İKİ SES ARASINDA

Hakan, kendini bildi bileli yürüyüş yapmayı severdi. Yeni taşındığı sitenin bahçesinde yürümek ayrı bir keyifti. Yürüyüş yarken site girişindeki kapalı kafe, dikkatini çekiyordu. Kafenin kapısında kocaman bir kilit vardı. Masalar ve kafe düzeni içeride öylece duruyordu. Tüm masaların üstünü toz kaplamıştı. Uzun zamandır kullanılmadığı çok belliydi. Herkes önünden geçip gidiyor, kimse dönüp bakmıyordu. Ama Hakan, her geçişinde kafeye tekrar tekrar bakıyordu. Oraya bakarken içinde tarif edemediği bir his vardı. Derin bir nefes aldıktan sonra:

“Acaba burayı ben mi işletsem?” dedi.

Bu düşünce onu biraz heyecanlandırdı. Zihninde hemen orayı canlandırmaya başladı. İnsanlar kahvelerini içip, sohbet ederek dinlenecekti. Bir yandan çocukların sesleri yankılanacaktı. Belki küçük bir kitaplık olurdu. Farklı çalışma alanları da oluşturabilirdi. Hafta sonlarına has tatlılar yapılırdı. İnsan hayallerden koca bir dünya kurabiliyordu. Bu hayallerle gülümserken kendini buldu. Ancak ardı sıra aklına kötü senaryolar da gelmeye başladı. İçinden bir ses “Ya olmazsa?”diyordu. Bu heyecanla hayalini, Mert ve İlker’le paylaşmaya karar verdi. Akşam birlikte otururlarken Hakan konuyu açtı:

–  Ben şu aşağıdaki kafeyi açmayı düşünüyorum.

– Abi harika olur, süper fikir! Bak girişe güzel bir dekor yaparız. Ortada ahşap masalar yer alır. Köşeye loş bir ışık koyarız. İnsanlar akşam yürüyüşünden sonra gelir oturur. Kahve kokusu etrafa yayılır, günün kritikleri, keyif, oh misss!”

Bu heyecana eşlik eden Mert olmuştu. O anlattıkça sanki kapalı duran yer canlanıyordu. Daha ortada hiçbir şey yokken bile olmuş gibi konuşuyordu. Hatta Hakan’ın aklına gelmeyen fikirler söyledi. Menüden, müzikten, duvar renginden bahsetti. Onun heyecanı Hakan’ın içindeki heyecanı daha da büyüttü.

İlker ise olan biteni sessizce dinliyordu. Yüz ifadesinden anlatılanları onaylamadığı belli oluyordu. Derin bir iç çektikten sonra:

– Kardeşim şimdi zamanı mı gerçekten? Piyasalar zaten kötü, insanlar artık dışarıda oturmaya para bulamıyor. Bir düşün; bu kafe niye şimdiye kadar açılmadı acaba? Mutlaka bir sebebi olmalı, değil mi? Belki ruhsat işlerinde sıkıntı çıkmıştır. Bambaşka bir problem olabilir; bilmiyorsun ki…

Bir anda ortamın havası değişti. Mert Hakan’ın fikrine olumlu bakıyordu. İlker ise tüm riskleri sıralamaya başlamıştı. Aynı konu, iki insanın penceresinden bambaşka bir şeye dönüşüyordu.

Hakan o an anladı ki, sadece hayal kurmak yetmiyordu. Ya da sadece riskleri düşünmekle de olmazdı. Hayal etmek insanı yola çıkarıyordu. Riskleri görmek ise o yolda ayakta kalmasını sağlıyordu. Biri olmadan diğeri de eksik kalıyordu. Belki de önemli olan bu iki sesi susturmak değildi. İkisini de dinleyip kendi kararını bulabilmekti.

Peki, doğru karara nasıl varılır?

Doğru karar, verilmeden önce farklı kişilere danışmaktır.

Doğru karar bazen iki sesi dinledikten sonra alınabilir.

Doğru karar bazen iki sesin birleşiminden süzülendir.

Mesele riskleri görüp yine de o heyecanla adım atabilmektir.

Mesele hem doğru karar bir karar verip hem de hayatı keyifli kılabilmektir.

Loading spinner

22 Responses

  1. İki sesi dinleyip süzmek en güzeli sanıyorum. İnsan salata yaparken hem zeytinyağı koyuyor hem de limon suyu. İkisi biraradayken lezzeti bir başka oluyor. Düşünceler de böyle. Kıvamında harmanlanan şeyler insanı mutlu sonuçlara ulaştırır 🙂

  2. Seslerdeki farklılıklara kulak kesilmek, her yönüyle duyabilmek algilayabilmek ne kadar da kıymetli 🌻

    1. Biraz danışmak, biraz denemek, biraz hesap kitap, biraz tartmak, biraz …. biraz… Çok bilinmeyenli denklem gibi 😊

  3. Her işin bir riski var. Önemli olan o risklerle nasıl başa çıkabileceğimiz ve nasıl keyifli hale getirebileceğimiz🌸

  4. İnsan duygularıyla hareket etmeye başladığı anda mantık kısmını kaçırabiliyor. Doğru karar ikisini bir arada, dengeli şekilde değerlendirmek değil mi?

  5. Karar verirken en zor süreç olsa gerek. Riskler ele alınmakı evet ama o riskleri hesaplarken bizim hareketimiz tamamen duruyorsa orası da sıkıntı. Harekete cesaret verici olmak da önemli…

  6. Evet hayal kuruyor olmak çok güzel ama bazen hiçbir şey hayal ettiğimiz gibi olmuyor ve mutsuz oluyoruz. Öncesinde olabilecek riskleri düşündüğümüzde ona göre tedbir alabiliyoruz.

  7. Bazı insanlar destekler bazıları da eksikleri söyler aslında. O olumsuz değil. Sadece sarkı görüyor.

  8. Karar vermek kimileri için zor bir süreçken kimileri için daha net ve kolay olabiliyor. Mühim olan kararın doğru yönde verilmesidir. Tek bir görüşün olduğu kararlar bazen olumsuz sonuçlar doğurabiliyor. Bu yüzden birilerinden yardım veya fikir istemekte fayda var 🐣

  9. İnsan geriye dönüp pişman olabiliyor. Bazen adım atmadığı için bazen de düşünmeden adım attığı için… Hayat çok ilginç.. Hayalinle risklerin arasında bir yol tutabilse insan…

  10. Riskleri görüp aynı heyecanla devam etmek. Bu bazen insana zor gelebilir. Ama buna rağmen adım atmaya devam edince gerisi de kolaylaşıyor sanırım…

  11. Kimimiz olumsuzluklara odaklanıp hareket edemiyoruz kimimiz olumsuzlukları göremeyip düşünmeden hareket edebiliyoruz. Gerektiği yerde gerektiği şekilde davrandığımızda işler yoluna girecek gibi…

  12. “Nasıl doğru karar alabilirim?”.. Kendimize o kadar sık sorduğumuz bir soru ki. İnsan kararsızlık yaşadığında bazen kalbini mi yoksa aklını mı dinleyeceğini bilemiyor.. o zaman her ikisinin birleşiminden süzülenle mi karar vermeliyiz?

  13. Ah şu hayaller, insanı alıp götürüyor… sonra yanına birisi geliyor ve gerçeğe döndürüyor insanı😊 karar verebilmek için ikisi de dengeye olmalı değil mi😊

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir