Havalar ısınmaya, ağaçlar çiçek açmaya başlamıştı. Etrafta yüzlerce serçenin cıvıltıları duyuluyordu. Birçok insan gibi Tolga için de baharın gelişi anlamlıydı. Bahar demek yeni başlangıçlar demekti. Bu yeni dönem, işe alım zamanının da geldiğinin işaretiydi. Tolga “Ertelemeden işe koyulmalıyım.” diye düşündü ve e-postasına gelen özgeçmişleri incelemeye başladı. Yoğun geçen mülakatlara artık geri dönüş yapma vakti gelmişti. Ancak birkaç adayla yaptığı görüşme kafasını karıştırmıştı. Tolga, önündeki özgeçmişlere dalmış düşünürken ortağı Fatih içeri girdi.
– Hayırdır Tolga kara kara ne düşünüyorsun?
– İşe alımda iki kişi arasında kararsız kaldım, onu düşünüyorum.
– O zaman birlikte bakıp değerlendirelim.
– Biliyorsun aslında tek bir pozisyon açığımız var. Ama birbirinden oldukça farklı iki aday arasında kaldım.
– Nasıl bir farkmış, doğrusu merak ettim.
– Pazartesi görüşmeye gelen Aslı Hanım… Randevu saatinden biraz erken geldi. Bu bizim için önemli biliyorsun. Kılık kıyafeti görüşmeye oldukça uygundu. Çizgili bir ceket ve klasik bir pantolon giymişti. Saçları özenle taranmış ve sıkıca toplanmıştı. Saygılı, biraz mesafeli biriydi ve hazırladığı evraklar da oldukça düzenliydi. Görüşmemiz genel olarak iyi geçti. Belli ki çok düzenli ve işini ciddiye alan biri. Başarıları ortada, yaptığı çalışmalardan birkaç örnek sundu. Oldukça titiz çalışmış, her detayı düşünmüş. Doğrusu çalışmalarından etkilenmemek elde değil. Ancak o kadar çok detay soru sordu ki… Ben bir an kimin kimi işe alacağını düşündüm.
– Nasıl sorular sordu, örnek verebilir misin?
– Örneğin, mesai çıkış saatini sordu. Ben de tabi 18.00 dedim. Bunun üzerine, “18.00’de bilgisayarlarımızı kapatıp çıkıyor muyuz? Yoksa o saatte servisin başında hazır mı bulunmalıyız?” diye sordu. Buna benzer pek çok detayı sordu, gerisini sen düşün artık.
– Peki, diğer aday nasıl birisi?
– O da Pelin Hanım, randevuya biraz geç kaldı. Sıcakkanlı ve konuşkan biriydi. Girdiği ortama kolayca uyum sağlayacağı belli. Tüm şartları sorgusuz sualsiz kabul etti. Mesai var diyorum; “Sorun değil kalırım.” diyor. Bazen hafta sonu da çalışmamız gerekebilir diyorum. Yine sorun etmedi ve ne söylesem hemen kabul etti. Kendinden de oldukça emin bir duruşu vardı. Yani işe karşı çok istekli biri. Ortama kolayca uyum sağlar, hatta enerji bile katabilir.
– Peki, sence ekibinde hangisi eksik?
– Aslında bizim ekipteki çoğu kişi Pelin gibi. Uyum konusunda pek sorun yaşamıyoruz. Ama son zamanlarda işler yetişmiyor, son dakika telaşları artıyor. Plansızlıktan kaynaklanan küçük krizler yaşıyoruz. Sanırım bizim ekibimizde eksik olan şey, düzen ve disiplin.

Tolga o anda kararını vermişti aslında. Mesele sandığı kadar karmaşık değildi. Doğru sorular cevaba ulaştırmıştı. İhtiyacı tespit etmek için ise karşısındakini tanımak gerekliydi. İnsanlar farklıydı ve bu bir eksiklik değil, bir zenginlikti. Aslında iki aday da farklı pozisyonlar için doğruydu. Çünkü hayat tek tip insanlarla değil, farklılıklarla güzelleşiyordu. Her biri hayatın içinde başka bir açığı kapatıyordu.
Doğru soru, ihtiyacın ne olduğu ve o ihtiyacı en iyi kimin karşılayacağıydı.
Bazen bu ihtiyacı konuşkan bir insan karşılar.
