HERKES KENDİNE HAS

HERKES KENDİNE HAS

HERKES KENDİNE HAS

3 dk okuma
3 tepki

Burcu, telefonunun alarm sesiyle uyandı. Hava daha aydınlanmadığı için, yataktan pek çıkası yoktu. Çocukları göndermek için en az iki saat önce kalkması gerekiyordu. Yanında uyuyan eşine bakıp iç geçirdi. “Keşke bir gün de çocukları okula o hazırlasa.” dedi. Sonra bu fikir ona çok imkânsız göründü. Eşi kendi hazırlığını yapıp işe zor yetişiyordu. Erken de kalksa durum genelde aynıydı. Arkadaşları da bu yavaşlığına takılmadan edemiyorlardı. Bu yüzden ona aralarında “Kaplumbağa” lakabını takmışlardı. Burcu, “Bugün de çocukları okula mecburen ben göndereceğim. Kendi başıma olsam evden çıkmam on dakikamı alır.” diyerek harekete geçti.

Büyük oğlu Görkem’i kendisine benzetiyordu. Küçüklüğünden beri işlerini kendisi hallederdi. Oyuncaklarını ve kıyafetlerini sırayla toplar, renklerine göre yerlerine yerleştirirdi. Düzenli ve kurallı olduğu kadar görüntülere de önem verirdi. Ayrıca annesi gibi karanlıkta daha hızlı uykuya geçer ve azıcık ışık olsa uyumakta zorlanırdı. Bulunduğu her yerde düzenini korur, erken yatar erken kalkardı. Okula başladığından beri kendisi kalkar, giyinip hazırlanırdı. Onun bebekliği de çocukluğu da Burcu’yu çok zorlamamıştı.  Çünkü Görkem’in birçok özelliği ona benziyordu. Görkem birbirine bulaşmış yemekleri sevmezdi. Yemekleri sırasıyla yer, birbirine karıştırmazdı. Daha iki buçuk yaşındayken birbirine karışmış kuru fasulye ve pilavı görünce suratını asıp tabağı itmişti. Yediği şeylerin görüntüsü onun içim önemliydi. Annesi, yumurta yiyebilmesi için farklı şeyler katar ve omleti gülen yüz şeklinde sunardı.

İkinci çocuğu Efe’de ise önceden bildiklerini pek kullanamamıştı. Bebekliğinden bu yana onun ihtiyaçlarını gidermekte epey zorlanmıştı. Görkem’de işe yarayan davranışları küçük oğlunda pek yaramamıştı. Efe, abisinden oldukça farklı özelliklere sahipti.

Efe, uyumayı seven bir çocuktu ama uyuyamadığında ışıkları kapatmak fayda etmiyordu. Böyle durumlarda sarılmak, dokunmak onu sakinleştiriyordu. Efe yatağı dışında bir yerde de uyuyamazdı. Burcu, abisinin rengarenk oyuncakları kardeşine kaldı diye sevinmişti. Bu konuda da hayal kırıklığı yaşamıştı. Çünkü sarılarak uyuduğu tek bir oyuncağı vardı. Ancak yemek yeme konusunda zor bir çocuk değildi. Abisinin aksine görüntüye takılmaz yemeğini yerdi. Ama bu yemek dakikalar sürerdi. Lokmayı önce koklar sonra damağına alır ve beğenmediyse bir daha ağzına asla sürmezdi. Beğendiklerine ise “Anne mis, mis!” gibi yorum yapardı. Burcu; “Yemekleri önce Efe’ye tattırmak lazım, gurme bu çocuk.” diyerek ona takılırdı. Ancak hareketlerinin yavaşlığı Burcu’yu biraz yoruyordu.

Efe hem geç yürümüş hem de geç konuşmuştu. Burcu istemeden onu abisi ile kıyaslayıp bu durumdan hep korkmuştu. Bu sebeplerle onu doktora götürmüştü. Doktorlar ise her şeyinin normal olduğunu söylemişlerdi. Bunun artık tek bir açıklaması vardı. Bu onun yapısıydı ve biraz da babasına benziyordu. Sevimli ve yavaş bir çocuktu.

Farklılıklar çeşitliliktir

Zihnindeki kıyaslar onun bazı şeyleri fark etmesine sebep olmuştu. Mücadele etmesi gereken yeri başlarda yanlış seçmişti. Görkem’in de Efe’nin de kendisine has özellikleri vardı. Biri evinin huzuruydu, diğeri neşesi… İkisi de olmazsa olmazdı, hangisinden vazgeçebilirim ki diye sordu kendine. Zihni, şimdi bunu daha iyi ayırt edebiliyordu. “Birilerinin bizden farklı olması onun sorunlu olduğu anlamına gelmezdi. Farklılıklar birer çeşitlilikti ve herkesin aynı olduğu bir dünya sıkıcı olurdu. Mantıklı olan belki de birbirimizi olduğu gibi kabul edip, değiştirmeye çalışmamaktır.” diye düşündü.

