
ÖĞRENME YOLLARI
Her insan hayatına yön verirken başarılı olmak ister. Çocukluktan itibaren hangi mesleği yapacağıyla ilgili hayaller kurar. Kimi istediği sonuca ulaşır, kimi ise ulaşamaz. Bazen insan, etrafında kendinden daha az çalışanın başarılı olmasına şaşırır. “Ben yıllarca yazdım, çizdim, çalıştım. Arkadaşım ise not bile almadan ve sadece derste dinledikleriyle nasıl başarılı olabildi?”diye merak eder. Bunun sebebi her insanın farklı şekillerde öğrenmesidir. Kimi yazmadan anlayamaz, derste not tutar. Sınavlara renkli kalemlerle yazarak çalışır. Kimi ise dersi derste anlar. Çoğu zaman dinlemek onun için yeterlidir. Bazıları içinse ne yazmak ne de anlatmaktır mesele. Onlar uygulayarak, yaparak öğrenirler. Yazarak, anlatarak yapacağı işlerde daha çok çalışmaları gerekir.
Tıpkı Kübra gibi…
Aysel uyandığında hava yeni aydınlanıyordu. Perdenin açık kalan kısmından gökyüzü görünüyordu. O sırada kızının odasından gelen seslerden uyandığını fark etti. Dikkatlice dinlemeye başladığında kızının hıçkırıklarını duydu. “Sabahın bu saatinde yine neden ağlıyor?” diye kaygılandı. Son zamanlarda sık sık karşılaşmasına rağmen bu duruma alışamamıştı. Kızı Kübra, hukuk fakültesinde üçüncü sınıftaydı ve bu bölüme çok isteyerek girmişti. Bu zamana kadar bir şekilde devam etmişti. Ancak derslerin yoğunluğundan artık çok zorlanıyordu. Onca kitabı okumak ve yasaları tek tek ezberlemek neredeyse imkânsız olmuştu.
Aysel sessizce kızının odasına girdi. İçeride sadece masa lambasının loş ışığı vardı. Masanın, yatağın üzeri kitaplar ve fotokopilerle doluydu. Kübra ağlamaktan şişen gözlerini sildi ve “Seni uyandırdım mı anne, kusura bakma.” dedi. Aysel, “Ne kusuru kızım ama senin bu haline çok üzülüyorum. Ne olacak, ne yapacaksın böyle?” dedi. Kübra’nın konuşmak istemediğini, yüzündeki üzgün ifadesinden ve kaçamak bakışlarından anlamıştı. Kahvaltı hazırlamak için mutfağa geçti.

Kübra çocukluğundan beri ballı sütü çok severdi. Sütü ısıtmak için ocağa koyduğunda Kübra'nın çocukluğu aklına geldi. Güler yüzlü, konuşmayı değil ama sarılmayı çok seven bir kızdı. Durur durur bir söz söyler, herkesi hayran bırakırdı. Sessiz sessiz dinlerken, olay hakkında düşündüğü halinden belli olurdu. Ama doğru olduğuna inandığını da söylemekten çekinmezdi. Kübra daha çocukken; “Senden çok iyi avukat olur.” diyenler olmuştu. Bu fikir yıllar içinde Kübra'nın da aklına yatmıştı. Tabi bunda babasının avukat olmasının da etkisi vardı.
Aysel, Kübra’nın ilkokuldaki hallerini düşündü. Öğretmenleri; “Çok akıllı, terbiyeli bir çocuk, ancak biraz daha çalışması lazım.” derlerdi. Kübra sınavlardan önce de ders çalışmakta çok zorlanırdı. Annesi; “Derste tuttuğun notlarla çalış.” Babası da “Sen anlat, ben seni dinlerim.” derdi. Ama Kübra’nın öğrenmesi için bunları yapmak anlamsız gelirdi. Kübra, bir işi uygulama konusunda iyiydi. Bir kez anladığında ve yaptığında artık problem yaşamazdı.
Aysel kendi kendine; “Demek ki her şey en başından böyleymiş. Bu kızın bu işte zorlanacağı belliymiş. Konuşmayı pek sevmeyen ve ezberde zorlanan birisinin hukuk okuyamayacağını nasıl anlayamadık? Bu kadar zorlanacağını tahmin etse ne yapardı acaba?” dedi şaşkınlıkla. Bu sorunun cevabı netti aslında. Kübra da avukat olmayı çok istemişti ve zorlanacağını bilse de vazgeçmezdi. Ama Aysel, annesi olarak ona daha iyi destek olabilirdi.
Sütü bardağa koyarken kendi kendine konuşmaya devam etti. “O zaman doğru yönlendiremedim belki, ama şimdi doğrusunu yapabilirim. Ben hâlâ annelikle ilgili bir şeyler öğrenebiliyorum. O zaman Kübra da nasıl çalışması gerektiğini öğrenebilir. Mesele zor olanı başarmak değil mi?” O an Kübra’nın ıslak keki ne kadar iyi yaptığı hatırladı. İlk yaptığında hem resmini göstermiş, hem de tarifi detaylı anlatmıştı. Ancak bu tarif Kübra’ya çok zor gelmişti. “Çok anlayamadım sanki ama bir deneyeyim.” diyerek başlamıştı. Zamanla o keki annesinden daha iyi yapar hale gelmişti.
Balı sütün içine akıtırken aklına güzel bir fikir geldi. Kübra, haftada bir gün arkadaşının hukuk ofisine desteğe gidebilirdi. Böylece mesleğini sahada görmüş olurdu. Okuluna da destek olabileceğini düşündü. Adım adım mesleğine yaklaşarak daha keyifli ders çalışabilirdi.
Her anne-baba çocuklarının hayatlarına destek olur. Onları hayata hazırlarken kendi yöntemlerinin en iyisini yapmaya çalışır. Ancak her yöntem herkeste işe yaramayabilir. Detaydaki her farklılık, başka bir ihtiyaç ve başka bir yöntem gerektirir.
Farklılıkları bildiğinde insanın seçimleri de öğrenmesi de öğretmesi de kolaylaşır.
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
İlk tepkiyi sen bırak.
Yorumlar (40)
Sena Nur Söme dedi ki
15 Mart 2026Bu yazıyı lisede okumuş olsam belki daha iyi bir bölüm kazanabilirdim :) yine de iyi bir farkindalik oluşturdu teşekkürler :)
Demet K. dedi ki
18 Mart 2026Artık ebeveyn olarak çocukları nasıl yönlendirmek gerektiğine bakmak lazım o zaman :)))
Zehra A. dedi ki
10 Mayıs 2026Ben de üni de çap yapabilirdim :)
Ayşe B dedi ki
15 Mart 2026Ne kadar önemli bir detay. İnsan hayatında mutlu ve başarılı olmak istiyor. Ancak doğru yöntemi bilmediğinde çok zaman kaybedebiliyor. Kendine uygun öğrenme sistemi ile daha iyi kavrıyor. Zamanla bu süreç keyifli hale geliyor. Keyif alamayınca o derse çalışmak da zul gelmeye başlıyor. O yüzden insanın kendini tanıması, nasıl motive olacağını bilmesi başarıya giden yolun da ilk basamağı.
Ebru T. dedi ki
17 Mart 2026Üniversiteye hazırlanan birçok öğrenci daha kendini tanımadan üniversitede bölüm seçmek durumunda kalıyor ve o bölümün özelliklerinin kendine uygun olmadığını anladığında çok zorlanıyor. Normalde çocuk yerinde duramayan hareketli yapıya sahipken birdenbire kendini Hukuk Fakültesi kitaplar içerisinde bulmuşsa örneğin, hem bunalıma giriyor hem de kendini suçlu hissediyor ailesine söylemiyor. Çocuklarımızın hayatları ile ilgili yapacakları seçimlerde önce kendilerini tanımaları çok önemli. Bu işin özellikleri benim özelliklerime uygun veya uygun değil diyebilmediler
