TUZ GİBİ

TUZ GİBİ

TUZ GİBİ

2 dk okuma

Gün yavaş yavaş aydınlanmaya başlamışken uyandı. Balkon kapısını açmasıyla içeriye temiz bir hava doldu. Şehir henüz uyanmamıştı, sadece kuş sesleri vardı. Aysel derin bir nefes aldı ve gökyüzüne baktı. Çocukluğunda erken uyanmayı pek sevmezdi. Ancak yaşı ilerledikçe zamanı böyle kıymetlendirdiğini fark etmişti. Herkes uyurken uyanmak, ona günü erkenden yakalamış hissi veriyordu. Havadaki sabah serinliğini hissetmeyi de çok severdi.

Aysel sabah yürüyüşe çıkmaya karar verdi. Üstünü değiştirip sokağa indi ve yürümeye başladı. Adımları yavaş, omuzları dik ve kafası sakindi. Çocukluk arkadaşı Serap’ın evinin önünden geçerken durdu. Perdeler kapalıydı, belli ki henüz uyanmamıştı. Uzun uzun Serap’ın odasının penceresine doğru baktı.

Aralarının biraz açılması onu üzüyordu. Eskiden Serap’ın sözleri bu kadar rahatsız etmezdi. Şimdi ise her cümlesi ya uyarı ya soru gibi geliyordu. Geçenlerde bir elbise almış ve fotoğrafını atmıştı. Serap’ın ilk cevabı: "Güzelmiş ama seneye de giyebilir misin? Makineye atınca ne olur acaba?" olmuştu. Aysel ne diyeceğini bilememiş, gülüp geçmişti. Çeyiz için aldığı alışverişlerde de tepkisi benzer oluyordu.  Evine aldığı yemek masasını gösterince de "Bu çok leke tutar." demişti. O an tüm hevesi kaçıp gitmişti.

Aysel alacağı şeyin önce güzel olmasına dikkat ederdi. Rengine, kesimine, vitrindeki duruşuna ve üzerindeki desenlere bakardı. Serap ise kumaşına, dokusuna, dayanıklılığına, nasıl yıkanacağına bakardı. Aysel çabuk sıkıldığından yeni şeyler almayı severdi. Serap ise yıllarca giyebileceği parçaları seçerdi.

Serap hayatın içinde ince detayları gören biriydi. Bu yüzden bazen istemeden de olsa can sıkabiliyordu. Aslında bu hali Aysel’in görmediği delikleri kapatıyordu. İçten içe güven hissettirse de bazen söyledikleri moral bozabiliyordu. Aysel içinden; “Evet, söyledikleri doğru ama güzelce söylese ne hoş olurdu.” diyordu.

Arkadaşlıkları "Leke tutar mı?" cümlesiyle bitecek değildi herhalde? Bunun için de küsülürse hiç iyi olmazdı. Serap’ın tarzı bazen can sıkabilirdi ama söyledikleri tutarlıydı. Bu düşüncelerle yürürken fark etti ki, sabahın serinliği gitmişti.  Biraz ilerideki bir banka oturdu. Başını kaldırıp önce gökyüzüne sonra etrafına bakındı. Elinde çay yoktu ama havada demlenmiş bir huzur vardı. Telefonunu çıkarıp Serap’a yazdı: "Bugün yürüyüşe biraz erken çıktım. Aldığım yemek masasına örtü bakacağım. Müsaitsen sen de benimle gelir misin?” Mesajı gönderdikten sonra banktan kalktı. Düşündü ki bazı insanlar tuzu anımsatırdı. Yemeğin içine atıldığında fark edilmez, ama yokluğunda her şey eksik kalırdı. 

Serap, ne elbisenin rengini överdi ne de masanın çizgisini... Ama "Bu kumaş leke tutar."dediğinde Aysel daha sağlam adım atardı. Güzelliğin yanına mantığı da eklerdi.  Tıpkı tuzun yemeğe hem tat hem denge vermesi gibiydi.  Şimdi mesajına hemen cevap gelmese de olurdu. Çünkü orada olduğunu bilmek de içini ısıttı.

