KUMAŞINI BİLMEK

KUMAŞINI BİLMEK

KUMAŞINI BİLMEK

3 dk okuma
3 tepki

Güne göğsünü sıkan bir ağrı ile uyandı. Yüzünü yıkamasına rağmen hala kendine gelememişti. Mutfağa doğru giderken yan odadaki dikiş makinesi gözüne çarptı. Üstü tozlanmış, iğnesinde gri bir iplik kalmıştı. Odada bir hareket yoktu fakat dışarıdan çocukların sesleri geliyordu. Pencereden içeriye giren rüzgâr, yüzünü okşayan bir el gibiydi.  Duygu, derin bir iç çekerek mutfağa doğru yürüdü.

Herkesin rutinden sıkıldığı bazı anlar olur. Aynı günler, aynı sorunlar, tekrar eden döngüler bunaltır. Böyle durumlarda insan kısa bir mola ister. Bazen tek başına bir kahve içme fırsatı kollar. Bazen en yakın arkadaşını arar. Bazen de alışverişe çıkarak rahatlamaya çalışır. Ama bazıları vardır ki onlar ancak üreterek rahatlar. Tıpkı dikiş diken Duygu gibi…

Duygu’nun çocukluğu dikiş makinesi sesiyle geçmişti. Annesi terziydi ve evlerinde kumaş, iplik eksik olmazdı. Duygu dikiş dikmeye o zamanlar çok meraklıydı. Bebeklerine elbise, etek veya gömlek dikmeye çalışırdı. Fakat okul hayatı ile birlikte ailesi; "Oku, daha iyi bir işin olsun." dediler. Duygu ailesine karşı çıkmayıp okudu. Fakat yine de dikiş merakı hiç geçmedi. Canı sıkılınca kumaş alıp dikerdi. Ama sonuç pek de iç açıcı olmazdı. Diktiği kıyafet, üzerinde hayal ettiği gibi durmazdı. Sebebine çok odaklanmaz, sıkıntılı anlarını böyle geçiştirirdi.

Eşiyle ilk yıllarında tartıştıkları bir akşam, yine çıkmaza girdi. Makinesini çıkarıp dikiş dikmeyi düşündü. Sonra diktiği şeyleri de giyemediğini hatırladı, vazgeçti. "Önce bunun sebebini çözmeliyim." dedi kendine. Ertesi gün hemen bir dikiş kursuna yazıldı. Kursun ilk günü heyecan verici başlamıştı. Hocası Sema Hanım güler yüzlü, ilgili biriydi. Onun bu hali, heyecanını yatıştırmıştı. Herkese bir kumaş kataloğu dağıtarak giriş yaptı.

- Biliyorum hepiniz dikiş dikmeyi az çok biliyorsunuz. Birçoğunuz küçük bir şeyler dikerek başlayacağımızı düşündünüz. Ancak bugün yapacağımız şey işin en önemli kısmı. Aynı zamanda da en çok gözden kaçan kısmı. İşe kumaşları detaylı olarak tanıyarak başlayacağız. Bir kıyafetin istediğimiz gibi durmasını sağlayan şey kumaşın türüdür. Her model her kumaşla uyum sağlamaz. Kursumuza kataloglardaki kumaşlara dokunarak başlayacağız. Dokundukça ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.

Duygu bu sözlerin ardından katalogdaki kumaşlara dokundu. Bazısı çok esnek, bazısı ise çok sertti. Bazısı ince, bazısı ise kalındı. İnce, esnek bir kumaştan ceket olmazdı. Kalın kumaştan da pijama olmazdı. Yıllardır yaptığı hatayı artık daha iyi anlıyordu. Dökümlü durması gereken modeli, zamanında sert kumaşla dikmişti. Deseni güzel ama esnemeyen bir kumaşla da pijama yapmıştı. Düşüncelerinden, yanındaki kişinin sesi ile sıyrıldı.

- Ama hocam ne gerek var? Hemen dikmeye başlasak olmaz mı? Zaten dikiş dikmeyi biraz biliyoruz.

Yanındaki Nergis Hanım getirdiği kumaştan bluz kesmeye başlamıştı bile. On dakika sonra yanlış kestiği için tekrar kumaşlara dönmüştü.

Duygu ise sessizce kumaşları incelemeye devam ediyordu. Bu sefer adım adım kumaşları tanımaya çalışıyordu. İçlerinden ince ve esnek olan bir tanesini seçti. Çünkü bu kumaş kullanacağı modele daha uygundu. Birden kumaşların insanlara ne kadar benzediğini fark etti. İnsanların da kolay esneyeni ya da daha sert yapılısı vardı. Kimisi sert kumaş gibi kuralcıydı. Kimisi de salaş kumaş gibi daha rahattı. O an aklına eşi geldi. Eşi de yanı başındaki Nergis Hanım gibi tez canlıydı. Yanı başındakileri tanımış olsa problemleri çözmek de kolaylaşacaktı. “Dikişte kumaşı, ilişkide insanı iyi tanımak gerekiyor.” diye düşündü. Anlaşılan bu kursta öğreneceği tek şey dikiş dikmek olmayacaktı.

Kurs bitince oyalanmadan evine gitti. Güzel bir akşam yemeği hazırladı. Birbirlerini daha iyi tanımaları gerektiğini anlamıştı. Sessiz geçen akşamın ardından Duygu, makinesinin başına oturdu. Artık doğru kumaşı nasıl seçmesi gerektiğini öğrenmişti. Aynaya baktı ve ilk kez diktiği bir kıyafeti beğendi. Anladı ki dikişte de ilişkide de kural aynıydı.

