme şekli farklıydı. Bu farkı bildiğinde öğretmek de kolaylaşıyordu. Kimisine konuyu anlattığında kolayca anlıyordu. Kimisine şekillerle, görsellerle anlatmak gerekiyordu. Kimi ise kendisi uygulamadan anlamıyordu.
Her birinin ilişki kurma şekli de farklıydı. Tıpkı çiçekler gibi, çocukların da farklı özellikleri vardı. Bazıları yakınlık kurup, sarılıp öpmek isterken bazıları uzak dururdu. Bazısı hiç susmadan anlatmak isterken, bazısının sesi duyulmazdı. Onların özelliklerine göre yaklaşınca ilerlemeleri kaçınılmazdı.
Nagihan sınavlarını bitirmek üzere olan sınıfına son kez baktı. “Bakalım önümüzdeki yıl hangi çiçeklerle tanışacağız?” diye düşündü.
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
İlk tepkiyi sen bırak.
Yorumlar (23)
Emine K. dedi ki
19 Temmuz 2026Her insanı bir çiçek gibi düşünecek olsak acaba biz hangi çiçek olurduk? Kokumuz, dokumuz, rengimiz ve biçimimiz 🌸
Filiz A. dedi ki
22 Temmuz 2026Biz de birilerine farklı geliyoruz değil mi?
Şira dedi ki
19 Temmuz 2026Çiçek ve öğrenci benzetmesi çok güzel bir farkındalık oluşturdu.
Zg. dedi ki
20 Temmuz 2026Dünyamızı renklendiren çiçekler farklılığımız..:
Ayşe B. dedi ki
20 Temmuz 2026Her çiçeğin dili başka ...
Çocuklar gibi...
Dilini iyi bilmek gerekir ki büyüsün çiçek versin, solmasın 💐Sera Ö. dedi ki
22 Temmuz 2026💐 Ne kadar da doğru. İnsanın dilini bilen kişi onu büyüten değil yetiştiren oluyor.
Tuba O. dedi ki
24 Temmuz 2026Kendimizin ve etrafımızdakilerin hangi çiçek olduğunu keşfedebilmek dileğiyle... :)
RD dedi ki
20 Temmuz 2026Hepsi birbirinden güzel çiçekler hepsi birlikte birbirini tamamlıyor, bir bütün oluyor.
Aynı bir sınıfın öğrencileri gibi.derya ü. dedi ki
24 Ağustos 2026ne kadar iyi hissettiriyor. birlik olmak 🥰
Nursena dedi ki
21 Temmuz 2026Her çocuk birer emek…
Hayriye Ç. dedi ki
21 Temmuz 2026Gülleri çok severim. Beyazı var pembesi var kırmızısı var. Hatta pembenin bile tonları var. Insanların da yavaşı daha yavaşı konuşanı daha çok konuşanı var :)
Zehra A. dedi ki
21 Temmuz 2026Her çiçeğin detayda bir rengi, estetiği, faydası varsa "insanın detayında kim bilir neler var?..." diye düşündürüyor.
Songül G. dedi ki
22 Temmuz 2026Her çocuk ayrı bir çiçek. Hepsinin farklı farklı özellikleri var. Bunu görebildiğimizde çiçek açmaları daha kolay oluyor. Ve görsel şölen başlıyor :)
Sera Ö. dedi ki
22 Temmuz 2026Ne güzel bir benzetme olmuş. Her çocuk ayrı şekilde anlıyor ve anlatıyor. Hepsi birbirine benzer, benzerliklerinden fazla detayda farklılar. İnsanın yanılgısı ise farklılıkları kabullenmemekle başlıyor...
Filiz A. dedi ki
22 Temmuz 2026Çiçeklerin rengi kokusu nasıl farklıysa çocuklar da, insan da öyle... bunu bir anlayabilsek... Farklı olana karşı güzel yaklaşabilsek... Hayat bayram olsa :)
Sevgi Ç. dedi ki
23 Temmuz 2026İyi ki farklılıklarımız var hayatı güzel yapanda bu farklılıklarımız🤍
S Akkaya dedi ki
23 Temmuz 2026Farklılık Olmaz algı olöazdı.
Ozlem Ç. dedi ki
23 Temmuz 2026Bir öğretmenin, bir annenin çocuğuna böyle bakabilmesi ne kadar kıymetli. İşte o zaman günümüz ebeveynleri gibi kıyaslamaktan uzaklaşabiliriz
A. Neslihan D. dedi ki
24 Temmuz 2026Bazen çiçeklerimiz hemen açsın istiyoruz ya, mevsimi var demek ki... Biraz tanısak biraz sabretsek ne güzellikler göreceğiz kim bilir...
Gülfem A dedi ki
30 Temmuz 2026Belki de...
Tuba O. dedi ki
24 Temmuz 2026Harika bir yazı olmuş. Bir öğretmen olarak beni düşünmeye, eylemlerimi irdelemeye iten bir yazı oldu. Hem öğrencilerimin hem de kendimin hangi çiçek olduğunu düşündüm...
Sanki bunun ayrımını yapmak bile eğitimdeki bir çok problemi çözecek gibi :)Deniz y. dedi ki
25 Temmuz 2026Her çocuğun kendini ifade edişi, öğrenme şekli ve ihtiyaçları farklı.. Bu farklılığı öğrenen öne geçen oluyor🍃
Büşra Bayrak dedi ki
27 Temmuz 2026İyi bir öğreten olmak için farklı olduklarını ve farklı öğrendiklerini bikmek gerek