Bazen sessizce yanında duran biri…
Bazen etrafındakilere gerçekten neşe veren…
Bazen de disiplin sağlayan biri…
İnsan etrafındakileri tanıdıkça kararsızlıklar da belirsizlikler de ortadan kalkabilir.



26 Responses
“Her biri hayatın içinde başka bir açığı kapatıyordu.” İnsanların farklılıklarına bu gözle bakınca nasıl da kolaylaşıyor her şey..
İnsan gerçekten neye ihtiyacı olduğunu deşifre ettiği andan itibaren konfor başlıyor o kişi için 🙂
Her insan bir ihtiyaç gideriyor aslında… Sadece hangi ihtiyacı gidermeye uygun onu anlamak kıymetli…
Evet, tek doğru yok hayatta. Birbirini tamamlayacak insanların bir araya gelmesi de tesadüf değil.
Doğru soru ihtiyacın ne olduğu☺️ aslında bir çok yerde gözümüzden kaçırdığımız nokta… bazen bunu düşünmeden sadece istediğimiz sevdiğimiz şeyi seçebiliyoruz. Eve temizlikçi alırken bile zaman sıkıntım mı var o zaman ihtiyaç hızlı biri, detay mı istiyorum o zaman da disiplinli kurallı birine ihtiyacım var. Hangi zamanda neye ihtiyacım var? Bazen yumuşak birine, bazen de sert… doğru soru
Aslında doğru soru “o an neye ihtiyacım var?” sorusuna cevap aramaktı..
İnsanın gerçek ihtiyacını anlaması kendini ve çevresini iyi tanımaktan geçiyor.
Her insanın kendine has özellikleri var… Avantajlı ya da dezavantajlı olduğu kısımlar…
Dolayısıyla ihtiyacımız ne?
Onu bilince yaptığımız seçimler de daha isabetli oluyor.
18:00 demi pc yi kapatacağım : ) yoksa servis başında mı hazır oluyoruz… bu soru beni benden aldı:))
Düzen ve disiplin ile birlikte uyum sağlamak birlikte tamam olmak🦋
Karşıdakinin ihtiyacının ne olduğunu anlamaya çalışıp bu ihtiyaca gidermek için çaba göstermek, insanı insan yapan ne de güzel bir davranış 🙂
Aslında insanın ihtiyacını giderecek olan hemen yani başına konmuş, bizlerde en yakınlarımızın ihtiyacını gideriyoruz bu hayatta🌷
Değil mi gerçekten… Hayatta seçemediğimiz kişiler aslında tam da bizim için seçilmiş kişiler…
Yanlış insan yoktur. Yanlış seçimler vardır. İhtiyacı doğru tespit edebildiğimiz de doğru seçimi yapmak daha kolay olabilir.
İnsan Kaynakları Departmanlarının en çok ihtiyaç duyduğu konu mizaçları tanıyabilme becerisi. Çünkü sadece diploma ve iş tecrübesi yeterli olmuyor doğru karar için
Kesinlikle… insanı yönetebilmenin, kendi potansiyelinden faydalanabilmenin en önemli yolu bu…
Doğru soruları sorabildiğimizde cevap kendiliğinden geliyor.
Tek doğru yok aslında. Herkes isteyince ve çalışınca her işi yapabilir. Önemli olan şu; “Peki bizim ihtiyacımız olan ne?”
Herkesin konumlanabilecegi bir yer var aslında… Kaleminize sağlık 🙂
İhtiyaca odaklanmak her alanda çok kıymetli 🪻
Her farklılık birbirinin ihtiyacı..
Doğru insan aslında ihtiyaca en uygun olandır…
İhtiyaca yönelik performans analizi yapmayı öğrenmek.
İnsan ihtiyacının ne olduğunu deşifre edince o pozisyona en uygun kişiyi seçme hakkınada sahip oluyor. Önemli olan en uygun parçayı en uygun yere yerleştirebilmektir. Tıpkı bir puzzle parçası gibi..
İlişkilerde(iş, aile,eğitim ,arkadaşlık) mutluluk ve başarı kimin hangi konuda ihtiyaç giderdiği ile o kadar ilgili ki…
İnsan çevresindeki insanları tanıdıkça; gerçekte neyin eksik olduğunu da kolayca çözebiliyor…