
MUHTEŞEM DÖRTLÜ
Kış olmasına rağmen ofise vuran gün ışığı içini ısıtmıştı. Masasındaki çok sevdiği pembe çiçeği de güneşten nasibini almıştı.
Atiye, bir ortama girdiğinde önce çiçek olup olmadığına bakardı. Sonra insanlara göz gezdirir, en son işinin başına otururdu. Güleryüz, sohbet, yüksek enerji onun için önemliydi. Ona göre iyi bir ekip, birbirine iyi gelmek demekti. Onun için çalışma ortamı, yapılan iş kadar önemliydi. “İşler halledilir, ekip güzel olsun yeter ki…” diye düşünürdü.
Atiye’nin iş yapma stili çok planlı değildi. Masasında dosyalar üst üste birikebilirdi. Ama iş acilse çok hızlı şekilde yetiştirebilirdi. O, tam bir kriz yöneticisiydi. Ekibin sevilenlerinden Ela ise onun tam tersiydi. Masasının üzerindeki kalem yerinden oynasa bunu fark ederdi. Az ve net konuşur, plansızlıktan hiç hoşlanmazdı.
Atiye, Ela’nın hayatını nasıl bu kadar prosedür yaşadığına şaşırırdı. Ela ise Atiye’nin plansızlığını ve birikmiş dosyalarını gördükçe hayrete düşerdi. Daha planlı olsa ve az konuşsa iş bitirici olacağına inanırdı. Nasıl oluyor da son dakika güzel bir iş çıkarıyordu anlayamıyordu.
Aynı odanın içindeydiler ama bambaşka insanlardı. Birbirlerinin çalışma stillerini çok doğru bulmuyorlardı. Ellerinde olsa hiç düşünmeden odalarını ayıracaklardı. Şirketin en sevilen iki çalışanıydılar. Ama yıllar geçmesine rağmen birbirlerine alışamamışlardı.
İkisi de kendine benzeyen insanlarla çalışmak istiyordu. O yüzden seçtikleri yardımcıları da kendileri gibiydi. Atiye; enerjik, hızlı, pratik olan Burak ile çalışıyordu. Ela ise sakin ve düzenli olan Hakan ile… Herkes bu durumdan çok memnundu. Kendi köşelerinde kendi çalışma stilleriyle işi yürütüyorlardı. Ta ki yeni projeye kadar…

Yeni gelen proje ile düzen bozulmuştu. Atiye Hakan’la, Ela da Burak’la projeyi yürütecekti. Atiye, ilk toplantının sonunda sandalyesine yaslanıp şöyle düşündü. “Bu kadar ciddi duran biriyle nasıl çalışılır ki?”
Hakan sakin, ölçülü ve neredeyse her cümlesini düşünerek konuşan biriydi. Atiye'nin ister istemez yavaşlaması gerekmişti. Çünkü Atiye bir uyum insanıydı. Krizleri bu kadar hızlı çözmesinin sebebi de krize hemen uyumuydu. Yavaşladılar ama bir yandan da rahat ilerlediler. Çünkü Hakan iyi bir plan yapmıştı ve aksaklıklar için tedbir almıştı. Atiye hayatında ilk defa plan yapmanın avantajlarını fark etmişti.
Ela’nın cephesinde durum daha da karışıktı. Burak, bir konu bitmeden diğerine geçiyor sürekli yeni fikirler üretiyordu. Ela, dosyanın detaylarını incelemeden Burak; “Bunu da hemen yapalım.”diyordu. Mevcut tablo Ela’nın gözünde tam bir karmaşaydı ve bu tarz durumlara hiç alışkın değildi. Plan yoktu ve kontroller yapılmadan hemen başka bir işe rahatça geçiyordu. Ela; “Aynı gün birkaç dosya bitirilir mi? Bu şekilde kaliteli bir sonuç çıkmaz ki?” diyerek Burak’a söyleniyordu.
İlerleyen zamanlarda bu dörtlü çok iyi işler çıkarmaya başladı. Atiye, gün geçtikçe Hakan’ın sakinliğine alıştı. Onun sayesinde müşterilerle daha dikkatli konuşmaya başladı. İşleri ertelemeden, yarım bırakmadan tamamlamayı öğrendi. Ela ise proje bittiğinde daha esnek birine dönüştü. Detaylarda boğulmadan hızlı iş bitirmeyi öğrendi. Birbirlerinden öğrenecek çok şey olduğunu fark ettiler. Kendilerinde olmayanın, karşıdakinde bir marifet olduğunu kabul etmişlerdi.
İnsan kendine benzeyenle eğlenir, rahat eder. Ancak kendinden farklı olanla gelişir ve büyür.
Çünkü iyi bir ekip demek; herkesin aynı şeyi düşünmesi demek değildi. Herkesin farklılığıyla masada eksik olanı tamamlayabilmekti.
Seni tamamlayan insan, sana benzeyen değil, sende olmayanı taşıyandır. Mesele sende olmayan o eksiği bulmaktır. Senin eksik tarafın onda, onun eksik tarafı ise sendedir. Kayıp bir yapboz parçası gibi. Onsuz bir şeyler hep eksik kalır…
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
Toplam 14 tepki
Yorumlar (21)
Deniz y. dedi ki
17 Ekim 2026Başarılı ve mutlu olabilmek için farklılıkların bir arada olması gerekmez mi😊
Filiz A. dedi ki
19 Ekim 2026Gerekir demek ki çünkü hayatta birçok şey birbirinden farklı ve bir arada. Yani yapbozun parçaları bile birbirinin aynı değil ama bir arada anlamlı bir bütün.
Emine K. dedi ki
20 Ekim 2026Kesinlikle katılıyorum 🙂
Ayşe Neslihan D. dedi ki
17 Ekim 2026"İnsan kendine benzeyenle eğlenir, rahat eder. Ancak kendinden farklı olanla gelişir ve büyür." Ne kadar doğru...
Ayşe B. dedi ki
18 Ekim 2026Eksik tamamlıyoruzz aslında bu hayatta.... Bütüne ulaşmak için...💐🎶☘️
Büşra B. dedi ki
18 Ekim 2026İnsan farklı olanı istemesede yanında bitiyor ve geliştiriyor😂
Gülfem A. dedi ki
18 Ekim 2026İnsanın farklılıkları kabul edip daha fazla gelişebilmesi kendini yetiştirmesi gerekli.
Filiz A. dedi ki
19 Ekim 2026Bizden farklı olan kişiye gıcık olmayı bırakıp uyumlandığımızda gelişiyoruz ne ilginç değil mi?
Ayşe B. dedi ki
19 Ekim 2026Birbirimizin eksiğini tamamlıyoruz. Farklılıklar olmadan gelişemiyoruz ☘️
İlknur K. dedi ki
20 Ekim 2026Gelişebilmenin sırrı farklı olanı merak etmekte saklı. Farklılıklar ile uyumlandıkça gelişebiliriz.
Ebru T. dedi ki
20 Ekim 2026Zıdsımızdaki insanlarla ilgili bir önyargı sınavımız oluyor. Bunu aşabilirsek ortaya başarılı işler çjkarabiliriz🙂
Sera dedi ki
22 Ekim 2026İnsan başarıyı çok zor zannetse de ne güzel detaylarda gizli💕
Hayriye Ç. dedi ki
20 Ekim 2026Insan Farklı olanla gelişir :)
Arzu Güneş dedi ki
21 Ekim 2026İnsan kendi gibilerle devam ettiğinde aynı fikirler anyı düşünce tarzı ortaya çıkıyor, ama farklı insanlar farklı düşünceler farklı fikirler ortaya çıkarıyor ve bu çok büyük avantaj.
RD dedi ki
21 Ekim 2026Farklı olandan uzaklaşmaya çalışsakta gelişmemiz için o gelip bize yaklaşıyor.
Pınar Ç. dedi ki
24 Ekim 2026Neden çünkü hayat bizim öğrenmemizi istiyor
Ayşe B. dedi ki
21 Ekim 2026Fatmlılıklarla gelişiyoruz.
Sevgi dedi ki
22 Ekim 2026Gelişim her zaman konfor alanımızda gerçekleşmez😊
Sera dedi ki
22 Ekim 2026İnsanın gelişebilmesinin yolu farklılıkları kendisine katmasından geçiyor.
Pınar Ç. dedi ki
24 Ekim 2026Farklilikları yönetebilmek için uyum nekadar önemli... ozaman muhteşem ikiler, üçler, onlar, binler olmak dileğiyle 🙂🌿
Nur Ö. dedi ki
26 Ekim 2026Bize benzeyenlerle rahat ederiz ama farklı olanlarla gelişiriz. Önemli olan farklılıkları çatışma değil, birbirimizi tamamlama fırsatı olarak görebilmek.🌿
