
SAVUNMA SAHNESİ
Doğa, büyük ve muazzam bir savunma sahnesidir. Hayatta kalmak, her canlı için en temel ihtiyaçtır.
Tehlike anında kirpi hemen dikenlerini dışarı çıkarır. Keskin oklar, düşmanı geride tutmaya yeter. Kaplumbağa ise sert ve kalın kabuğuna çekilir. Kendini dış dünyaya kapatır ve iç kalesinde sessizce bekler. Hızlı tazı, saklanmak yerine hemen koşmayı seçer. Rüzgâr gibi kaçarak tehlikeyi arkasında bırakır. Bukalemun ise çevreye tamamen uyum sağlamayı başarır. Rengini hızlıca değiştirir ve düşmanların gözünden kaçar. Kuşlar da tehlike anında gökyüzüne doğru kanat çırparlar. Her canlı, kendini korumak için bir yol bulur.
İnsan da bu muazzam doğanın bir parçasıdır. Savaşlardan, afetlerden, felaketlerden korunmak için çeşitli hazırlıklar yapar. Bir savaş için füze veya güçlü bir tank geliştirir. Çeşit çeşit silahlar ortaya çıkarır. Bir sığınak veya güvenli alan oluşturur. Depremde yıkım olmasın diye sağlam ve esnek binalar yapar. Deprem çantası hazırlar, evdeki eşyaları sabitler. Aileye özel afet planı hazırlar.

İnsanın karada, denizde, havada güvenlik ihtiyacı devam eder. Güvenlik ihtiyacı ruhu yaralandığı zamanda ortaya çıkar. O zaman da savunma mekanizması geliştirir.
İlişkilerde kırılmak veya üzülmek insanı derinden sarsar. Zor anlarda herkes kendini farklı şekilde korur. Kimi insan, hemen bir kirpiye dönüşmeyi tercih eder. Dikenleri, onun en büyük koruyucu kalkanı olur. Etrafına görünmez ama çok keskin duvarlar örer. Net ve mesafeli tavırlarıyla yeniden incinmekten kaçınır.
Kimi insan, kaplumbağa gibi kabuğuna çekilmek ister. Günlerce odasından çıkmaz ve hiç kimseyle konuşmaz. Kendi iç dünyasında son derece sessiz bir alan oluşturur. Sessizlik, onun yaralı ruhunu dinlendiren tek sığınaktır.
Kimi insan ise adeta hızlı bir tazı gibidir. Ağır tartışmalardan ve gerginlikten hemen uzaklaşır. Çantasını toplar ve hiç bilmediği şehirlere gider. Uzak yollar, onun kırık kalbine şifa olur. Yeni yerler görmek, zihnini büyük karmaşadan kurtarır. Kaçmak, ona son derece güvenli bir alan açar.
Bazı insanlar ise tam aksine anlatmayı seçer. Dertlerini yakın dostlarıyla paylaşır ve kalbini ferahlatır. Sohbet etmek, onun en güçlü savunma aracıdır. Konuştukça ruhundaki ağır yük yavaşça hafiflemeye başlar. Dertleşmek, anlatmak onun en büyük ilacıdır.
Bazı insanlar da kendilerini tamamen işe verirler. Gece gündüz çalışarak acı veren şeyleri unuturlar. Zihni meşgul tutmak, kederli düşüncelerin önüne geçer. Çalışmak, onlar için koruyucu bir kale duvarıdır. Bazıları da neşeli mizahın ardına saklanmayı tercih eder. Sürekli şakalar yaparak içlerindeki büyük hüznü gizlerler.
İnsanoğlu doğa gibi rengârenktir.
Yöntemler farklı olsa da amaç hep aynıdır. “Bana dokunma!” diyen insana zorla sarılmaya çalışılmaz.
“Şu an konuşmak istemiyorum.” diyen kişiye “Şimdi konuşacağız!” denmez. Böyle durumlarda kişi, güvenlik duvarı delinmiş hisseder.
İnsan da doğadaki canlılar gibi güvende hissetmek ister. Kendini korumak, en temel ve doğal insani ihtiyaçtır. Bu yüzden insanların sınırlarına dikkat etmek çok kıymetlidir. Herkesin sınırları kendine hastır, zamanla değişebilir. Ama insana düşen değiştirmeye çalışmak değil, karşı tarafı anlamaktır.
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
Toplam 10 tepki
Yorumlar (19)
Gülfem A dedi ki
10 Ekim 2026İnsan ve güvenlik alanı ne güzel dile getirilmiş.
Deniz y. dedi ki
10 Ekim 2026İhtiyacı doğru anlayıp doğru davranmak önemli…
A. Neslihan D. dedi ki
10 Ekim 2026Kendimizce iyi birşey yapmaya çalışsak da aslında istemeden ne kadar zorluyoruz insanları.
Elif C. dedi ki
10 Ekim 2026İhtiyaca göre yaklaşmayı bilmek ilişkileri kuvvetlendiriyor. Yakinen şahit olduğum bir durum. Konuşmak istemiyorum ama o istemiyor. Uzaklaşma bana ne kadar zorsa o kadar hayrıma diyerek kapının önünden ayrılabiliyor insan. Başka türlüsü zor ...
Ayşe B. dedi ki
11 Ekim 2026insanların sınırlarına dikkat ettiğimizde daha sağlıklı ilişkiler kurma yolunda ilerleriz.
RD dedi ki
11 Ekim 2026İnsan anlayınca ve anlaşılınca güvende hissediyor. Kaleminize sağlık.
Zehra A. dedi ki
11 Ekim 2026Kendin gibi sen olmayanların da kendine has bir tarzı olduğunu anlayıp farkları görmeye başladığında ihtiyaçlarını da anlamaya başlıyorsun.
Sera dedi ki
15 Ekim 2026Farkı anlamadıkça neye ihtiyacı olduğunu göremiyorsun
Büşra nur K. dedi ki
11 Ekim 2026Kimimiz tazı, kimimiz kaplumbağa, kimimiz kirpiyiz doğada nereye baksak aynı insan gibi çeşit çeşit .. şaşırmamak elde değil ..🌸🎈
Emine K. dedi ki
12 Ekim 2026Kişisel sınırları daha güzel anlatılamazdı. 🌸
Gozde Ekinci dedi ki
14 Ekim 2026İlişkilerde doğru yaklaşım, her zaman daha çok yaklaşmak değildir; bazen doğru yaklaşım, gerektiğinde alan tanımaktır.
SEVGİ ÇİLCİ dedi ki
15 Ekim 2026İlişkilerimizin kalitesini belirleyen şeylerden biri de bazen karşımızdakilerin sınırlarına saygı göstermekten geçer✨
Şira dedi ki
15 Ekim 2026farklılıkları hayatımıza katmak çok güzel ama fıtrata çok dokunmadan...
Sera dedi ki
15 Ekim 2026İnsanların sınırlarına karşı onları anlayarak hareket etmek ne kadar kıymetli
Pınar Ç. dedi ki
16 Ekim 2026Anlayınca herşey nasılda değişiyor, farkındalıklar da...
Sevim A. dedi ki
16 Ekim 2026Karşımızdaki insanı değiştirmeye çalışmak yerine, onu anlamak, sınırlarına dikkat etmek ilişkilerimizi daha güçlü kılıyor...
İlknur K. dedi ki
20 Ekim 2026Karşımızdaki insanın savunma mekanizması onun sınırları. Karşımızdaki kişinin sınırlarına saygı duyduğumuz zaman daha sağlıklı iletişim kurabiliriz.
Hayriye Ç. dedi ki
26 Ekim 2026İnsanları olduğu gibi kabul etmek ne kadar kıymetli.
Nur Ö. dedi ki
26 Ekim 2026Herkes kendini farklı şekilde korur. Önemli olan karşımızdakinin savunma biçimini anlayıp sınırlarına saygı gösterebilmek.🌿
