PENCERENİN İKİ YANI

PENCERENİN İKİ YANI

PENCERENİN İKİ YANI

3 dk okuma
4 tepki

Köy yolunun sonunda eski bir sera vardı. Pencereleri tozlu, çatısı yamalı, yıkılmaya direnen bir yapıdaydı. Bu serada çalışan iki kişi vardı. Biri toprağı eliyle eşeler, diğeri termometreye bakardı.

Birinin adı Zeynep’ti; yirmi sekiz yaşındaydı ve köye şehirden kaçıp yerleşmişti. Sera onun için bir deney laboratuvarıydı. Her hafta yeni bir tohum ekerdi. "Ya tutarsa?" diyerek umutla bekler, çok çaba gösterirdi. Sulama saatini on dakika kaydırır, gübreyi değiştirir ve pencereyi açar kapatırdı. Onun için risk, büyümenin diğer adıydı.

Seradaki diğer kişi altmış yaşındaki Nuri Usta’ydı. Kırk yıldır bu seranın vazgeçilmezi olmuştu. Babadan kalma bir defteri vardı. Hangi ay ne ekilir, kaç derecede havalandırılır hepsi yazılıydı. Onun için düzen, hayatta kalmanın diğer adıydı. "Bozma kızım, kırk yıldır böyle gidiyor, böyle devam etmeli.” derdi.

Mayıs ayında Zeynep çılgınca bir şey yaptı. İthal bir domates tohumu getirdi. “Nuri Usta, bunu denesek mi? İnternette iki kat verim veriyormuş yazıyordu.”  Nuri Usta gözlüğünü sildi, uzun uzun baktı. “Bizim tohum kırk yıldır burada. Yabancı tohumu bu toprak sevmez, gerek yok." dedi. Ancak Zeynep’in durmaya niyeti yoktu. Seranın köşesine on fide dikti. Üç hafta sonra yabancı fideler hastalandı. Yerli domatesler ise sapasağlam duruyordu. Zeynep o gece deftere baktı, utandı ve  yanlışını kabul etti.  Nuri Usta “Canın sağ olsun." dedi. Zeynep ise durumu yumuşatmak istercesine gülümseyerek; “Ama denemeden de bilemezdik değil mi?” dedi.

Temmuz ayı geldiğinde ise beklenmedik bir dolu bastırdı. Zeynep panikle tüm pencereleri açtı. “Hava alsın, buharlaşsın!” diye düşündü. Nuri Usta koşarak gelip “Kapat! Hepsi kırılır!” diye panikle bağırdı. Bir yandan camları kapattı, bir yandan brandayı örttü. Sabah kalktıklarında Zeynep’in tarafında üç saksı devrilmişti. Nuri Usta’nın tarafı sapasağlamdı. Zeynep sessizce kırılan yaprakları topladı. “Ben hep önden gidiyorum galiba…” dedi. Nuri Usta omzuna dokundu ve gülümseyerek; “Ben de hep geride duruyorum. Ama beraber bu serayı ayakta tutuyoruz. Senin yeni fikirlerin olmasa hep aynı kalırdık." dedi. Zeynep şaşırdı, çünkü Nuri Usta’yı ilk kez gülümserken görmüştü.

Eylül ayı geldiğinde hasat bitmiş, tezgâh dönemi başlamıştı. Mahalle pazarı kurulmuş ve Zeynep tezgâha rengârenk sebzeleri dizmişti. Yanlarına da not kağıtları koymuştu: “Bu yeni tür, mutlaka tadına bakın.” yazıyordu. Hem tezgâhı güzeldi, hem de müşterileri az az ikramlıyordu. Nuri Usta köşede klasik domates, biber satışı yaptı. Müşteriler “Nuri Usta’nın malı sağlam olur.” deyip ondan daha çok şey aldı. Ama Zeynep’in ürünleri de dikkat çekiciydi. Bu yüzden satışları başlangıç için gayet iyiydi. Akşam olduğunda pazar toplandı ve kasa sayıldı. Nuri Usta daha çok kazanmıştı. Zeynep üzülmedi; "Sizin müşteriler sadık, benimkiler ise meraklı. İkisi de pazara lazım öyle değil mi?"

Bir akşam sulamadan sonra ikisi de seranın ortasında durdu. Dışarıda, yağmur sertçe camlara vuruyordu. İçeride ise iki farklı koku vardı. Biri toprağın, diğeri yeni açan fesleğenin kokusuydu. Zeynep cama parmağıyla buğu yaptı. "Usta, ben niye sizin gibi olamıyorum?" diye sordu. Nuri Usta güldü; "Benim gibi olma zaten kızım. Bu sera tek tip olsa geldiği gibi giderdi. Sen denemezsen pazara yeni ürünler çıkaramaz, çürür giderdik. Ben denge tutmazsam sen de savrulabilirdin. Birlikte güzel işler çıkarıyoruz" dedi.

O an anladılar ki, biri pencereyi açandı, öbürü pencereyi kapatan… Biri “Olur” diğeri “Dur”  diyen. Bir sera tek çiçekle güzel olmazdı. Kimi gölge sever, kimi ise güneşi severdi. Kimi her gün sulanır, kimi kuraklığa dayanırdı.

Pencerenin iki yanı farklıydı ama aynı çatı altındaydı. Ve o çatı, farklılıklar sayesinde ayakta duruyordu. Farklılar bir araya gelirse herkes birbirinden çok şey öğrenebilir. Farklılıklar bir olursa güzel bir ekip olunur. Bu ekip bazen arkadaşla, bazen de aileyle olabilir. Farklılıklarla olan beraberlik zenginleştirir, bulunduğu yeri güzelleştirir.

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

Toplam 4 tepki

Yorumlar (28)

  • Pınar Ç. dedi ki

    8 Ekim 2026

    Uyum, o farklılıkları farkedince ve kabul edince ne kadarda rahat ve huzurlu ilişkilere kapı aralıyor.

  • Sevgi Ç. dedi ki

    8 Ekim 2026

    Farlılıklarımız bizi birbirimizden uzaklaştırmak zorunda değil; doğru yerde buluştuğunda birbirimizi tamamlamamızı sağlar✨

    • Gozde Ekinci dedi ki

      9 Ekim 2026

      Bir insanın farklı olması, bizimle uyumsuz olduğu anlamına gelmez. Belki de bizim göremediğimiz bir ihtiyacı o görüyordur.

  • Büşra Bayrak dedi ki

    8 Ekim 2026

    Deneyimlerle yol almak da güzel, yeni bir şeyler demekte.. iyi ki farklılıklar var

    • Sera Ö. dedi ki

      8 Ekim 2026

      Deneyimler en büyük kılavuzlardan, insan hayatında😎💖

    • Emine K. dedi ki

      9 Ekim 2026

      Kesinlikle. Öyle olmasa bu güzellikleri nasıl fark edecektik?

  • Sera Ö. dedi ki

    8 Ekim 2026

    İnsan farklılıkları güzelliklere çevirdiğinde ne kadar da zenginleşebiliyor💕

    • Filiz A. dedi ki

      18 Ekim 2026

      Her farklı var oluş bir ihtiyaç gideriyor ne güzel gerçekten...

  • Nazmiye Girgin dedi ki

    9 Ekim 2026

    Yaşadığımız hayatlarda bir sera sanki..
    Her birimizin ihtiyacının farklılığı o seranın ne kadar güzelleşeceği ile ilgili..