ElmasA dedi ki
17 Mart 2026Her eğitimcinin üzernde düşünmesi gereken bi konu.. insanı tanımadan yetiştirme mümkün olmuyor..
Ayşe Neslihan D. dedi ki
21 Mart 2026İnsan evladını bu eğitimi almış bir öğretmene göndermek istiyor değil mi? ☺️
H. Ç. dedi ki
17 Mart 2026Kübra aynı bana benziyor. Ahh vakti zamanında bilseymişim bazı şeyleri.. Kendime ne çok haksızlık etmişim😊
Ayşe Neslihan D. dedi ki
21 Mart 2026Bilmeyince bazen kendimize bazen başkasına haksızlık ediyoruz. Neyse ki artık öğrendik...
Filiz A. dedi ki
17 Mart 2026İnsanı ikna etmek için de, ona moral motivasyon vermek için de önce onu bir tanımalıyız. Herkes bizim gibi motive olmaz. Herkes bixim gibi ikna olmaz...
Gülfem A dedi ki
18 Haziran 2026Kendi anladığımız dilde değil, karşıdakinin anlayacağı dilde motive ediyor olmalı :)
Songül dedi ki
17 Mart 2026Pek çok öğrenci yanlış seçimler yaptı meslek seçiminde. Ya da başarılı olmanın yöntemlerini bilmeden atıldı hayata; Kendini tanımadan, bilmeden. Önce kendini tanımalı insan. Sonra kendine uygun yön vermeli hayatına.
Tuba O. dedi ki
19 Haziran 2026İnsan "Acaba ben ve yakınlarım beni daha iyi tanısaydı, nasıl daha iyi seçim yapabilirdim?" diye düşünmekten alamıyor kendini
Ilknur K. dedi ki
18 Mart 2026Doğru yöntem... Ne kadar da kıymetli bir detay. Karşımızdaki kişiyi iyi tanırsak onun ihtiyacı olan doğru yöntemi bulabiliriz.
Deniz y. dedi ki
18 Mart 2026İnsan kendini, çocuğunu, eşini tanımadığında da doğrusu için yönlendiren olamıyor… Kimsenin üstünlüğü yok sadece öğrenmenin yöntemleri farklı 😊
Sevgi Ç. dedi ki
19 Mart 2026Keşke okullarımızda ki her öğretmen bu bilgileri bilse ve kullansa çok kıymetli gerçekten...
Ayşe B. dedi ki
24 Temmuz 2026Aynen 👍
Ayşe Neslihan D. dedi ki
21 Mart 2026Meslek seçimi ne kadar önemli insanın hayatında. Ama biz bunu hep derslerde başarılı olmakla özdeştirmişiz. Halbuki mesele hangi meslekte daha kolay başarılı olabileceğini bilmek. Ya da zorlanacağın mesleği istiyorsan farklı öğrenme yollarını bulabilmekmiş...
Sera Ö. dedi ki
23 Mart 2026Detaydaki her farklılık, başka bir ihtiyaç ve başka bir yöntem gerektirir.
Ne kadar da kilit bir cümle
Bircan Ç. dedi ki
26 Mart 2026Hayatta her şeyin bir yöntemi var, yeterki merak edecek bir motivasyonumuz olsun 😊
Emine K. dedi ki
10 Mayıs 2026Ne güzel demişsiniz. Merak edecek motivasyonumuz olsun 🌸 ne umut verici hissettirdi. O zaman insanları anlamak çok da zor değil 🙂
SinemK dedi ki
29 Mart 2026Öğrenmenin tek bir yolu olmadığını bu kadar sade ve etkili anlatmak 👊🏼👏🏻
Farklılıkları görmek hem öğrenmeyi hem de yönlendirmeyi kolaylaştırıyor. İnsana doğru soruyu sorduran bir makale aklınıza sağlık.Meltem Polat dedi ki
12 Nisan 2026Meslek seçimi, eş seçimi hayatımızı belirleyen dönüm nokataları. Seçimleri kafamıza göre, bi akıma takılarak, herkes dedi diye yapmakl doğru yöntem olmuyor. acaba ben nasıl hangi yöntemle hayatta ilerleyebiliyorumu bilmek en önce öğrenmemiz gereken birşey.
Sevim A. dedi ki
28 Nisan 2026İşe yarayan bir yöntemle problemleri çözebilmek hayatımızı ne kadar kolaylaştırıyor.
Pınar Y. dedi ki
17 Temmuz 2026Yetistiren Olmanın da püf noktası
Pınar Y. dedi ki
1 Mayıs 2026Herşey Farklılıkları bilmekle başlıyor, yetişmek, yetiştirmek ve yetiştirirken öğrenmek...
Kendini yetiştirenlere selam olsun o vakit🙋🏻♀️🌱Şira... dedi ki
1 Mayıs 2026Bu sebeple okulu yarıda bırakıp başka bölüme geçenleri düşündükçe insan daha iyi anlıyor. Çözümü bilmek çok konforlu ama bilmeyenler için maddi manevi çok maliyetli süreçler...
Emine K. dedi ki
5 Mayıs 2026Öğrencilik döneminde çabuk ezber yapan kişilere çok şaşırırdım. Ultra zeki olarak düşürdüm. Meselenin aslı öyle değilmiş halbuki :) Öğrenince çok şey değişti.
Pınar Y. dedi ki
24 Temmuz 2026Nasıl güzel insanın gerçeğini bilmek ve ona göre kabul etmek...
Feyza Ç. dedi ki
12 Mayıs 2026Öğrenmede farklılık... İnsan bilmeyince adaletli olamıyor. En çok da kendine ve sevdiklerine adaletli olamamak çok üzücü. Farklılıkları farketmek ise büyük konfor.
Ayşe B. dedi ki
24 Temmuz 2026Bu farklılıkları bilmek adaletli olmayı da sağlıyor👍
Zg. dedi ki
20 Mayıs 2026Öğrenmeyi kolaylaştıran yöntemi farketmek paha biçilemez hele çocuklarına öğretme dersi olan anne ve öğretmen için….
Şükran Ç. dedi ki
21 Mayıs 2026Hayatta herkesin farklı bir öğrenme stili var. Insan bunu bildiğinde öğrenirken daha verimli, zamanı daha dogru kullanabiliyor...
Sera Ö. dedi ki
4 Haziran 2026En güzeli de o konuda konforlu olmaya başlıyor...
Tuba O. dedi ki
19 Haziran 2026Bir öğretmen olarak, tüm öğretmen arkadaşlarımla bu yazıyı paylaşmak istedim. Okullarda o kadar sık yapılan hatalardan biri ki bu... Her çocuğa aynıymış, aynı belirli derslerde başarılı olmaları gerekiyormuş, aynı şekillerde çalışmaları gerekiyormuş gibi davranıyoruz. Halbuki hepsinin öğrenme şekilleri, güçlü oldukları alanlar farklı. Bunu farkedebilmek ve çocuğun hayatına öyle dokunabilmek ne kadar kıymetli.
MERVE A dedi ki
23 Haziran 2026Öğrencilik döneminde bunları bilmek seçimleri tamamen değiştirebilirdi...
Çiğdem S. dedi ki
18 Temmuz 2026Meslek seçiminde çocuğun farklılığını bilince doğru yönlendirilebilir. Yoksa mesleği olan ama mutsuz bireylere dönüşebiliyor..
Filiz A. dedi ki
24 Temmuz 2026Ne kadar kıymetli değil mi? Geleceğini dizayn etmede destek...
Cansu M. dedi ki
18 Temmuz 2026İnsan keşke daha önce bilebilseydim diyor. Ne kiymetli bilgi. Iyi ki öğrenmeye çalıştık simdi çocuklarımız icin bunu düşünme vakti... Teşekkürler kaleminize sağlık :)
Ozlem Ç dedi ki
25 Temmuz 2026Doğru yönlendirebilmek daha da önemlisi yolunda destekçi olmak ne kadar önemli bir kez daha hatırladık…
