BİZİM EVİN HALLERİ

Pencereden sızan sabah güneşi, odanın duvarlarına yansımaya başlamıştı. Yüzüne vuran güneşin sıcaklığını hissettiğinde, gözlerini sıkıca yumdu. Ayşe, hafta sonları erken kalkmayı sevmezdi. Hafta içi okul için saat 06:00’da kalkması zaten yorucuydu. Çoğu zaman “Hafta sonu kimse beni rahatsız etmesin, dinleneyim.” diye söylenirdi. Ama annesi Nevin Hanım, onu bir bahaneyle uyandırırdı. Ayşe ise sitemle mırıldanırdı: “Ben uyumayayım, dinlenmeyeyim diye elinden geleni yapıyorsun anne!” Yine o sabah da durum değişmedi. 

– Ayşe, Ayşe… Hadi kızım kalk artık, saat kaç oldu? Yeter bu kadar keyif uykusu!

– Biraz daha uyumak istiyorum anne.

– Haydi keyifçi, günüm var benim. Birazdan gelirler, sabahtan beri uğraşıyorum, yoruldum.

– Hep aynı şeyi yapıyorsun anne. Misafirler zaten benim odama girmesinler. Bir tek hafta sonum var. Keşke hafta içi gelselerdi, ne olurdu?

– Söylenip durma, hadi kalk artık.

Kalkıp giyindiğinde saat 10.00’u gösteriyordu. Kahvaltı masasına oturdu, tezgâha göz attı. Beş çeşit ikramlık çoktan hazırdı. 

– Anne, arkadaşların ne zaman gelecekler?

– Hayırdır, neden sordun söyle bakalım?

– Sabah saat 10:00 ve her şey bitmiş durumda. 

– Abinin dersi erkenmiş, bende onunla uyanıp erkenden başladım. Öğleden sonra gelecekler ama Erken kalkan yol alır. Planlı olmak insana kolaylık sağlıyor. Akşamdan birçoğunu bitirmiştim, sabah da kalanları hallettim. Eğer böyle yapmasaydım stres olurdum.

– Hiç bana göre değil bu işler. Neden stres yapıyorsun ki, yabancı mı var? Her zaman gelen Melahat Teyze, Neriman Teyze değil mi? Bir de Asiye Teyze ve kızları sanırım. Kim senin kusuruna bakacak ki?

– Kızım, mesele kim oldukları değil. İnsan işini düzgün yapmaya çalışmalı.

Bu konuşma her hafta sonu tekrarlanırdı. Ayşe için hafta sonları akışında yaşanmalıydı. Nevin Hanım içinse her şeyin bir saati, sırası olmalıydı. Biri doğaçlama yaşar, diğeri planla rahat ederdi.

İnsanlar doğuştan farklı özelliklerle gelir. Kimisi program yapmadan adım atamaz. Çünkü plan onun zihnini sakinleştirir. Kimisi için plan boğucudur, anı yaşamak daha kolay gelir. Bu farklılıklar bizi iyi ya da kötü yapmaz.

Zor olan bu farklılıklarla birbirimizi anlayabilmektir. 

Nevin Hanım mükemmeli kovalarken kendini yıpratıyordu. Misafir gelmeden saatler öncesinden yoruluyordu. Sonra da o yorgunlukla sohbetin tadını kaçırıyordu. Ayşe ise plansızlık yüzünden çoğu işleri son dakikaya bırakıyordu. Bu yüzden okulda ve evde gereksiz gerginlik yaşıyordu.

Aslında ikisi de birbirine bakmalıydı. Ayşe, annesinden plan yapmanın verdiği huzuru görebilirdi. Erkenden işini bitiren biri, günün kalanını verimli kullanabilirdi. Nevin Hanım da Ayşe’den esnemeyi öğrenebilirdi. Her şeyin kusursuz olması gerekmiyordu. Bazen beklenmedik bir kahvaltı, en güzel anıları oluşturabilirdi

Her ev küçük çatışmalarla doludur. Anne-babalar çocuklarıyla, kardeşler birbirleriyle aynı düzende olmayabilir. Bu farklılıklar tartışmalara neden olur. Oysa o farklılıklar bir araya gelince ahenk oluşturur. Biri düzen kurmaya zorlar, diğeri esnek davranıp akışa bırakmaya… Önemli olan birini yok saymak değildir. İkisini de tanıyıp dengeye ulaşmaktır. Ancak bu anlama ve uyumlanma süreci de zaman ister. 

Nevin Hanım birden esnek, proses biri olamaz. Ayşe de bir gecede düzenli birine dönüşemez. Bu farklılıklar zamanla ortak bir melodi ortaya çıkarabilir. Bazen biri biraz alçalır, bazen biri biraz yükselir. Mesele tek bir melodiyi dayatmak değildir. Farklı notaların birbirini boğmadan çalmasını sağlamaktır.

Loading spinner

28 Responses

  1. Aynı göğü paylaşan bir birinden farklı kuşların seslerinin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan eşsiz melodi gibi… İnsanda farklılıklarına rağmen aynı göğün altında hareket ederken çıkan seslere kulak verdiğinde nede güzel melodilere şahitlik edebiliyor.

  2. Kimi zaman değişim biraz zaman alır. Ama geç kalmış olmanız ancak olduğunuz yerde tam zamanında olmanızı sağlayabilir. 🌺🌺

  3. Beni ben yapan davranışlarım, beni dünümden daha iyi yapan üstüne kattıklarım. ☺️Daha iyi bir ben için…

    1. Ne kadar doğru… yani bu hayatta daha iyi bir yol alabilmek ve ilerleyebilmek için yapamadıklarımızı yapabilmek en güzeli. Yapamadıklarımızı yapabilmeyi ise bize etrafımızdakiler gösteriyor

  4. Değişim hemen olmayacak bir de inişli çıkışlı olacak. Bunu bilmek çok rahatlatıcı. Kaleminize sağlık 🙂

  5. Her evde yaşanan küçük çatışmaların aslında farklı karakterlerden kaynaklandığını çok güzel anlatılmış. İnsan okurken hem annede hem de çocukta kendinden bir parça buluyor. Anlamak ve denge kurmak üzerine güzel bir farkındalık kazandırıyor. 🌸

  6. Farklılığın olmadığı yerde hareket olmuyor, farklılık insanı diri tutar. Biraz biri, biraz diğeri, böyle böyle birlikte yürümeyi öğreneceğiz, tek yürüyemiyor, tek yaşayamıyorsak eğer 🙂

  7. Farklı melodiler ne güzel bir müzik çıkarıyor ortaya. Farklı insanlarla olmak da bize aynısını yaşatıyor olmalı 🌸

  8. İnsan için o kadar güzel bir kolaylık sağlanmış ki kendisini geliştirmesi için… İnsanın kendisinde olmayan iyi özellik mutlaka yanı başındakinde oluyor…

  9. Herkes aynı olsa sıkıcı olurdu. Biri planlı diğer anlık yaşayan. Bakınca zıtlar ama bu zıtlar dengeyi bulmaya gelmiş diyebiliyorsun. Böyle bakabilmek derin bakış istiyor. Derinlemesine ümidiyle

  10. Okuyucuların çoğu “bizim evin halleri” diye içinden geçirmiş olabilir. Hayat nasıl da zıtlarımızla bizi bir araya getiriyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir