
KONFOR ALANINDAN ÇIKIŞ
Güzel bir yaz dönemi daha geliyordu. Berk ve Caner'in en sevdiği yaz klasiği yine başlamıştı. Gündüz denizin ve havuzun tadını çıkaracaktılar. Geceleri de sahildeki şezlonglara uzanacaklardı. Yorgunluklarını yıldızların altında saatlerce sohbet ederek unutacaklardı. Bu sohbetler; sonraki sabaha erken uyanmak ve harekete geçmek için onları motive ederdi. Zaman sınırlıydı ve yapacak çok aktivite, konuşulacak çok konu vardı. O gece gökyüzü her zamankinden daha sakindi. Uzun zamandır zihinlerini meşgul eden konuya bekçilik eder gibiydi.
Konuyu ilk Berk heyecanla başlatmıştı.
- Kanka, son dönemin en trend konusunu bilirsin; ‘konfor alanı.’ İnsan en çok konfor alanına alıştığında gelişmeyi bırakıyor. Seninle daha önce bu konudan yüzeysel bahsetmiştik. Ama bu aralar zihnim bu konuyla ciddi anlamda meşgul.
- Bir süredir ben de bunu düşünüyorum, çok haklısın. İnsan zaman geçtikçe konfor alanlarına daha da bağlanıyor. Bu da farklılıkları kendisine eklemesine engel olabiliyor. Şehir yaşantısına alışmış, onun ritmine, temposuna uyumlu biri meselâ. Trafik, kalabalık sıralar, etkinlik dolu hafta sonları… Bu şehir insanının kırsal bir hayata geçtiğini düşünelim. Neler yaşardı sence, bir düşünsene?
- Bir kere sabah uyanma saatleri net değişirdi. Sonra mutlaka daha doğal yeme-içme seçenekleri olurdu.
- Evet, alarm sesi yerine horoz ve kuş sesleri ile uyanırdı.
- Etkinlikleri de farklı şeylere dönerdi. Kendi ürettikleri ekmek, sebze-meyve, alet gibi şeyler kullanırdı.
- Düşünsene spor salonlarındaki bantlardan, toprak çapalamaya dönen bir hayat…
- Metronun, otomobilin yerini yürüyüşler alırdı. Asfaltın yerine topraklı uzun yollar olurdu.
- Ama gece canı bir şeyler çektiğinde zor olurdu. Bir tıkla gelecek motorlu kuryeler olmayacak.
- O en zorlarından biri olabilir sanırım!
- Tabi sen, telefonda ne görse canı çekenlerdensin. Gece yarısı ağırladığın misafirler için çok zor olurdu.
- Artık eskisi kadar değil. Ne günlerdi, sen son zamanlarını gördün. Başlarda seni ikna etmek de çok kolay olmamıştı.

Hep böyleydiler bir konu açar ve üzerine beyin fırtınaları yaparlardı. Fayda-zarar kıyasları ve keyifli-tatsız söylemleri kapışırdı. Sonra da birbirleriyle dalga geçip konuyu kapatırlardı. Ancak o geceki konu Caner’i derin düşüncelere sevk etti. Kendindeki değişimi de düşünmeye başlamıştı.
- Berk, biliyor musun konu beni nerelere götürdü. Aslında konfor alanını değiştirmek insanın davranışlarına çok etki ediyor. Mesela ben, böyle bir şezlonga uzanacak adam değildim. Buranın temiz olmama ihtimali ve kıyafetimin kırışması uzanmamak için yeterliydi. Benim için bu hassasiyetler keyifli zamanların engeliydi.
- Bilmez miyim arkadaşım, seni ilk tanıdığımda bambaşkaydın. Kuralların, standartların bununla nasıl arkadaş olacağız dedirtmişti. Ama sonra senin sınırlarının olması bana eksik tarafımı öğretti. Senden modellediğim farklı özellikleri hayatıma ufak ufak ekledim. Tabi ki hiçbir zaman senin kadar olamam. Ama dünüme göre sınır koyma konusunda daha başarılıyım sanki.
- Bunları senden duymak ne güzel. Çünkü ben de senden çok şey öğrendim. Hayatın içinde esneyebilmek, insanı uyumsuzluktan kurtarıyor. Sayende birçok insanla tanıştım ve onlardan öğrendiklerimle çok geliştim. Tatillerimden aldığım tat bambaşka şu an. Önceleri tatili de görev olarak yerine getiriyormuşum. Şezlonga uzandığımda keyifle gökyüzünü izleyebiliyor, sohbet edebiliyorum. Ne güzel beraber konfor alanlarımızdan çıkabilmişiz.
İnsan benzedikleriyle rahat eder ama zıddı ile gelişir.
Konfor alanından çıkmak, hayatı tamamen değiştirmek değildir. İnsan hayatına hem fayda hem keyif katabilir. Ancak bu süreç için sabretmek gerekir. Herkes için sabır gösterilecek şey farklıdır:
Bazen kırışacak kıyafetlerle bir şezlonga uzanmak…
Bazen yıllardır ertelediğin birini aramak…
Bazen alışık olmadığın bir fikri dinlemektir.
İnsanın en büyük değişimi, attığı o küçük adımla başlayabilir.
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
İlk tepkiyi sen bırak.
Yorumlar (21)
Emine K. dedi ki
20 Eylül 2026Çok anlamlı bir yazı olmuş. Günümüzün en büyük problemlerinden biri olan konfor alanını terk edememek.. halbuki o alandan çıkınca ne çok şey fark edecek.
Ayşe B. dedi ki
21 Eylül 2026Konfor alanımızda kalan yerlere iyi bakmalı 👍
Sera Ö. dedi ki
23 Eylül 2026Görünmeyen dip köşe iyice irdelenmeli 👌💕💕
Cansu M. dedi ki
21 Eylül 2026Ahhh o konfor alanlarımız bizi en geride tutan... Küçük davranışlar bir sure sonra bakıyorsunuz ki pek cok seyi değiştirmiş aslinda. Hatırlattığınız icin teşekkür ederim. Kaleminize sağlık :)
Sümeyye A. dedi ki
22 Eylül 2026İnsan konfor alanında olduğunda imkanlarını fark edemiyor. Konfor alanından çıkmayı sadece imkanlarla veya şartlar olarak görebiliyor. Bunu yapamam ben bu kadar konuşmadan duramam, ben bu kadar hareket edemem, bu kadar yavaşlayamam dediğimiz şeyleri yapmaya çalışmamızda konfor alanından çıkmaktır.
Feyza Ç. dedi ki
23 Eylül 2026Birazcık sabırdan sonra konforumuz sandığımız şeyin bizi daha büyük konfordan alıkoyduğunu görüyoruz.
Filiz A. dedi ki
20 Ekim 2026O büyük konforu görebilsek aslında bu günkü küçük konforlarımızı hiç düşünmeyiz.
Sera Ö. dedi ki
23 Eylül 2026O küçük adım seni geliştirecek koca bir adımdır aslında
Sevgi Ç. dedi ki
24 Eylül 2026İnsanların birbirinden bir şeyler öğrenmesi ne büyük bir konfor... Birbirimizin eksik yanlarını tamamlamak ,farklılıklarımızı bir eksiklik değil, birbirimizden öğrenmek için bir fırsat olarak görebilmek çok kıymetli🌺
Şira dedi ki
24 Eylül 2026günümüzün yetişkin olsun ergen olsun en büyük sıkıntılarından birisi konfor alanından çıkamamak...
Gülfem A dedi ki
26 Eylül 2026Konfor alanında kaldıkça kendi potansiyelini fark edemiyor insan.
Firuze dedi ki
26 Eylül 2026Zamanın tuzaklarından biride konfor alanından çıkamamak😔
Deniz y. dedi ki
26 Eylül 2026Konfor alanı aslında toplama baktığımızda hiç de konforlu değil☺️
A. Neslihan D. dedi ki
26 Eylül 2026İnsan benzedikleriyle rahat eder ama zıddı ile gelişir. Gelişmek için rahatımızı bozmamaız şart...
RD dedi ki
28 Eylül 2026İnsan konfor alanından çıkarsa kötü,korkutucu bir hayatı olacak gibi düşünüyor, çıkmak istemiyor. Oysaki oradan çıkmak hayatı güzelleştiriyor. Küçük bir adım yeterli...
Ilknur K. dedi ki
28 Eylül 2026Bazen konfor alanı dediğimiz şey kendi engellerimiz olabiliyor. İnsan kendi kendine koyduğu engelleri aştığında karşı tarafla uyumlanmaya da başlayabiliyor.
Md dedi ki
30 Eylül 2026Konfor sandığımız şeyin gelişimimizdeki konforu bozan şey olması🫢
Demet K. dedi ki
7 Ekim 2026her imkan insanın marifetsizleşmesi için bir tuzak...
hayrish dedi ki
30 Eylül 2026Konfor alanından çıkmak aslında kulağa hoş gelmiyor gibi.
neden durduk yere şimdi konforumu bozayım...:)) yapabileceklerinin daha üst limitini yapabilmek ya da yapamayacağını düşündü şeyleri yapabilmek insanın aslında biraz kendisini ve sınırlarını zorlatmasından geçer:)Sevim A. dedi ki
12 Ekim 2026Konfor alanı insanı kısır bir döngüye itiyor gibi. İnsanlar konfor alanını bozmak istemediğinde, kendini geliştirmeside zor oluyor.
Filiz A. dedi ki
20 Ekim 2026Hani böyle lig atlatan oyunlar vardır ya. Her bölümü geçtiğinde bir üst ligin kapısı açılır. Bu tıpkı onu hatırlattı bana. Yani şimdi konforumu bozduğum her aşamada daha iyi bir konforun kapısı açılıyor...
