
KENDİNLE ÇİÇEK AÇMAYA VAR MISIN?
Gülşah, sabah telefonuna gelen mesaj sesiyle uyandı. İşyerinden geliyordu, mesajı hemen açıp okudu. Konu o kadar acildi ki, başına bir “Günaydın” bile yazılmamıştı. Yataktan çıkmadan hızlıca cevap yazdı, sonra saate baktı. Alarmın çalmasına daha bir saat vardı. Sıcacık yatağından hiç çıkası yoktu. Başını tekrar yastığa koysa hemen uyuyabilirdi. “Madem kalktım, açılmak için kısa bir yürüyüş yapabilirim.” diye düşündü.
Evden çıkarken komşusunun ayak seslerini duydu. Hızlıca asansöre yöneldi ve “Günaydın!” dedi ama kapı çoktan kapanmıştı. “Belki yorgun, belki henüz ayılamamış olabilir.” diye düşündü. Binadan çıkarken de temizlik görevlisini günaydınla selamladı. Ancak o da sadece başıyla karşılık verdi. Halsiz ve dalgın şekilde işini yapmaktaydı.
Ne olursa olsun güne güzel başlamaya niyet etmişti. Baharı andıran bu sabahta ciğerlerini temiz hava ile dolduracaktı. Sitenin bahçesinde yavaşça yürümeye başladı. Servise yetişmeye çalışanlar, çocuğunun kolundan sürükleyenler, kimse birbiriyle selamlaşmıyordu. Anlaşılan çoğu daha ayılamamıştı ama ayılanlar da telaş içinde koşturuyorlardı. İnsanları anlıyordu, bugün o da erken kalkmasa onlardan farklı olmayabilirdi. “Yok ya, insan yine de bir selam verir!” diye içinden geçirdi. Tam da o esnada bir karganın sesiyle irkildi. Kafasındaki düşüncelerden sıyrılınca, kaldırım taşlarının arasından çıkan çiçeği gördü. Sanki, “Sana da günaydın.” der gibiydi.

Evet, insanlar selam vermeyi unutabiliyordu. Ancak doğa, tüm içtenliğiyle selam vermeye hazırdı. Önce kargayla, sonra bir çiçekle… Göğe baktı, kuşlar sürü halinde cıvıldayarak kanat çırpıyorlardı. Gökyüzü griden maviye geçen güzel bir renkle aydınlanıyordu.
Hayatın koşturmacasında bir ağaca, bir göğe bakmak nasıl da zordu. Oysaki doğa, sürekli mesaj vermeye devam ediyordu. Bahçede bir tur attıktan sonra çiçeğin yanına oturdu. O ince, cılız gövdesiyle o taşı nasıl delebilmişti? Çok zor bir şeyi başarmıştı; toprağı değil, taşı delebilmişti. Pembe yapraklarıyla göğe doğru süzülmekteydi. Zihninde birçok düşünce çarpışmaya başladı…
“Peki ben nerelerde kendimi bu denli zorladım? Kendi kendimi zorlamayı bırak, hayat zorladığında bile çoğunlukla kaçtım. ’Ben böyleyim, yapamam’ diyerek bir kenara çekildim. İncecik bir filiz o taşı nasıl delebildi? Nasıl bir azimle zorladı kendini? Peki ben, bende olmayan neler için zorladım kendimi? Hayatın içinde savrulurken, kendi sahip olduklarımın dışına çıktım mı? Çoğu zaman da şikâyet ettim, yol alabilmek için toprağımı bekledim. Oysa hayat, insanın azmine göre, beton da olsa yollar açabiliyormuş. Başarılı gördüğüm insanlar, kendine has özelliklerinin dışında da kendini zorlayanlardı. Peki, sahip olmadığın şeyde kendini zorlamak nasıl olabilirdi ki?”
Gülşah, ertesi gün alarmını bir saat öncesine kurdu. Artık her sabah yürüyüş yapmaya niyet etti. Kendine vakit ayırmaya, kendini güzelleştirmeye ihtiyacı vardı. Alışkanlıklardan çıkıp yürüyüşe başlamak çok iyi bir fikirdi.
“Bana selam veren bir çiçekle kendimi nerelerde zorlayacağımı düşünebilirim. Üzerime o çiçeğin tohumuna dökülen beton da yok. Daha üst bir versiyonuma ulaşmak için bugün ne yapabilirim? Tıpkı o cılız bedeni ile taşa rağmen yol alan çiçek gibi…”
Her güzel şey küçük bir adımla başlamaz mı?