Önce malzemeyi iyice tanımak sonra işlemek gerekiyordu.

Tam odadan çıkarken eşi yanına geldi. Yemek için teşekkür ederek aralarındaki sorunu çözmek istediğini söyledi. Duygu belki de ilk defa sakince gülümsedi. Çünkü hayatın içinde beraber dikiş tutturmak hiç kolay değildi. İlişkilerini beraber ilmek ilmek işleyecek, birbirlerini daha iyi tanıyacaklardı.

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

Toplam 3 tepki

Yorumlar (22)

  • Ayşe B. dedi ki

    1 Ekim 2026

    Malzemeyi iyi tanıyınca onunla ne yapılıp na yapılmayacağını da anlamış oluyor insan👍

  • Şira dedi ki

    1 Ekim 2026

    Kumaşlar ve insan... Çok iç içe bir metafor gerçekten.

  • Büşra Bayrak dedi ki

    1 Ekim 2026

    İnsanı tanımak her süreci kolaylaştıran çok kıymetli bir şey

  • RD dedi ki

    1 Ekim 2026

    Hayatta da bildiğimizi düşündüğümüz şeylerden ilerliyoruz, acele ediyoruz. Halbuki kaliteli bir işin,ilişkinin başı "tanımak"mış.

  • Feyza Ç. dedi ki

    1 Ekim 2026

    “Dikişte kumaşı, ilişkide insanı iyi tanımak gerekiyor.” güzel motto :)

  • Çiğdem S. dedi ki

    2 Ekim 2026

    İnsanı , her şeyi tanımalı ve anlamalı. Karşımızdaki kişi kim?

  • Sevim A. dedi ki

    2 Ekim 2026

    Malzemenin cinsi, kumaşın kalitesi hangi kumaşla ne dikilir. Detayda ne kadar çok bilgi o şeyi o kadar iyi kullanılabilir yada kaliteli yapıyor. İletişim ilişki kuracağımız insanlarda aynı. Bu insan hangi kumaştan yumuşak mı, sert mi, renkli kumaştan ne dikilir ne dikilmezi bilmek gibi...bilip te ilmek ilmek işlemek gibi..

  • E.sena dedi ki

    2 Ekim 2026

    Makinen ne kadar iyi olursa olsun kumaşın modele ya da iğneye uyumlu değilse çok sorun yaşıyor insan...

  • Güliz Erturan dedi ki

    2 Ekim 2026

    “Dikişte kumaşı, ilişkide insanı iyi tanımak gerekiyor” kısmı çok hoşuma gitti. Bazen karşımızdakini anlamaya çalışmadan ondan bir şeyler bekliyoruz. Oysa önce onun nasıl bir “kumaşı” olduğunu tanımak gerekiyor. Hem sade hem de düşündüren, günlük hayattan güzel bir çıkarım yaptıran bir yazı olmuş.

  • S. Arslan dedi ki

    2 Ekim 2026

    İnsanın sıkıntı yaşadığı yerlerde karşımdakinin benden farklı durumu ne diye kabul edip bakması bile bir çok olumlu şeyi başlatmak için güzel bir başlangıç oluyor...

  • Gülfem A dedi ki

    3 Ekim 2026

    Her türden her renkten olmak güzeldir

  • Pınar Ç. dedi ki

    3 Ekim 2026

    👗🪭🥻🩰👡Ben Hep abiye kumaş seçmişim diye düşündüm, amanın🫢😆insanın önce kendini tanımak istemesi çoooooooookkkkkk kıymetli...

  • Sevgi Ç. dedi ki

    3 Ekim 2026

    Hayatın güzelliği aynı kumaştan olmamızda değil, farklı kumaşların birbirine değdiğinde ortaya çıkan desende saklı🌺

    • Demet K. dedi ki

      7 Ekim 2026

      40 yamanın sırrı bu mu o zaman?

    • Sera Ö. dedi ki

      8 Ekim 2026

      Yada kumaş üstüne işlenen nakışta.... İlmek ilmek örmede...

  • Büşra nur K. dedi ki

    4 Ekim 2026

    Dikişte kumaşı ilişkide insanı tanımak gerekiyor ... ne güzel bir benzetme.. kumaş ile insan..🤍

  • Derya ü dedi ki

    4 Ekim 2026

    Tıpkı konuşmayı bilmeyen bebekler gibi.. çok emek istiyor bilinç istiyor tanımak

  • Nur Ö. dedi ki

    5 Ekim 2026

    Kumaşı tanımadan doğru bir kıyafet dikemediğimiz gibi, karşımızdaki insanın özelliklerini bilmeden de doğru iletişim kuramayız.🌿

  • Ilknur K. dedi ki

    6 Ekim 2026

    Bir söz vardır ya "bir türlü dikiş tutturamadı" diye. Mevzu dikişten ziyade doğru kumaşı bilmemektenmiş. Herşeyin bir ilmi var. Daha öğrenecek çok şeyimiz var 😊

  • Sera Ö. dedi ki

    8 Ekim 2026

    Önce kumaşını bilmek lazım

  • Deniz y. dedi ki

    10 Ekim 2026

    “Dikişte kumaşı, ilişkide insanı iyi tanımak gerekiyor.” Tanımayınca yön veremiyor insan, kaliteli iş, ilişki kuramıyor

  • Zehra A. dedi ki

    11 Ekim 2026

    Her kumaşın işleme stili var, isteğime uygun olanı bulduğumda amacıma ulaşabiliyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.