Bir an daldığı düşüncelerden sıyrıldı ve oğullarını kontrol etmek için odalarına gitti. Görkem üniformasını giymiş çantasını hazırlamıştı. Efe ise bütün sevimliliği ile üzerinde pijamasıyla abisini izliyordu. Sıkıca onlara sarıldı ve düşündü;

“Kim bilir zamanla birbirlerinden ne kadar çok şey öğrenecekler.”

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

Toplam 3 tepki

Yorumlar (23)

  • Feyza Ç. dedi ki

    1 Ekim 2026

    Farklılıkları kabul etmeseler çok gerilim dolu bir ev olabilirdi :)

    • Pınar Ç. dedi ki

      3 Ekim 2026

      Yorumuna bayıldım😁

  • RD dedi ki

    2 Ekim 2026

    Çocukların farklılığından sadece kardeşler değil anne de bir çok şey öğreniyor. Kendini geliştiriyor, yenilikler katıyor.

    • Demet K. dedi ki

      7 Ekim 2026

      Her çocuğun farklılığı anne babaya bir şeyler katmak için değil mi?

  • Gülfem A dedi ki

    3 Ekim 2026

    O evdeki herkes aynıda olabilirdi 🤭iyiki de farklılıklar var

    • Tuba O. dedi ki

      8 Ekim 2026

      Eveeett biri evin neşesi oluyor, biri de evin bilir kişisi :)) hepsine ihtiyaç var

  • Sevgi Ç. dedi ki

    3 Ekim 2026

    Gerçekten öyle... İyi ki farklılıklar var o sevimlilikleri nasıl görebilirdik her biri ayrı bir güzellik🌼

  • Ayşe B. dedi ki

    4 Ekim 2026

    Tek bir tür meyve olmadığı gibi insanlar da tek tip değil 😊 Her meyvenin kendine has rengi, tadı, kokusu, şifası var. Vücudumuzun da bu çeşitliliğe ihtiyacı var 🏋

    • Sera Ö. dedi ki

      8 Ekim 2026

      İyi ki farklılıklar var 🌸

  • Büşra nur K. dedi ki

    4 Ekim 2026

    Peki farklılıkları ilk etapta problem zannetmemiz... 🙄
    Yönetebildiğimizde nasıl da keyifli oluyor yaşam.😊

  • Derya ü dedi ki

    4 Ekim 2026

    Evde birbirinden farklı insanları anlamaya çalışmak ne güzel

  • Nur Ö. dedi ki

    5 Ekim 2026

    İnsanların birbirinden farklı olmasının bir eksiklik değil, zenginlik olduğu çok güzel anlatılmış.🌿

  • Ilknur K. dedi ki

    6 Ekim 2026

    Farklılıklar bizi harekete geçiriyor. Herkes istediğimiz gibi olsa hareket etmemize, düşünmemize,kendimizi zorlamamıza gerek kalmazdı. Bir düşününce bir birinin aynısı olmak gerçekten ürkütücü.

  • Rayise Aslan dedi ki

    7 Ekim 2026

    Farklı olmak aslında ne kadar büyük zenginlik. Biz bu zenginliğin farkında mıyız acaba???🤔

  • Nazmiye Girgin dedi ki

    7 Ekim 2026

    Kendimden çok şey bulduğum bir anlatı olmuş 🙈 iyi ki var o farklılar 🌸

  • Yağmur dedi ki

    7 Ekim 2026

    Farklılıklar bize renk katıyor

  • Tuba O. dedi ki

    8 Ekim 2026

    Okuldaki velilerimizden birinin hikayesini okudum sanki :) Onlara bu yazıyı göndermek istedim.
    Her çocuğun, kardeş bile olsalar birbirinden farklı mizaçlarda olduğunu kabul etsek, her şey çok daha güzel olacak 🙃

  • Şira dedi ki

    8 Ekim 2026

    Farklılıklar bizi yetiştirir ve bu ilk ailede başlar...

  • Sera Ö. dedi ki

    8 Ekim 2026

    Farklılıklar olmasa herşey tek renk olurdu heralde

  • Deniz y. dedi ki

    10 Ekim 2026

    İnsan en çok farklılığı kabul etmekte zorlanıyor… Sonrası kolay☺️

  • Sevim A. dedi ki

    10 Ekim 2026

    Ne kadar güzel ikiside farklı, aynı olsalardı o evde şenlik olmazdı. Birbirlerinden öğrenecekleri ne kadar çok şey var..İyi ki varlar...

  • Zehra A. dedi ki

    14 Ekim 2026

    Ebeveynler çocuklarının kendileriyle benzer özelliklerini taşıyacağı düşüncesinden sonra farklı bir huy ile karşılaşınca anlam veremedikleri şeylere şikayet ediyorlar. Halbuki her çocuk çözülmesi gereken bir sır gibi veya "acaba farklı özellikleri neler" diye bakılsa sanki daha keyif ve merak içerecek :)
    Bunu yapan insanlar da vardır elbet sayıları artsa ne güzel olmaz mı :)

  • Pınar Ç. dedi ki

    16 Ekim 2026

    İnsanın kabul etmesi ve uyumu ne kadarda önemli, uyumlananlara selam olsun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.