
PERFORMANS DEĞERLENDİRME
Bahar bütün sıcaklığı ve neşesiyle gelmişti. Mağazaların vitrinleri çiçeklerle dolmaya başlamıştı. Rengârenk sezon yoğunluğu oldukça hissediliyordu. Önlerindeki üç ay, onlar için yılın en kritik dönemiydi. Hedeflerin büyük bir kısmı bu süreçte tamamlanacaktı. Bu yüzden ekip, vitrinlerden kampanyalara kadar her detayı planlıyordu. Ancak herkesin bildiği bir şey vardı. Başarı sadece vitrin görseli ile gelemezdi. Asıl belirleyici olan ekibin performansıydı. Bu nedenle Leman ve Eda, performans değerlendirme sürecini başlattı. Her çalışan tek tek ele alınarak değerlendirilecekti. Güçlü ve gelişmesi gereken yönleri net bir şekilde konuşulacaktı. İlk görüşmeyi satış birincisi Emir ile yapmaya karar verdiler.
Emir enerjik, güler yüzlü ve oldukça konuşkandı. Müşterilerle kolay iletişim kurduğu için ikna becerisi yüksekti. Bu yüzden yüksek satış rakamlarına ulaşabiliyordu. Ancak ufak bir problem vardı. Bazen konuşmaları gereğinden fazla uzuyordu. Leman, önce Emir’in başarısını takdir etti. Ardından daha kısa ve konu odaklı konuşması gerektiğini söyledi. Emir, bu geri bildirimi anlayışla karşıladı. Küçüklüğünden beri böyle olduğunu, konuşmayı çok sevdiğini dile getirdi. Bundan sonra daha dikkatli olacağını belirtti. Ancak görüşmede bile onu durdurmak kolay olmamıştı.
Sırada diğer çalışanları Esra vardı. Esra, Emir’in tam tersiydi. Sakin, az konuşan ve daha yavaş hareket eden bir yapıya sahipti. Ancak son bir yılda ciddi bir gelişim göstermiş ve satışta ikinci sıraya yükselmişti. İşini düzenli yapıyor, süreci dikkatle yürütüyordu. Bu performansa rağmen Esra’nın daha hızlı olması gerektiğini düşündü. Çünkü Leman’a göre konu satışsa herkes çok hızlı olmalıydı. Mağaza temposunun yüksek olduğunu ve daha hızlı olması gerektiğini ifade etti. Esra, uzun süredir hızlanmaya çalıştığını ve bunun kendisi için kolay olmadığını dile getirdi.
Leman ve Eda iki farklı insanın başarısı ile karşı karşıyaydılar. İki çalışan da farklıydı ama ikisi de başarılıydı. Emir konuşmasıyla ve hızıyla yol alıyordu. Esra ise daha sakin ve temkinli adımlarla ilerliyordu. Yöntemleri farklıydı ancak performans sonuçları şimdilik tatmin ediciydi.

Eda, Esra’yı kız kardeşine benzetmişti. O da sessiz, sakin ve yalnız takılmaktan hoşlanan biriydi. Hatta bir gün, mağazada karşılaştığı çok konuşan ve hareketli bir satış elemanı yüzünden oradan çıktığını anlatmıştı. Şimdi kardeşini daha iyi anlıyordu. Herkesin iletişim kurma stili birbirinden farklıydı. Bir an kendine önemli bir soru sordu:
“Değerlendirirken herkes için aynı ölçüyü kullanmak ne kadar doğru?”
Çünkü her insanın yapısı farklıydı; kimi hızlı kimi yavaştı. Kimi konuşarak ilerlerdi, kimi sessizce sonuç alırdı. Ama bu farklılıklar, başarının önünde bir engel değildi.
Eda bu farkındalıkla süreci yeniden ele aldı. Performans değerlendirmesinin daha detaylı ve daha adil olması gerektiğini düşündü. Herkesi aynı kalıba sokmak doğru değildi. İnsanların farklılıklarını ve buna bağlı performanslarını dikkate alan bir sistem kurulmalıydı.
Eda, ilerleyen dönemler için zihninde farklı planlar yapmaya başladı. Satış ve kampanya süreçlerini, müşterilerindeki farklılıkları da gözeterek yürütmeliydiler. Belli ki Leman’la uzun mesailer geçireceklerdi. Bu düşüncelerinden Leman’ın sözleriyle sıyrıldı. Neyse ki o da benzer düşüncelerle geldi.
- Eda, ne kadar ilginç değil mi? Bugün birbirinin zıddı iki kişi, bize neleri fark ettirdi. Şimdiye kadarki çalışmalarımızı tek tip insan varmış gibi yürüttük. Hem çalışanlarımız, hem müşterilerimiz için yeni planlar yapmalıyız.
- Çok haklısın, insanları makineymiş gibi düşünmekten bir farkı yok. Oysa insanlar detay özelliklerinde ve yaptıkları seçimlerde birbirinden çok çok farklılar.
Artık şirkette yepyeni bir döneme imza atılacaktı. Yeni kriterler belirlenmesine karar verildi. Bu Leman’ın da Eda’nın da içini rahatlatmıştı. Gerçek değerlendirme kriterlerine göre daha adil ve daha verimli bir çalışma düzeni kurulacaktı. Alışılmışın dışında yapılacak bu uygulama onları oldukça umutlandırmıştı. Belki diğer şirketlere de bu konuda örnek teşkil edeceklerdi.
Gerçek bir değerlendirme, insanı olduğu gibi görebildiğin noktada başlardı.
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
İlk tepkiyi sen bırak.
Yorumlar (33)
Halime Ç. dedi ki
16 Eylül 2026Her insanın farklı detayda marifeti var....
RD dedi ki
16 Eylül 2026İnsanı olduğu gibi kabul etmek ve değerlendirmek ne kadar kıymetli. Umarım böyle performans değerlendirmesi yapabilirim.
Emine K. dedi ki
16 Eylül 2026Doğru değerlendirme kaliteli ilişki doğurur diyebiliriz o halde 🙂
Ayşe B. dedi ki
16 Eylül 2026Hayatın her alanında gerçek bir degerlendirme yapabilmek ne kadar kıymetli 😊
Pınar Y. dedi ki
17 Eylül 2026Gerçek değerlendirme yapabilmek ümidiyle o vakit...
Zehra A. dedi ki
16 Eylül 2026İnce ince detaylandırınca ne çok farklılık var, iyi gelen :)
Tuba O. dedi ki
1 Ekim 2026Ne güzel ifade etmişsiniz. Aslında bu farklılıklar bize iyi geliyor. Sadece bunu fark edebilmeli.. 🙂
Sevgi Ç. dedi ki
17 Eylül 2026Farklılıkları yargılamak yerine kabul etmeye başladığımızda çok daha güzel bir alıyor🙂
Şira dedi ki
17 Eylül 2026Bu tür adımlar insana kendini kıymetli hissettiren detaylar,yok sayılmadığını hissetmek kişinin çalışma verimini de artırıyor.
Sera Ö. dedi ki
18 Eylül 2026İnsanı kıymetlendiren insanların sayısının çoğalması dileğiyle💕
Nazmiye Girgin dedi ki
18 Eylül 2026Değerlendirirken herkes için aynı ölçüyü kullanmak ne kadar doğru?”
Ne kadar da doğru bir soru? Farklılılığı kabul edebilmenin ilk adımı belki de 🙂Ays dedi ki
18 Eylül 2026Güzel bir yazı..
Ays dedi ki
18 Eylül 2026Gerçek değerlendirme. İhtiyacımı olan bu.
Sera Ö. dedi ki
18 Eylül 2026İnsanları dününe göre değerlendirmek ne kadar da doğru bir performans değerlendirme 👌🌸
Gülfem A dedi ki
19 Eylül 2026Kişiyi doğru değerlendirip, doğru rol vermek işteki verimide artırır.
Filiz A. dedi ki
9 Ekim 2026Kesinlikle... İyi bir lider ise verim elde etmenin yolu kişinin ne yapıp ne yapamayacağını çözmesi...
Deniz y. dedi ki
19 Eylül 2026Farklılıkları bilmeyen bir yönetici, sadece kendi bakış açısından baktığı için doğru ve verimli bir değerlendirme yapamaz. Bu da gelişim ve başarıya engel olur🥹
ZZ dedi ki
19 Eylül 2026Farklılıkları görebilmek için öncelikle kendi nefsimizi bi kenara koymak gerekir.
A. Neslihan D. dedi ki
19 Eylül 2026Detayları bilmek ne kadar iyi geliyor insana...
Zg. dedi ki
19 Eylül 2026Yaşamın varlığının detaydaki sebebi Farklılıklar…
Nur Ö. dedi ki
19 Eylül 2026Benzerliklerin yanı sıra bireysel farklılıklarda dikkate alınmalı. 🌿
Elif C. dedi ki
19 Eylül 2026Doğru bir bakış açısı doğru değerlendirmeyi getiriyor. Yanına adil olmak da eklenince daha bir güzelleşiyor herşey.
Sinem K dedi ki
19 Eylül 2026Performans değerlendirmesinde bazen insanı değil, kafamızdaki ideal çalışanı değerlendiriyoruz galiba.
Filiz A. dedi ki
9 Ekim 2026Sanırım öyle... Bize göre olmalı... bunu derken kaybediyoruz
Büşra Bayrak dedi ki
19 Eylül 2026Gerçekten hep tek tip varmış gibi eğitim veriliyor, satış yapılıyor oysa ne kadar farklıyız..
Rayise Aslan dedi ki
19 Eylül 2026İnsanların her konuda aynı tepki vermelerini beklememiz ne kadar da hatalı bir davranış??
Demet K. dedi ki
7 Ekim 2026öyle insanlarla olunca da problem çıkaran yine insanın kendisi oluyor, herkes aynı ve sıkıcı deyip başka tarafa yönelen...
Derya Ü dedi ki
20 Eylül 2026Tanımlamadığımızda adil olamayabiliyoruz☺️ Kimin neyi nasıl yaptığını bilmek güzel…
Ilknur K. dedi ki
28 Eylül 2026İnsanların bireysel farklılıkları başarılarına engel değildir. Başarı bireysel farklılıkları doğru şekilde yönetebilmektir.
Tuba O. dedi ki
1 Ekim 2026Okullarda da öğrenciler aynı bu şekilde daha adaletli değerlendirilmeliler diye düşündürdü bu yazı bana.
Feyza Ç. dedi ki
2 Ekim 2026İnsan faktörü herşeyi etkiliyor. Başarı ya da mutluluk isteği insanı tanımaya vardırıyor.
Filiz A. dedi ki
9 Ekim 2026Oysaki tüm sistemler böyle olsa ne iyi olur. Biz ise düz bir mantığa göre yapıyoruz her şeyi...
Sevim A. dedi ki
12 Ekim 2026Detayda ne kadar çok şey bilirsek o insanı tanımamız ve problemlerimize çözüm bulmamızda daha kolay olacaktır..