  • Çiğdem S. dedi ki

    9 Ekim 2026

    Bulunduğumuz yerin güzelleşiyor olabilmesi için farklılıklara ihtiyaç var.Ancak o zaman ortaya bir hasat çıkıyor 🌷

  • Büşra nur K. dedi ki

    9 Ekim 2026

    Biri yenilikçi diğeri eskiyi devam ettiren.. bir bütün olunca hem düzenli hem farklılık oluyor.🌿

  • Sevim A. dedi ki

    9 Ekim 2026

    Farklı şeyleri denemek güzel ama deneyimlenmiş bir bilgide gerekli iş yaparken, satışta...Hayatın içindeki uyum ne büyük konfor sağlıyor bizlere.

  • E.sena dedi ki

    9 Ekim 2026

    İyi ki aynı değiliz :)

    • Tuba O. dedi ki

      15 Ekim 2026

      Değil mi? :) Çünkü bizden farklısına da çok ihtiyaç var bu hayatta

    • Pınar Ç. dedi ki

      16 Ekim 2026

      İyi ki👌🥰🤸🏻‍♀️

  • Deniz y. dedi ki

    10 Ekim 2026

    Pencerenin iki yanı farklıydı ama aynı çatı altındaydı. Bir ekibin iki farklı, tamamlayıcı parçası başarıya götürendir🍃

  • A. Neslihan D. dedi ki

    10 Ekim 2026

    Deneyimli olanı izlemek yolumuzu ne kadar kolaylaştırıyor.

  • Güliz Erturan dedi ki

    10 Ekim 2026

    Farklılıklarımızı bir eksiklik olarak değil de birbirimizi tamamlayan yönlerimiz olarak görebilmek ne güzel… Bazen kendi gibi olmayanı anlamaya çalışmak yerine kendimize benzetmeye çalışıyoruz. Oysa birbirimizden öğreneceğimiz ne çok güzel şey var. 🍃

  • Feyza Ç. dedi ki

    10 Ekim 2026

    Kimi ileri iter kimi geri çeker. Bu devran böyle gider yani :)

  • Ayşe B. dedi ki

    11 Ekim 2026

    Mesele farklılıklar ile bir denge kurabilmek, bu farklılıkları lehimize çevirebilmek.

  • RD dedi ki

    11 Ekim 2026

    Dışardan bir sesin eksik yanımızı söylemesi hem birliktelik sağlıyor hem de daha güzel işler çıkıyor. Bazen "dur" bazen "olur" diyen birisi...

  • Zehra A. dedi ki

    11 Ekim 2026

    Yeni şeyler denemek ve çeşitlilik insanı aynı zamanda dinamik yapan bir süreç geçmişin deneyimiyle birlikte bu süreci kullanarak dengelemek, harika bir iş çıkartır.

  • Gülfem A dedi ki

    11 Ekim 2026

    Farklılıklar sayesinde insan sürekli karşısındakinden bir şeyler öğreniyor.

  • Halime Ç. dedi ki

    14 Ekim 2026

    Bize benzemeyenlerle hayat daha verimli ve keyifli oluyor. Sorun bunu ilk başta kolay olmaması...

  • şira dedi ki

    15 Ekim 2026

    biri fren biri gaz... bir araç gibi ilişkilerimizde yol almamız buna bağlı değil mi ?

  • Tuba O. dedi ki

    15 Ekim 2026

    Geçmiş deneyimlerinden yola çıkarak kendine bir yol çizmek çok güzel. Buna bir de başkalarının deneyimlerinden çıkarımlar ekledik mi, o yol daha da güzelleşiyor :)

  • Filiz A. dedi ki

    18 Ekim 2026

    Deneyimli olanın varlığı büyük bir konfor. Onun bilgisi yola ışık tutar. Ama asıl güzellik deneyimli kişinin, o deneyime rağmen ben biliyorum demeden yeniliklere açık olması...

  • İlknur K. dedi ki

    20 Ekim 2026

    Deneyimli olanın tedbiri, yeni başlayanın heyecanı bir pencerenin iki kanadı gibi. Bazen o camı açıp hava almak lazım. Bazende cereyanda kalmamak için kapatmak gerekiyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.