- “Çok dağınığım bir türlü düzenli olamıyorum.” Güne yatağını toplayarak başlayabilirsin.
- “Çok dakik biriyim, beklemeye tahammül edemiyorum.” Senin de istemeden geciktiğin zamanlar olmuştu. Sen de başkalarına karşı biraz esneyebilirsin.
- "Çok düzenliyim, her defasında kalemimi yanlış yere bırakıyorlar.” Bugünlük kalemin orada dursa ne kaybedersin?
- “Başkalarının ne düşündüğünü çok önemsiyorum ve buna takılıp kalıyorum." Bugün kendi düşüncelerine öncelik verebilir misin?
Hayat kendinde olmayan güzellikleri kendine kattığında bambaşka olabilir.
Yapacak çok şey var ama bu herkes için farklı…
Peki, sen o küçük adımı atmaya ne dersin?
Kendinle çiçek açmaya var mısın?
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
İlk tepkiyi sen bırak.
Yorumlar (39)
Emine K. dedi ki
3 Mayıs 2026Ne kadar güzel bir yazı olmuş. "Göğe bakmayı unuttukca farkındalığımiz da azaldı" düşüncesini destekleyen bir yazı olmuş. Göğe bakmak güzeldir, ferahlatıcı bir etkisi vardır. 🌌☀️🌄🌞
sunay a. dedi ki
3 Mayıs 2026Her güzel şey bir küçük adımla başlar.... Ne güzel bir söz;)
Tuba O. dedi ki
11 Haziran 2026Bizlere ne güzel fikirler verdi değil mi? :)
Büşra Bayrak dedi ki
5 Mayıs 2026İnsana tekrardan yapabilirim sevinci verdi yazı🙂
Nursena dedi ki
5 Mayıs 2026Peki sen, kendin için o küçük adımı atmaya var mısın? 👏
ElmasA dedi ki
5 Mayıs 2026İşler ve davranışlar benim istediğim gibi olmayabilir ama öyle olsa da olur diyebilmek :) çok kıymetli.. bunu hatırlatan ne hoş bi yazı ..
Filiz A. dedi ki
2 Haziran 2026Değil mi? Çoğu zaman istediğimiz gibi işler gitmesiğinde ya da bizim istediğimiz gibi insanlar davranmadıklarında ne büyük tepkiler veriyoruz. Düşününce ne kadar da gereksiz bir gerginlik...
Ilknur K. dedi ki
5 Mayıs 2026O küçük adımı atmak için cesaretlendiren taşların arasındaki çiçeğe bizden de selam olsun.
Arzu güneş dedi ki
5 Mayıs 2026Aynen öyle her güzel şey küçük bir adımla başlar. Önemli olan o küçük adımlara atabilmek😊
Hayriye Ç dedi ki
5 Mayıs 2026Tuttum bu yazıyı. Tam benlik. Hemen kendime notlar almalıyım👍
Zehra A. dedi ki
5 Mayıs 2026İnsan küçük bir adımla dahi olsa kendisine bir davranış ekleyebileceğini ve bu davranışın kendisinde çiçek açtıracağını fark edemiyor, bu zorluktan keyif almayı öğrenebilse, hayatı güzelleşecek ve hiç durmak istemeyecek :)
Böyle olursa insan gittiği yeri bahara dönüştürecek :)Ayşe B. dedi ki
6 Mayıs 2026Kendinde olmayan iyi özellikleri katmaya başlayan insan gelişir. Çiçek açar, meyve verir ve meyvesinden de insanlar fayda görür, keyif alır.
Sera Öz dedi ki
7 Mayıs 2026Varım varım varım.... Sana da günaydın güzel çiçek...
Derya ü. dedi ki
7 Mayıs 2026Yaaa ne kadar ümit verici bir yazı olmuş 🫠
Şuanda yapamadığım ne varsa yapmak istedim :)
Ayşe Neslihan dedi ki
9 Mayıs 2026En umutsuz olduğumuz zamanda bile çiçek açmak mümkün demek ki. Yeter ki küçük de olsa bir adım atalım 💐
Feyza Ç. dedi ki
9 Mayıs 2026Dikenleri, çalıları bırakıp çiçekleri modellemek ne güzel fikir.
Sena Nur Söme dedi ki
10 Mayıs 2026Varım 🌸 sabah erken kalkıp yürüyüşe çıkmak çok iyi fikirmiş başlayalım o zaman 🥰
RD dedi ki
10 Mayıs 2026Oysaki insan hayatındaki o küçük adımın nereye gideceğini bilemiyor... Keşke bilse :))
Meltem Polat dedi ki
10 Mayıs 2026Kendini zorlayarak, uyumlanarak toprağı delen tohum gibi çiçeği okumak, insanı anlamak kendini geliştirmek, Herşey bir mesaj taşıyor, bunu kendine çevirebilirsin için merak etmek.
