SADECE TATİLE GİTMEK İSTEMİŞTİM

SADECE TATİLE GİTMEK İSTEMİŞTİM

SADECE TATİLE GİTMEK İSTEMİŞTİM

2 dk okuma

Merve ile Mehmet’i çok sevdikleri ortak bir arkadaşları tanıştırmıştı. Bu ilk adım, zamanla mutlu bir evliliğe dönüştü. Öyle ki ilk aylar bir rüyanın içindeymişçesine geçti. Neşeli kahvaltılar ve uzun sohbetlerle akşam yemekleri doldu.

Her akşam bir film izlenirdi ve tüm program Mehmet’e aitti.  Pazartesi komedi, salı aksiyon, çarşamba psikolojik gerilim filmleri izlenirdi. Her günün önceden belirlenmiş bir teması vardı. Mehmet’in sadece bu aktiviteye özel ajandası bile mevcuttu. Merve akşam için önceden belirlemese de leziz şeyler hazırlıyordu.  Ama zaman geçtikçe sorunlar da çıkmaya başlamıştı. Deyim yerindeyse “cicim ayları” bitmişti.  Merve artık bazı şeyleri düşünmeye ve rahatsız olmaya başladı. Mehmet ile bazı konularda anlaşamamaya başladılar.

Merve bir gece Mehmet’e yeni bir fikirle geldi;

-Hayatım haydi, yola çıkıp iki günlük tatile gidelim.

-Ne tatili Merve, gecenin bu saatinde? Hiçbir şey planlamadık, rezervasyon yaptırmadık. Hiç olur mu bu dediğin?

-Hep aynı şeyi yapıyorsun Mehmet. Her şey planlı olmak zorunda değil. İşin tadı, heyecanı burada zaten; plansız hemen yola koyulabilmekte... Sana bir şeyleri hep iki gün önceden mi söylemeliyim? Anladım sen beni sevmiyorsun, benden keyif almıyorsun.”

Merve artık Mehmet’in bu tutumunu sevgisizlik olarak algılıyordu. Sürekli planlı olma zorunluluğu ona rahatsız ediyordu. Aslında Mehmet her zaman böyleydi. Her şeyi planlı olmalı ve her zaman tedbir almalıydı. Tatile gidilecekse mutlaka önceden planlanmalıydı. Rezervasyon yapılmalı, gidilecek yer en ince detayına kadar düşünülmeliydi. Ani fikirler değil, önceden tasarlanan işler Mehmet’e göreydi.

Merve ise eşi Mehmet’in tam zıddıydı. Anlık planlar tam ona göreydi. Aniden ortaya çıkan programlardan keyif alırdı.  Planlı işlere geç kalır, vaktinde olması gereken yerde olamazdı. Hayatından ufak çaplı krizler de eksik olmazdı. Mehmet’in hayatında ise krizlere yer yoktu çünkü hep tedbirliydi. Merve ise tam bir kriz insanıydı. Ama çoğu krizde muhakkak bir çözüm bulurdu.

Yaratılış gereği insanlar birbirinden farklıdır. Herkesin kendine has özelliği, mizacı vardır. Bu çoğu zaman fark edilmez. Kişinin isteğiyle karşı taraf zıt kaldığında ise sorun ortaya çıkar. Sorun gibi görünenler aslında sorun değil, farklılıklardır. Bu farklılıklar, parmak izi gibi kişiye özeldir. Bu özelliklerle karşılaşmak aslında insanın hayatında yeni bir pencere açabilir.  

İnsan yolda kalmamalı; ilerlemeli ve her duruma uyumlanabilmelidir. İşte bunun anahtarı kişinin tam da yanı başındadır.  Çoğu zaman gözünün önünde yer alır; tıpkı Merve ve Mehmet gibi. Aslında her ikisi de birbirine bir şeyler katabilir. Zamanla kendilerine karşı taraftan yeni bir özellik ekleyebilir.

Peki, bu “yeni” ne olmalı ve nasıl olmalıdır? Merve, Mehmet’ten planlı olmayı öğrenebilir.  Mehmet ise Merve’den biraz esnek olmayı geliştirebilir. Beraber adım atmak çiftlere çok yol aldırır. Adım adım karşı taraftan yepyeni özellikler ekleyebilmek kişiyi geliştirir. Kendi özellikleriyle yoğurduğu çok daha güzel bir “ben” ortaya çıkabilir.

İşte o zaman güzel “Ben”ler  iyi “Biz”lere dönüşebilir.

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

İlk tepkiyi sen bırak.

Yorumlar (17)

  • Pınar Y. dedi ki

    21 Ağustos 2026

    İnsanın sorun olarak gördüğü yerlere bilinç vermesi, o farklılığı görmesini sağlıyor. Umulur ki o farklılıkların sorun olmadığı görülür umuduyla...🙏🌿

  • Gülfem A dedi ki

    22 Ağustos 2026

    Benlerin Bizlere dönüştüğü güzel bir hayat…

  • Ayşe B. dedi ki

    23 Ağustos 2026

    İlişkiyi ayakta tutan şey de "ben" olmaktan çıkıp bize dönüşebilmek...

  • derya ü. dedi ki

    24 Ağustos 2026

    ne var ki anlık plan yapsak.. ya da neden planlı değilsin bu kadar? soruları karşı tarafı kabul etmemekle alakalı :(
    bu ilişkide denge kurmayı geciktiriyor maalesef

    • Sera Ö. dedi ki

      31 Ağustos 2026

      Biz olabilmek için o dengeye ihtiyaç var...

  • Şira dedi ki

    25 Ağustos 2026

    Karşı tarafı farklılıkları ile kabul edince ne olmalı nasıl olmalılar otomatikman gerçekleşiyor, zamanla Benler Bizleşiyor...

  • Sera Ö. dedi ki

    31 Ağustos 2026

    İnsanlar farklılıkları yönettikçe bizleşiyor...

    • Emine K. dedi ki

      6 Eylül 2026

      Bunun için de farklılıklara karşı yargılı olmamak gerekir 🌸 aslında hayatı biz zorlaştiriyoruz.

    • Filiz A. dedi ki

      5 Ekim 2026

      O farkın farkına varmak ve ihtiyacını görmek belki de... Benden bize çıkışın kapısı oluyor...

  • Deniz y. dedi ki

    5 Eylül 2026

    Bazen planlı bazen esnek olabildiler ben’ler biz olmaz mı🥰

  • A. Neslihan D. dedi ki

    5 Eylül 2026

    Başta ne zor farklı olana alışmak. Alışınca da tadını çıkarmak ne güzel...

  • Zehra A. dedi ki

    6 Eylül 2026

    Bir gün eniştem işten geldi ve teyzeme: haydi "Trabzona rafting yapmaya gidiyoruz" demişti. Teyzem hayretle fikrine dahi alışmaya çalışırken gidememişti. Günlerce bu fikre alışmaya çalışmıştı. Eniştemin sonraki gidişinde teyzem de gitmişti ve "çok eğlendiğim bir tatildi plan yapmadan da yola çıkılabiliyormuş" demişti :) İlk duyduğu zamanki şokunu hep anlatırdı.

  • Ilknur K. dedi ki

    10 Eylül 2026

    Benlikten sıyrılıp biz olabilmek. Tam olarak ihtiyacımız olan şey. Biraz benden biraz senden olduğunda biz olabiliriz 😊

  • Sevgi Ç. dedi ki

    12 Eylül 2026

    Farklılıklarımız bizi ayırmak için değil, bizi biz yapmak için var aslında:)

    • D.K. dedi ki

      14 Eylül 2026

      Kesinlikle…
      Ama insanların farklı istekleri ilişkideki anlamlandırmalarını nasıl etkiliyor…

  • Büşra B. dedi ki

    18 Ekim 2026

    İnsan farklılığı anlamayınca sevilmediğini zannediyor ve çok üzülüyor.

  • Filiz A. dedi ki

    20 Ekim 2026

    İlişkide biz olabilmek için farkı fark etmek yetmiyor gerçekten. O farkı kabul etmek ve uyumlanmak da vazgeçilmez bir koşul...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.