GEÇMİŞ Mİ GELECEK Mİ?

Fatma, yaz tatillerini köyde geçirmeyi çok severdi. Karne gününün gelip, tatilin başlamasını iple çekerdi. Köydeki her an, şehir hayatından çok daha anlamlı gelirdi. Akrabalarını ziyaret ederdi ama en çok anneannesinde kalmayı severdi. Anneannesinden öğrendikleri, dedesiyle eğlendiği vakitler onun için paha biçilemezdi. Köylülerle, akrabalarıyla ilgili ne acayip hikâyeler dinlerdi… Hayvanla, toprakla, bitkiyle ilgili ne eşsiz bilgiler alırdı onlardan… Hele ninesiyle dedesinin atışmalarını izlerken çok mutlu olurdu.

Yine bir gün işlerini bitirmiş, kahve içmek için oturmuşlardı. “Hey gidi günler hey!” diye başladı söze Asiye nine:

-Ben gençliğimde böyle miydim? Keklik gibi sekerdim, ev, tarla ve hayvanlar hep elimden geçerdi. Bir kere de of dediğimi hatırlamam. Şimdi dizlerimin ağrısından merdivenleri zor çıkıyorum.

O sırada Veysel dede, gözlüğünü takmış gazetesini okuyordu. Asiye nine sesini yükseltip:

-Bey! Beni dinlemiyor musun sen?

-Canım hatunum dinliyorum tabi ki. Ama sen niye geçmişi düşünüp üzülüyorsun ki? Bak kimseye muhtaç olmadan yuvarlanıp gidiyoruz. Yakında yeni torun da geliyor nasipse. Onun mutluluğunu yaşasak olmaz mı?

Bu tatlı çiftin genelde atışmaları olurdu. Ancak bu sefer Fatma’nın dikkatini bir şey çekmişti. Ninesi hep geçmişten bahsederken, dedesi geleceği konuşmaktan hoşlanıyordu. Tam altmış yıldır aynı yastığa baş koymuşlardı. Asiye ile Veysel’in aşkları dillere destan olmuştu. Herkes onları birbirine çok yakıştırırdı. O zamanlar köye atla gidilirdi.

Evin önünden Veysel’in geçeceği saati bilen Asiye, heyecanla beklerdi. Veysel, Asiye’yi görünce atını daha da hızlandırırdı. “Benim için kaç tane at çatlattı bilmezsiniz siz.” derdi. Asiye nine tebessümle ve o günlere olan özlemiyle anlattıkça anlatırdı. “Hele utana sıkıla bakışmalar yok muydu? Öyle şimdilerdeki gibi görüşmeler nerdee! Aracılarla mektuplaşmanın tadı şimdilerde pek bilinmez. Salı gününü iple çekerlerdik. “Acaba bana ne yazmış?” heyecanıyla. Ne güzel ve ne saftı her anı…

Şimdi seksenlerini geçerken o günleri özlemle anıyordu Asiye nine. Evliliği, doğumu, hastalıkları, ona yaşatılanlar, onun hayalleri… Her olay ayrıntılarıyla tek tek hatırındaydı. Veysel dedenin ise geçmişle hiç işi olmazdı. Hatırlamazdı da çoğu şeyi, dünkü yediği yemek de dahil… Arkadaşlarından da sitem işitirdi bu sebeple, vefasız görülürdü bazen. Bir sessizlik olmuştu. Fatma tam başka bir konu açmaya çalışacaktı ki ninesi:

-Hatırlamazsın tabi sen. Rahmetli annenle tartışmıştık da sen beni savunmamıştın. Ağlamıştım da o zaman bile oralı olmamıştın.

-Yahu hatun nasıl oluyor da unutmuyorsun hiçbir şeyi? Yıllardır söyleyip durursun, gençlik işte yaptık bir hata. Hem güzel günlerimiz onlardan çoktur. Onları hatırlayıp konuşsak olmaz mı? Hatta geçmişi hiç mi konuşmasak, ne dersin?

-Olur mu hiç öyle şey! Geçmiş olmazsa hayatın ne anlamı kalır? Ne yıllar geçti, ne zorluklar çektim ben. Nasıl unuturum o kadar şeyi?

Fatma kendini düşündü, sonra ailesini. Onlarda da geçmişe takılan babası idi. Eski iş yerinde yapılanları tekrar tekrar anlatan. Annesi ise daha çok geleceği düşünme taraftarıydı. Fatma’nın kendisi de babası gibiydi. Ona yapılan ne iyiliği ne de kötülüğü unutmazdı.

Bazıları geçmişin gölgesinden çıkamazken, bazıları da  geleceği hayal ederek yaşar.

Kiminin cümleleri ‘Olmuştu‘larla kiminin ki ise ‘Olacak‘larla tamamlanır. Hep gelecekte yaşamak, bugünü kaçırmaya sebep olabilir. Veya yapılan iyilikleri unutturabilir, vefadan edebilir. Herkesin sahip olduğu farklılıkların avantaj ve dezavantajını bilmek, insana çok şey katar. İnsanın amacı dününe göre daha mutlu olmaksa; geçmişte yaşadıklarını hatırlayıp ders çıkarmalıdır. Sahip olduğu deneyimlerle ve güzel anılarla geleceğe doğru bakabilmelidir. Böylece kaliteli bir yaşam süren insana geçmişi huzur verir ve geleceği umut getirir.

Loading spinner

17 Responses

  1. kimi akşam yediği yemeği hatırlamazken kiminin 30 yıl önceki düğün alışverişindeki olayı hala güncel tutması 🙂 insan farklılıkların neden olduğunu anladığında ilişkilerde dengeye geliyor.

  2. Kendimizi tanıdığımızda ne sadece gelecek ne de sadece geçmiş oluyor zihnimizde. İkisinde olması gereken yerler var.

  3. Kişi avantajını ve dezavantajını öğrendikten sonra hem kendini hem de ilişkilerini daha iyi yönetmeye başlıyor. Geçmişten ders çıkarıp geleceğimizi dizayn ettiğimizde yaşam kalitemizi armaya başlıyor.

  4. Geçmiş gelecek için vardır aslında ama bazılarımız gereğinden fazla takılır geçmişe.bazilarimiz da gelecek için geçmişi yok sayar. Dengeye gelmemiz dileğiyle.

  5. Geçmişten alınan dersler ve yarına umutla hazırlanmak… Her ikisine de ihtiyaç var… Peki bizim hangi yönümüz daha iyi?

  6. Geçmiş de önemli gelrcekteki planlar da… Ama geçmişi yad edip bugününden şikayet etmeyi alılkanlık haline getirmemek lazım. Eskiden ne güzeldi.. şimdi maalesef diye sürekli … Bugünün de güzellikleri var… Bence insan hepsinden pozitif anlamda beslenebilmeli😉

  7. Geçmiş de önemli gelecekteki planlar da… Ama geçmişi yad edip bugününden şikayet etmeyi alılşkanlık haline getirmemek lazım. Eskiden ne güzeldi.. şimdi maalesef diye sürekli konuşunca insanın yaşama sevinci azalıyor… Bugünün de güzellikleri var… Bence insan hepsinden pozitif anlamda beslenebilmeli😉

  8. Geçmişe takılmamak aynı zamanda önüne de bakabilmek… Ah bir zorlayabilsek kendimizi bugünümüz çok daha güzel olacak:)

  9. Geçmişe takılı kalmak insanı ekstra yoruyor. Karşı taraftaki kişileri de” artık yeter” dedirtiyor. Sebebini de bilmeyince de çatışmalar başlıyor..

  10. Geçmişe takılı kalmak, bulunduğu anın keyfini çıkaramamaya sebep oluyor maalesef..geçmişten ders alıp geleceğe güçlü gitmek dileğiyle🌿

  11. Geçmişin huzurunu, geleceğin umudunu bu kadar sade anlatmanız kıymetli. İnsan neyi ne kadar taşıması gerektiğini daha iyi fark ediyor.
    Herkes bazen ya geçmişte ya gelecekte kalıyor ama asıl mesele ikisini dengede tutabilmek 👍🏻

  12. İkisi de birbirine unuttuklarını hatırlatır gibi:) Birisi unuttuğu geçmişini hatırlamasına yardımcı oluyor diğeri de onun için geleceğe yeni yollar açıyor yeni geçmişler oluşturuyor gibi. 😇

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir