ŞİMDİKİ AKLIM OLSAYDI

ŞİMDİKİ AKLIM OLSAYDI

ŞİMDİKİ AKLIM OLSAYDI

3 dk okuma

Bahar gelmiş, doğa yeniden canlanmıştı. İnsanlar kabuğundan çıkarcasına parklara, bahçelere yönelmişti. İlkbahar Yusuf’un da en sevdiği mevsimdi. Fakat bu bahar, onun için daha önemli şeyler vardı.  Haziran ayı kapıdaydı ve üniversite sınavına çok az kalmıştı. Yusuf’un hayatı ders kitaplarının gölgesinde soluklanıyordu. Yemek yemeyi unutmuş, gece çalışmaları sabahlara kadar uzamıştı. Gözaltları çökmüş, odası havasızlıktan ağırlaşmıştı.

Annesi odasına yine sessizce girdi; “Azıcık hava alsan ne güzel olur oğlum. Tıkıldın kaldın bu odaya, hasta olmandan korkuyorum.” dedi. Yusuf ise masadan başını kaldırmadan, “Sınav bitince hava alırım anne. Şu anda ders çalışmam gerekiyor.” dedi. Çünkü kalbi başka bir şehirde, başka bir isimle atıyordu.

Sınavdan yüksek puan almalıydı, çünkü o üniversite “Müge” demekti. Aynı fakülte, aynı şehir, aynı ortam… Ardı ardınca saymakla bitmeyen hayalleri vardı… Sabahları aynı dolmuşta sarsılmak, aynı pastaneden simit almak istiyordu. Akşamları aynı koridorda yürümeli, aynı şehrin yağmurunda birlikte ıslanmalıydılar. Yusuf için hedef tıp fakültesinden ziyade; Müge’yle düşlediği geleceğiydi. O yüzden iki ay boyunca sosyal medyayı kapattı. Telefonunu sessize aldı, dişini sıktı. Onca emek sonucunu verdi ve istediği okulu kazandı. Biraz şaşkın bir hal içindeydi. Çünkü tıp fakültesinde yapabilecek miydi emin değildi. Fakat asıl kazandığını sandığı şey Müge’ydi.

İlkbahar gibi geldi ilk günler. Gündüzleri fakültenin bahçesindeki banklarda birlikte ders çalışıyorlardı. Tatil günlerinde birlikte vakit geçirip geleceğe dair planlar kuruyorlardı. Yusuf her şeye katlanıyordu; uykusuzluğa, Latin terminolojisine, zorlu hocalara… Çünkü gözünün önünde hep Müge vardı.

Bir süre sonra rüzgâr tersine döndü. Müge’nin çevresinde yeni yüzler artmaya başladı. Kulüp etkinlikleri, proje grupları, geç saatte biten çalışmalar eklendi. Yusuf’un adı cümlelerin sonuna düşer oldu. Mesajları geç görüldü, kahkahalar daha çok başka masalarda yankılandı. Ayrılık; gelmesi gereken bir misafir gibi kapıyı çaldı.

Yeni yüzler, Yusuf’u o şehirde yapayalnız bıraktı. Asıl zorluk bundan sonra başladı. Tıp fakültesi, pek de hayal ettiği gibi değildi. Latince kelimeler diline dolaşıyor, sayfalar gözünde sisleniyordu. Bir gün diseksiyon salonunda, kadavraya yakından bakınca midesi kalktı. Bacakları çözüldü ve yere düştü. Hocası; “Buna bakmadan doktor olunmaz evlat. İğne var, kan var, neşter var. İyi düşün, devam edebileceğine emin misin?”

Yusuf ne kadar emin olmadığını anladı. Çünkü o sahnede kendini değil, başkasının hayatını görmüştü. Aylarca gayret etti ama işler hep daha kötüye gitti. Her derste ayağına bir taş daha bağlanıyor gibiydi. Her sınavda kendinden biraz daha uzaklaşıyordu. Sonunda itiraf etti: “Bu yol benim yolum değil!” Onca emeğini, kendi elleriyle masaya bıraktı. Bu, onun için elbette kolay olmadı. “Boşa mı gitti?” sorusu her aynada karşısına çıktı.

Geriye dönüp baktı ve kendine sordu: “Bunu neden yaptım?” Cevap çok basit ve acıydı. İnsan çok istediği şeyin önüne geçmekte çok zorlanır. Müge’yle yaşayacağı hayatın heyecanı, tıbbın gerçeklerini örtmüştü. “Şimdiki aklım olsaydı asla böyle bir seçim yapmazdım.” diye düşündü.

Peki, Yusuf’un aklı nereye gitmişti?

İnsan karar verirken duyguları aktifleştiği için heyecanlanır. Heyecanlandığında gözünün önündekini göremez hale gelir. İşte kişi, bu yüzden yanlış karar verir. Yusuf tıp okumuyordu; Müge’yle kurulacak bir evin hayalini okuyordu.

İnsanlar istedikleri şeyler uğruna çok çaba sarf ederler. Bazen bir eşya, bazen bir ilişki veya bir kariyer için aylarını hatta yıllarını verebilirler. Hesaplayamadıkları maliyetler, öngöremedikleri olumsuzluklarla karşılaşırlar. İşin başında düşündükleri sahne ile sonunda gördükleri birbirinden farklıdır.

Aslında Yusuf’un giden aklı değildi. Sadece bir süreliğine, sevdiği kızın gölgesinde kalmıştı. Şimdi gölge çekilmişti ve ilk defa kendi ayak izlerini görüyordu. Müge’yi tanıdığını düşünmüştü. Ama hayat ona hiç tanımadığını göstermişti. O yüzden tanımaya kendinden başlamalıydı. Gerçekten “Ben kimim?” sorusu ile yeni bir yolculuğa çıkacaktı. Sadece isteklerinin peşinden koşan bir Yusuf yoktu. Artık neyi neden yaptığını bilen bir Yusuf olmalıydı. Kendisi nelerden hoşlanırdı? Nelere üzülürdü? Hangi alanlarda başarılıydı veya kendini nerelerde geliştirmeliydi? Aslında herkesin yolculuğu kendiyle başlamalıydı.

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

İlk tepkiyi sen bırak.

Yorumlar (33)

  • Ayşe B. dedi ki

    14 Haziran 2026

    İnsan neyi sevdiğini, neyi sevmediğini, neyi yapıp neyi yapamayacağını bildiğinde daha doğru kararlar alır. Kendisini zorlaması gereken yerleri daha iyi görür. Bu yüzden
    herkesin yolculuğu kendiyle başlamalı....
    Kendi hayat sahnesinde figüran kalmamak için...

  • Derya ü. dedi ki

    15 Haziran 2026

    Hoş geldin Yusuf :) Kendinle tanışmaya hazır mısın? Başkası için yaşamadan

    • Ebru T. dedi ki

      16 Haziran 2026

      🌸 insan kensiyle tanışmaya başladığında yeni bir hayat başlıyor yaş kaç olırsa olsun

  • Tuba O. dedi ki

    15 Haziran 2026

    Bugün de Yusuf'a üzüldük :(
    Ama demek ki bazen hayal kırıklıkları da insanın bilincini açıyor. Neyin neye sebep olacağını bilemiyor insan.
    Yine de neyi neden istediğimize kafa yormamız gerekiyor anlaşılan :)

  • Özlem Çimendür dedi ki

    15 Haziran 2026

    "Şimdiki aklım olsaydı" ne kadar da sık kullanılan bir cümle. Dememek için önce kendi yoluna bakmak, önce kendinin iyi bir ben olması çok önemli bir detay...

  • Sevim A. dedi ki

    15 Haziran 2026

    İnsan sürekli bir şeyler olsun diye çabalıyor. Okul, iş, kariyer, eş her ne için çabalıyorsa öncelikle kendini tanımalı. Hayat bir yolculuksa kendini tanı ki yoldakilerle de iyi ilişkiler kurabilesin..

  • Ebru T. dedi ki

    16 Haziran 2026

    Şimdiki aklı tüm zamanlara taşımak istiyoruz. Gözlerimiz perdelenmesin hep kârlı seçimler yapalım ... Aklını nerede kaybettin deriz mesela... Akıl ve suyhuları yönetmrnin bir stratejisi olmalı🥰

    • Sera Ö. dedi ki

      17 Haziran 2026

      Daha akıllı bir ben nasıl olurdu? :) yu da öğreten bir strateji de eklense

  • Ilknur K. dedi ki

    16 Haziran 2026

    "İnsanın yolculuğu önce kendiyle başlamalıydı." Ne kadar da gerçek bir cümle ve ne kadar da bu gerçeğe uzak kaldık.

    • Filiz A. dedi ki

      24 Haziran 2026

      Başkalarını düşünerek bir şeyleri yaparken daha iyi bir insan olduğumuzu zannediyoruz. Oysaki kendimizi toparlamadan başkalarını toparlama hakkımız da pek olmuyor ne garip.

      • Tuba O. dedi ki

        30 Temmuz 2026

        İnsan kendisine kör oluyor. En yakınımız kendimiz, en çok kendimizi tanıdığımı zannederken, bazen en az kendimizi tanıdığımızı farkediyoruz.

  • ElmasA dedi ki

    16 Haziran 2026

    Kim kimdir Yusuf 😊
    İnsanın kendini bilmesi seçimlerini ne çok etkiliyor..

  • Nursena dedi ki

    16 Haziran 2026

    İnsanda istek en doğal süreç. Ama sorulması gereken bir kaç soru ve alınması gereken cevaplar var. Peki neden soru sorar ve cevap bekleriz? Çünkü o cevaplar aslında istediğim şeyin faydası var mı yok mu bunu daha görünür ve net kılar.

  • Hazal N dedi ki

    16 Haziran 2026

    Amaca giden yol ve başarı önemli elbette ama amaç ne kadar doğru bunu düşünmek lazım bir de 🙏

  • Hayriye Ç. dedi ki

    16 Haziran 2026

    Ah Yusuf Ahh.. Çoğumuz bir zamanlar bir Yusuftuk belki de... Ama ne demişler? "Gün bu gün, saat bu saat.." Biz işimize bakalım :)

  • RD dedi ki

    17 Haziran 2026

    İnsan bazen de yaşadıklarıyla acı da olsa yapması gerekeni fark ediyor. Ama insan bunu yaşarken zamanından,sağlığından,... maddi manevi kayıplar yaşıyor. İnsanın kendini fark etmesi için zamanı, sağlığı, psikolojisi ... çok kıymetli.

  • Sera Ö. dedi ki

    17 Haziran 2026

    İnsanın aynadakini ve aynadakinin gerçek isteklerini deşifre edebilmesi ne güzel...

    • Pınar Y. dedi ki

      15 Eylül 2026

      Bize verilen o mirası anlamak çok daha güzel

  • RNK dedi ki

    18 Haziran 2026

    Yusuf’un hatası çalışmak değil, ne için çalıştığını fark edememesiydi. Bazen insan hedefe değil, hedefin arkasındaki hayale bağlanır. Kendini tanımadan verilen kararlar ise kişiyi kendi yolundan uzaklaştırabilir. Bu yüzden doğru seçimlerin ilk adımı, insanın önce kendisini tanımasıdır.

  • Sevgi Ç. dedi ki

    18 Haziran 2026

    Kendimizle tanışmak için hiç bir zaman geç değil, önemli olan şey buna hazır mıyız?

  • Deniz y. dedi ki

    20 Haziran 2026

    Şimdiki aklım olsaydı? Peki şu anki aklımla geçmişteki aklım arasındaki fark ne? ya da ortalığı karıştıran aklım mı😊

  • A. Neslihan D. dedi ki

    20 Haziran 2026

    Karar anında duyguları kontrol altına almayı öğrensek ne kadar rahatlayacağız 💐

    • Filiz A. dedi ki

      24 Haziran 2026

      Her zaman kendimizleyiz. Kendimizden kaçamıypruz. O zaman ben kimim? Bunu iyi bildiğimde kendimi değiştirmek istediğimde de iyi stratejiler bulabilirim ;)

    • D.K. dedi ki

      27 Haziran 2026

      O zaman şu soru da anlamlı değil mi?
      “Şimdiki duygum olsaydı”

  • Feyza Ç. dedi ki

    24 Haziran 2026

    Aslında basit bir soruydu "Ben kimim?" Arka planda "Tüm enerjimi ve zamanımı ne için harcarsam mutlu olurum?" sorusunun da cevabını verecekti bize.

  • Büşra Bayrak dedi ki

    26 Haziran 2026

    Nasıl bunu yaptımları anlattu bize Yusuf😉 insan gerçekten bir şeyi.çok isteyince çok yanlış seçimler yapabiliyor.

  • Songül G. dedi ki

    27 Haziran 2026

    Evet insan önce kendiyle başlamalı tanımaya,tanışmaya. Ben kimim sorusunu sormalı. Gerçekten de tanımaya çalışmalı, yüzleşmeli. Aynaya baktığı kişiyi,isteklerini bilmeli.
    Sonrası sonra ☺️

  • SinemK. dedi ki

    27 Haziran 2026

    Hedef sandığımız şeylerin bazen bir duygunun peşinden gitmek olduğu çok güzel ifade edilmiş 👌🏻🌸

  • Zehra A. dedi ki

    28 Haziran 2026

    Çok istediğimiz şeylerin bize kendi hayatımızı kaybettirmesi... acı... ama gerçek...

  • Bircan Ç. dedi ki

    7 Temmuz 2026

    İnsanın hedefi olmadan hareket etmesi ile bir hedef için harekete geçmesi aynı şey değil, aynı sonuçlara ulaştırmıyor 🌻

  • Şira dedi ki

    19 Temmuz 2026

    Ve bir gün ne olursa olsun gölgeler kalkar ve gerçekler gün yüzüne çıkar. ne kadar gerçeğe uyumluyuz bunu sordurtan bir yazı olmuş...

  • Gülfem A dedi ki

    30 Temmuz 2026

    İşin başında düşündükleri sahne ile sonunda gördükleri birbirinden farklıdır.
    İşte bu aradaki süreçtekilerde yetişmedir.

  • Pınar Y. dedi ki

    15 Eylül 2026

    İnsan isteğinin altındaki yatan diğer baskın isteğini görebilse, çünkü her isteğin altında yatan daha güçlü olan o istek insanın gözünü kör eden...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.