
NASIL ANLAMLANDIRMALI?
Bir olayı her insan olduğu gibi algılayamaz. Herkesin kendisine göre irdeleme, yorumlama ve anlamlandırma süreci farklıdır. Buna göre de olaydan etkilenme düzeyi kişiden kişiye değişir. Kimi olayı çok içselleştirir, kendi yaşıyormuşçasına etkilenir. Kimi ise kendi yaşadığı bir olaya bile nötr kalabilir. Bu sebeple, olaylar nötrdür, onlara anlam katan insanlardır.
Aslı, göz yaşlarını silerken gözü saate takıldı. Eşinin işten gelmesine az bir süre kalmıştı. “Daha yemek bile yapamadım.” diyerek tekrar iç çekti. İzlediği dizi onu çok etkilemişti. Sanki anlatılan olaylar gerçek gibiydi. “O acımasız adam, karısını neden aldatıyor ki? Halbuki çok güzel bir kadın!” diye kendi kendine söylendi. O sırada telefon çaldı, arayan yakın arkadaşı Fatma’ydı. Son zamanlarda sık sık görüşüyorlardı. Çünkü Fatma’nın uzun süredir eşiyle ilgili sıkıntıları vardı. Aslı, telefonu endişeli bir şekilde açtı.
Aslı, kim ne yaşasa sanki kendisi yaşamış gibi hissederdi. Ani bir olay karşısında panikler ve ne yapacağını bilemezdi. En yakın arkadaşı Fatma’nın hayatında olup bitenlerden de çok etkilenmişti. Fatma, hem geç evlenmiş hem de aradığı mutluluğu bulamamıştı. Bu nedenle Aslı, arkadaşı için üzülüyordu. . Fatma canı sıkıldığında Aslı’nın dinleyeceğini bildiği için onu arardı. Aslı, arkadaşını saatlerce dinler, ona destek olurdu.
Telefonu açtığında Fatma hıçkırarak ağlıyordu. Yaşadığı son olayları anlattıkça anlattı. Aslı da anlatılanları dakikalarca dinledi. Arada “Haklısın, Tabi canım öyle şey olmaz! Bunları tabi ki hak etmiyorsun…” tarzında bir kaç cümle konuşabildi.
Konuşmaları devam ederken kapı çaldı. Mahçup bir şekilde:
“Fatmacığım, benim kapatmam gerekiyor. Seni en kısa zamanda arayacağım. Lütfen üzülme..” dedi. Telefonu kapatarak kapıya koştu ve gelen eşi Mehmet’ti.

“Hoş geldin hayatım.” diyerek eşine sarıldı. Sarılmayı hemen bırakmadı, daha sıkı sarıldı ve ağlamaya başladı.
Mehmet şaşırıp kaldı:
“Ağlıyor musun sen? Ne oldu yine?” dedi.
Aslı olayların etkisinde ağlamaya devam ederek:
“Sen beni sakın üzme olur mu? Çünkü ben seni çok seviyorum.” diyerek eşini tembihledi.
Mehmet eşinin bu hallerine çok alışıktı. “Yine kim bilir neden etkilendi?” diye düşündü. Mehmet, bir olay karşısında öyle hemen dağılmazdı. Olayın içine girmez, uzak bir gözle bakardı. Eşinin söylediği sözler karşısında soğukkanlılıkla:
“Saçmalama, ne üzmesi? Ben de seni çok seviyorum tabii. Ama merak ettim, seni kim bu kadar üzdü?” dedi.
Aslı, Mehmet’in bu sözleriyle rahatladı. Olayın etkisinden bir anda çıkıverdi:
“Şu sıralar izlediğim dizi var ya! İşte orada adam karısını aldattı. Karısı da çok iyi ve güzel biri. Olanlardan hiç haberi yok, yazık kadına. Hem Fatma’nın da eşi ile arası çok kötü. Bir sürü sorunları var ve Fatma bunların hiçbirini hak etmiyor. O çok iyi bir insan.”
Mehmet eşini sakinleştirmek için:
“Ya sen var ya sen! Her yaşanılanı hatta yaşanmayanı da aşırı içselleştiriyorsun. Ama bu kadarına gerek yok. Dizi hakkında hiç bir şey söylemek istemiyorum. Çünkü abartılı hikayeler bize normalleştirmeye çalışılıyor. Fatma’ya gelince, arka planda bilmediğimiz şeyler olabilir. Her iki tarafın da haklı ve haksız yönleri olabilir. Umarım en kısa zamanda çözüm bulabilirler. Ancak karnım çok acıktı, yemek hazır mı?” diye sordu. Aslı, “Yarım saate hazır olur.” diyerek mutfağa geçti.