Sunay Akkaya dedi ki
10 Mayıs 2026Hep küçük adımlarla büyük büyük işler başarılar. Kartopu gibi. Sonra o şey olur.
Zg. dedi ki
12 Mayıs 2026Küçük arımın öneminin büyüklüğü ne güzel vurgulanmış. Haydi o küçük gördüğümüz küçük adımı atmaya☺️
Sinem K dedi ki
12 Mayıs 2026Taşı delen şey güç değil, vazgeçmeden büyümek belki de.
Şira dedi ki
12 Mayıs 2026Kendimizde olmayan güzellikleri kendimize kattığımızda betonlar delinip bize yol oluyor, üstelik çok küçük başlangıçlarla...
Hayriye Ç dedi ki
13 Mayıs 2026Değil mi ama.. Hiç bir şey için geç değil 😊
Elif dedi ki
13 Mayıs 2026Bana selam veren bir çiçekle kendimi nerelerde zorlayacağımı düşünebilirim... İnsanı ince ince düşününce harika yerlere götürüyor. Yazanın kalemine sağlık 💛
Songül G. dedi ki
16 Mayıs 2026Kendimle çiçek açamam varım ;)
Günaydın komşum,günaydın bakkal amca, günaydın gökyüzü, günaydın cılız ama güçlü çiçek.Günaydın, günaydın, günaydın…. Selam ve tebessüm insanın manevi giyisisidir. 😉Sera Ö. dedi ki
18 Mayıs 2026Nede güzel bir giysi
Sevim A. dedi ki
17 Mayıs 2026Selam, ne güzel bir söz. Küçük bir adım atmak mı? ben de varım.
Deniz y. dedi ki
23 Mayıs 2026Doğru yönde atılan küçük adımlarla insan nice başarılara ulaşmaz mı😊 Motive edici bir yazı olmuş teşekkürler
Berna dedi ki
24 Mayıs 2026İnsan, kendine kattığı her iyi özellikle biraz daha gelişir. Yani gelişim çoğu zaman “ben zaten böyleyim” demekten vazgeçtiğimiz yerde başlıyor.
Teşekkürler kaleminize sağlık :) 👏👏Filiz A. dedi ki
2 Haziran 2026Ne umut verici bir yazı... İnsan için her aşamada bir kurtuluş var. Her aşamada bir çiçeğe dönüşüm var. Sadece biraz sabır ve küçül küçük adım...
Ozlem Ç dedi ki
26 Temmuz 2026Umudunun olması insanı diri tutuyor. Her an bir ümit var❤️
Tuba O. dedi ki
11 Haziran 2026İnsanın taştan çıkan bir çiçeğe bakıp da bu denli derin düşünebilmesi... çok etkileyici..
Bir çiçeğe bakıp, zorlanma.. umut.. hedef.. mutluluk.. kavramlarına varabilmek..D.K. dedi ki
7 Temmuz 2026Hayatın detaylarını yakalamak ve bunlardan öğrenebilmek, öğrenmedeki en üst seviye olsa gerek.
Bircan Ç. dedi ki
7 Temmuz 2026İnsanoğlunun yanılgılarından biri de bu değil mi? Büyük adımlar, büyük işler yapmaya çalışır...
Gülfem A dedi ki
30 Temmuz 2026Her şey bir küçük adımla başlar
Ozlem Ç dedi ki
26 Temmuz 2026Hayat insanın sorularına doğadan cevaplarını veriyor, tabi arayabilene🌸
Pınar Y. dedi ki
15 Ağustos 2026Ve anlayıp düşünebileneeee🌿😊
Pınar Y. dedi ki
15 Ağustos 2026Varımmmm
Varımmmm
Varımmmm 💖🤸🏻♀️