Herkesin birbirinden öğreneceği çok şey vardır. Bazı şeyleri fark etmek için zamana ihtiyaç vardır. Aysel nasıl fark ettiyse zamanla Serap da fark edebilirdi. Kim bilir o da bazı cümlelerini daha güzel söyleyebilirdi. Çünkü hayat, insanların birlikte yoğrulduğu bir yolculuktur. Bu yolculuğu güzelleştirmek de her bireyin kendi gayretiyledir.

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

İlk tepkiyi sen bırak.

Yorumlar (18)

  • Büşra B. dedi ki

    18 Ağustos 2026

    Hayat insanların birlikte yoğrulduğu yolculuk.. ne kadarda anlamlı

  • Zehra A. dedi ki

    19 Ağustos 2026

    Farklı bakış açılarına rağmen insanları hayatından uzaklaştırmamak, onlardan öğrenilecek şeyler olduğunu farkederek adımlar atmak çok güzel bir konfor, insanı zengin hissettiriyor

    • Filiz A. dedi ki

      1 Ekim 2026

      Değil mi? Yoksa sadece bizim gibi kişileri çevremize toplayan başkalarıyla hiç geçinemeyen o huysuz kişişiğe dönüşebiliriz sanki...

  • Derya Ü dedi ki

    19 Ağustos 2026

    Seraplar iyi ki varlar…

    Ayseller de öyle, Bunu fark edebilmeyi dilerim🌷

    • Pınar Y. dedi ki

      21 Ağustos 2026

      İyiki varlar, farketmek ve farkedilmek dileğiyle👌🌟🌸

  • Ayşe B. dedi ki

    19 Ağustos 2026

    Tıpkı bir hamur gibi.... birbirimizle yoğuruluyoruz... 🫠

    • Sera Ö. dedi ki

      1 Eylül 2026

      Hepimiz ayrı bir kıvamda...

    • Emine K. dedi ki

      15 Eylül 2026

      Ne güzel bir benzetme olmuş. Evet birbirimizle mayalandikca ortaya tatlı bir ekmek çıkıyor 🙈

  • Ilknur K. dedi ki

    20 Ağustos 2026

    İlişkide olduğumuz kişiler aslında hayatımızın tadı tuzu. Varken çok anlaşılmasa da yokluğu fark edilir.

  • Pınar Y. dedi ki

    21 Ağustos 2026

    Bir iliski Leke tutar mı? Evet tutar. Nezaman tutar? Farklılıkları kabul edip uyumlanmayınca çıkmayan lekeler bile oluşur.

  • Gülfem A dedi ki

    22 Ağustos 2026

    “ Herkesin birbirinden öğreneceği çok şey vardır. ”

  • Elif C. dedi ki

    22 Ağustos 2026

    Kumaştaki lekeler hemen farkedilip müdahale edilince kolayçık çıkıverir ya ilişkilerdeki lekeler de öyle. Farkettiğin an ne kıymetli, dönüşü ne de kolay. Fakedebilmek dileğiyle...

  • Şira dedi ki

    25 Ağustos 2026

    Herkesin kendinde barındırdığı bir tuzu var bunu kabul edince ilişkiler de leke tutmuyor...

  • Sera Ö. dedi ki

    1 Eylül 2026

    İnsana kendisinde olmayanı ekleyen bir dostunun olması ne güzel bir ikram...

  • Deniz y. dedi ki

    5 Eylül 2026

    Güzelliğin yanına mantık da eklenince denge oluyordu. Tuzun yemeğe tat vermedi gibi🍃

  • A. Neslihan D. dedi ki

    5 Eylül 2026

    Bir arada kalmak için değişmek şart. Değiştikçe de güzelleştiğini fark ediyor insan

    • D.K. dedi ki

      14 Eylül 2026

      Değişmek mi dönüşmek mi?

  • Filiz A. dedi ki

    1 Ekim 2026

    İnsan başkasındaki farkın kendindeki eksik olduğunu fark edince ne güzel oluyor ilişki... Yoksa hayat bir tahammülden ibaretmiş gibi oluyor... Oysa ki ona ihtiyacım var. Benim göremediğimi görüyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.