Emel güne kızlarının odasından gelen seslerle uyandı. Evleri, köydeki bahçelerine çok benziyordu. Aynı topraktan, aynı suyu içmiş üç farklı çiçek vardı. Biri papatya gibi, bir köşede sessizce dururdu. Biri ayçiçeği gibi, hep güneşe sorular sorardı. Bir diğeri de sarmaşık gibi, her yere yetişmeye çalışırdı.
Bu sabah bahçede yine rüzgâr vardı. Emel’in üç kızı birbirleriyle pek anlaşamıyorlardı. Evde sürekli bir tartışma, bir kaos ortamı vardı. Yaz tatilinin başlamasıyla kızlar evde daha çok vakit geçiriyordu. Bu birliktelikten de tartışmalar daha sık hale gelmişti. Emel, sakin adımlarla kızların odasına doğru yürüdü. Kapıyı hafifçe aralayarak içeriye doğru baktı. Biri kenara çekilmiş, sessizce dersinin başındaydı. Biri durmadan konuşuyor, soru soruyordu. Diğeri ise arkadaş grubu için etkinlik organize ediyordu. Tartışma, küçük kızı Melis’in yüksek sesle konuşmasından çıkmıştı. Ablasıyla etkinliğe o da katılmak istiyordu. Bitmeyen sorular sorduğu için tartışmaya dönmüştü. Büyük ablaları ise kulaklığını takmış, üniversite sınavına çalışıyordu. Annelerinin kapıya geldiğini fark etmemişlerdi.

Emel bir süre kızları izledi ve derin bir nefes aldı. “Bu çocukları ben mi yanlış büyüttüm?” diye düşündü. Sonra çantasını kaptığı gibi kendini sokağa attı. Kafasını boşaltması lazımdı, biraz yürüdükten sonra pazara gitti.
Pazarda bağıra bağıra elma satan bir satıcı gördü. Sesin geldiği tezgâha doğru yöneldi. Sıra sıra inci gibi dizili elmalar dikkatini çekti. Canlı, yeşil rengiyle ekşi elmalar çok güzeldiler. Hemen yanında kütür kütür Amasya elması vardı. Bir diğer sırada ise sarı kumlu elmalar sıralanmıştı. Zihnindeki sorunun yerini rengarenk elmaların farklılıkları almaya başlamıştı. İçindeki soruyu bu sefer pazarcıya yöneltti;
– Kolay gelsin abi, bu elmalar neden birbirinden farklı sence?
– Kardeş, hepsinin ayrı bir özelliği var. Baktığında hepsi elma ama renkleri, tatları, özellikleri birbirinden farklı. Biri kütür kütür yenir, birinden mis gibi kurabiye olur. Diğerini de salatalara kattın mı tadından yenmez. Yerine göre kullandın mı her biri ayrı bir lezzet!
-Tamam o zaman, bana hepsinden birer kilo verir misin?
Emel’in aklına harika bir fikir gelmişti. Eve girer girmez çocuklarının en sevdiği elmalı kurabiyelerden hazırladı. Ama bu sefer hepsini yeşil elma ile yaptı.
– Kızlar gelin bakalım size elmalı kurabiye yaptım.
Kızlar sevinçle gelip kurabiyelerden yemeye başladı.
– Anne bu ne böyle, tadı bir değişik…
– Hiç senin kurabiyelerine benzememiş, ne var bunun içinde?
– Bugün pazardan farklı farklı elmalar aldım. Gördüğünüz gibi hepsi birbirinden güzel. Bu sefer yeşil elmayla yaptım ama aynı sonucu vermedi. Hepsinin yeri ve özelliği birbirinden çok farklı. Yerinde kullanıldığında tadı, kokusu ve dokusu bile başka oluyor. Tıpkı sizler gibi değil mi? Biriniz planlı, biriniz meraklı, biriniz hareketli kıpır kıpır… Her biriniz bu elmalar gibi başka güzel. Böyle düşünürseniz birbirinizi anlamanız daha kolay olabilir, ne dersiniz?
Bu konuşmanın üzerine kızlar birbirlerine bakıp gülümsediler. Bu hem mantıklı hem de komik gelmişti. Çünkü hangi elma olduklarını düşünmeleriyle gülüşmeler de başlamıştı.
Farklılıkları düşman gibi görmek insanı yorar. Oysa insan, farklılıkları kabul ederek ilişkilerini yönetebilir.
Hayatın içinde bir bütünlük ve uyum vardır. Doğada, bahçede, arı kovanında bu böyledir. O farklılarla beraber oldukları için bir ahenk ortaya çıkar.
O akşam evde sessizlik oldu. Kurabiyeler yenmedi belki ama herkes dikkatlice birbirini dinledi. Emel anladı ki mesele çocukları değiştirmek değildi. Her biri ile “Kendine has tarifini” bulmaktı. Çünkü aynı bahçede ve hatta aynı ağaçta yetişen elmalar bile farklı farklıdır. O zaman aynı evde büyüyen çocuklar nasıl farklı olmasın?
Evinde, sınıfında, işinde “Farklı elmaları” kabul etmeye ne dersin?



12 Responses
Tıpkı meyveler, sebzeler gibi insanların da kendine has görüntüleri, tatları, kokuları var 😊
Bizden farklı olan insanlardan alacağımız o ihtiyaca odaklansak ne güzel olur 💕
Çok kardeş olanlar okurken “Ne kadar da bizzz” diye düşünmeden edememiştir 😂🙈
Onca kaosun içinde birbirlerini anlayabilmek veya farklılıklarını avantaja dönüştürebilenler ne kadar kıymetli bir şey yaptıklarıni bilebilseler keşke 🙈🍒
Çok hareketli ve sessiz sedasız oturab ikili☺️ bir çok evin olmazsa olmazı
Sessiz sedasız oturan ve hiç susmayan var bir de 🤣😁
Yaşantımızın ve kişiliğimizin karşılığını doğada görmek çok iyi değil mi ?.. 🙂
Çok güzel ya çok tutarlı ☺️
Her elmayla elmalı kurabiye olmaz. Olsa da yerken keyif vermez. Önemli olan ihtiyacımız olanı doğru yerde değerlendirebilmek. Doğruyu birde güzel yaptığımızda tadından yenmez.😋
Her elmayla elmalı kurabiye yapılır mı? Ya da her domatesle salça yapılır mı? Farklılığı kabul edip doğru yerde değerlendirmezsek verim alabilir miyiz😊
Çocuklara farklılıkları küçük yaştan bu şekilde örneklendirerek anlatmak etkili bir yöntem olabilir.
Her farklılık farklı yerde avantajlı👍
3 kız kardeş, tıpkı bizim ev 😅