İnsan bir olayın içine çok fazla girdiğinde duygularına kapılır. Bu nedenle olaya mantıklı ve objektif bakamaz. Objektif bakamadığı için de çözüm üretemeyebilir. Ancak, bir olaya sadece mantıksal yaklaşmak da gerçek çözüme ulaştırmayabilir. Çünkü insan sosyal bir varlıktır ve duyguları vardır. Duygu boyutunda bakarak karşı tarafın ne hissettiğini de anlamak gerekir. Sadece mantık veya sadece duygu tek başına yeterli değildir.
İnsan tüm ilişkilerde, konunun doğruluğunun yanında karşıdakinin duygularını da anlamalıdır. Bir ilişkide sadece mantıksal davranmak ilişkiyi monotonlaştırır. Sadece duygusal tepkiler vermek ise ilişkiyi çözümsüz bırakmaya götürebilir.
Doğru çözümler için mantıklı düşünmeye ve yaşanılanları anlamlandırmak için duygulara ihtiyaç vardır. Hayatı optimumda yaşamanın sırrı buradadır.
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
İlk tepkiyi sen bırak.
Yorumlar (40)
Gülfem A dedi ki
28 Mart 2026İçseler için o kadar zor ki dışardan bakabilmek :) Her olayda tüm kalbiyle kendi yaşamış gibi hissediyor...
Hayatı optimumda yaşamak hep zıddı ile bakabilmek insanı doğru yola ulaştırır.Firuze dedi ki
28 Mart 2026Herşey kıvamında güzel🙂
Firuze dedi ki
28 Mart 2026❤️❤️❤️
Ayşe Neslihan D. dedi ki
28 Mart 2026Doğru çözümler için mantıklı düşünmeye ve yaşanılanları anlamlandırmak için duygulara ihtiyaç vardır. Hayatı optimumda yaşamanın sırrı buradadır. Yazının ve hayatta yapmamız gerekenin özeti olmuş. Elinize sağlık 🌸
Ayşe B dedi ki
29 Mart 2026Neyi nerede kullanacağını bildiğinde insanın hayatı kolaylaşıyor.
Sefika Yildirim dedi ki
29 Mart 2026İnsan bir olayın içine çok fazla girdiğinde duygularına kapılır. Bu nedenle olaya mantıklı ve objektif bakamaz. İşte burda duyguyla ve mantığını dengeli ve iyi kullanmak gerekir.
Nur dedi ki
29 Mart 2026“Olaylar nötrdür, olaylara anlam katan insanlardır.”
Bilincimizi kapatmadan tatlı anlamlar katabilme dileğiyleee… 😅😇🌸Halime S. dedi ki
29 Mart 2026Emeğinize sağlık.
SinemK dedi ki
29 Mart 2026İnsan, olaylara yüklediği anlamla etkileniyor gerçekten. Duygu ve mantık denge de olduğunda hem anlamak hem de çözüm bulmak mümkün oluyor. Bazen fazla hissediyoruz, bazen hiç hissetmiyoruz… asıl mesele ortasını bulabilmek.
HÇ dedi ki
31 Mart 2026Hayatı optimumda yaşamak, ne güzeeel olur 😊
Meltem P. dedi ki
29 Mart 2026Duygudan yoksun robot gibi yaşamak veya Ağustos böceği gibi daldan dala atlamak ikisi de ilişkiler de yorar. İkisinin birleşimi bazen mantıj bazen duygu yol aldırıyor. 💯
Bircan Ç. dedi ki
29 Mart 2026Kıvamı olan ilişkileri yönetebilmek çok daha kolay oluyor hatta problemler çoğunlukla çok büyümeden çözülebiliyor. İlişkide merhametli ve bilinçli boyutta olmanın önemi çok güzel vurgulanmış.
Filiz A. dedi ki
29 Mart 2026Mantığımızı ve duygumuzu bırakmadan dengede kalabilmek dileğiyle :)
E.E. dedi ki
30 Mart 2026Duygu da mantık ta kıymetli yerinde ve kıvamında olduğu müddetçe.
İnsanların hassas olduğu konular ve kişiler olunca işler değişiyor.
Acaba biz hangi konularda daha duygusal ya da daha mantıksal bakabiliriyoruz?Ilknur K. dedi ki
31 Mart 2026Hayatı anlamlandırmaya çalışırken bazen dengeler şaşıyor🤭 Tadında ve kıvamında anlamlandırmayı başarabilmek ümidiyle ☺️
Nursena G dedi ki
31 Mart 2026Mantık olmadan duygu duygu olmadan mantığın bir anlamı yokmuş
Demet K. dedi ki
31 Mart 2026Hayat sadece mantıkla veya sadece duyguyla yaşanılmaz. Her ikisinden de toplamda iyiye vardıracak şekilde almak gerekir.
HÇ dedi ki
31 Mart 2026Hayatı optimumda yaşamak, ne güzeeel olur 😊
Songül dedi ki
31 Mart 2026Her diziye kendini kaptıran, dizi oyuncularıya konuşan annem geldi aklıma. Bir de “Zeki Müren de bizi görecek mi?” repliği 🤣
Songül dedi ki
31 Mart 2026Tabi inanılmaz güzel bir aktarım olmuş. Heleki hayatı optimumda yaşamanın sırrı bu kadar güzel anlatılmışken 👏
B.I. dedi ki
2 Nisan 2026İnsanı motive eden mantıklı çözümler ilişkileri sürdürülebilir yapıyor.ikisinden birini uygulamak sadece anı kurtarmaya çalışmak oluyor.
Sera Ö. dedi ki
2 Nisan 2026Bazen mantık tek başına bazen de duygular tek başına çözüm olmuyor. Mantık ve duygu birlikte kol kola güzel
Filiz A. dedi ki
12 Mayıs 2026Di mi ne kadan da İYİ oluyor o zaman :))
Arzu güneş dedi ki
7 Nisan 2026İnsan gerçekten bazen küçük bir şeyi kocaman bir dağ haline getiriyor duygularına göre hareket ettiği zaman. Bizim olayları ve insanlara, verdiğimiz anlam kadar değerli kılıyor. Halbuki bizim büyüttüğümüz kadar veya değer verdiğimiz kadar değilmiş. Mantıklı yönü ağır bastığında da duygular kaçabiliyor. Dengeli olmak hayatı mutlu yaşamanın sırrı. Her şeyin bir dengesi olması lazım yoksa terazinin bir tarafı ağır basıyor maalesef.
Sera Ö. dedi ki
4 Haziran 2026''Dengeli olmak hayatı mutlu yaşamanın sırrı.''
Ne güzel özetlemişsiniz. Mutluluğun altın anahtarlarından biri gibi olmuş
Duygu E. dedi ki
8 Nisan 2026Mesele gerçekten kıvam. Ne çok mantık ne çok duygu.
Sevgi Ç. dedi ki
9 Nisan 2026Sevdiklerimize faydamızın olabilmesi için onların yaşadıkları olaylara dışarıdan bakıyor olmak çok kaliteli çözümleri de beraberinde getiriyor:)
Z.G. dedi ki
11 Nisan 2026Hayatı anlamlandırırken dengesini bozmayacak boyutta mantık çerçevesinde irdelemek duyguların ve olayların içine saplanmaktan uzaklaştırır .💐
Sena Nur Söme dedi ki
12 Nisan 2026Duygusuz yaşam robot gibi… sadece duygu ile yaşamak da çok sıkıntı… dengede olmak lazım :)
elmas a. dedi ki
14 Nisan 2026İnsanız mantığımız devrede olsa da duygularda zaman zaman yönetebiliyor bizi. İlişkide aradaki denge o kadar önemli ki. Neyi nası anlamlandırdığımıza göre şekilleniyor.Mantığın duyguya duygunun da mantığa ihtiyacı var.
B.G. dedi ki
15 Nisan 2026Ortayı bulmak gerkiyor herhalde, yeri geldiğinde duygusal, yeri geldiğinde mantıksal... Herkesin duyguya girdiği yerde mantıksal davranan orada çözüme ulaşabiliyor. Bazen de seni anlayacak birine ihtiyaç duyuyorsun. O zaman da duygusal birine ihtiyaç var. Onunda tehlikesi seni gaza getirebilir. Dengeyi bukmak gerekir işte.
Pınar Y. dedi ki
22 Nisan 2026Kıvamında olan herşey lezzetli...
Tuba O. dedi ki
16 Haziran 2026Peki o kıvama nasıl gelmeli?
Derya ü. dedi ki
22 Nisan 2026Aslıcımm seni çok iyi anlıyorum. Böyle yaşamak inan zor :( napalım mizacımız böyle. O zaman azıcık olaylara dışardan bakabilmeyi diliyorum☺️
Sevim A. dedi ki
28 Nisan 2026Mantık ve duygu kıvamında olursa ne güzel olur.
Deniz y. dedi ki
2 Mayıs 2026Doğru çözümler için mantık ve duygu bir arada olmalı.. yemeğin kıvamı gibi çözümün de kıvamı var
Zehra A. dedi ki
6 Mayıs 2026Mantık mı Duygu mu? soruları artık iptal :)
İşte gerçek :)Feyza Ç. dedi ki
26 Mayıs 2026Denge kurulduğunda hayat çok güzel gerçekten. Mantık da duygu da gerekli.
Tuba O. dedi ki
16 Haziran 2026O sırada reklama, ya da yoldan geçerken zor yürüyen bir yaşlıya ağlayan kardeşim ve ben 🙈
Ozlem Ç dedi ki
2 Ağustos 2026İnsanın kendine dışarıdan bakıp ona doğruyu tavsiye edecek dostu olmalı. Daha da iyisi kendimize dışarıdan bakabilsek keşke...
