İnsan dünyaya çeşitli özelliklerle gelir. Ancak kendinden farklı olanı kabul etmekte zorlanır. Bu sebeple daha çok kendine benzeyenlerle yakınlık kurmak ister. Çoğu zaman bu istek, sadece bir temenni olarak kalır. Çünkü en yakınındaki kişi, kendine en benzemeyen kişi olur. Zaten insanın sorunları daha çok yanı başındaki kişiler olur. Kimi zaman kardeşi, arkadaşı, kimi zaman ise komşusu olur ve zamanla bu oyuncular değişir. Kardeşlerin yerini eşler veya çocuklar, arkadaşların yerini çalışma ekibi alır. Böylece insanın yanı başındaki ile sınavı devam eder. Ta ki bu çeşitliliğin nedenlerini anlayana kadar…
Çeşitlilik yeryüzünün hiç değişmeyen kuralıdır. Aynı zamanda insan için büyük bir ihtiyaçtır. İklimler, toprak, tohumlar çeşit çeşittir. Bir arının yirmi binden fazla türü vardır. Ne kadar şaşırtıcı bir bilgi değil mi? Bakıldığında hepsi aynı gibi görülen arılar bile nasıl farklılar… Oysa tüm varlıklarda benzer bir çeşitlilik görülür. Her birinin ayrı bir özelliği, ayrı bir faydası vardır.
Hayatın içindeki bu çeşitlilik ve aynı şeyin aslında farklı versiyonlarının olması algılarken zor gelebilir. Ancak, her başarılı sonucun başlangıçta çok da istenmeyen bir parçası vardır. O istenmeyen parça olmadan orada bir bütünlük oluşmaz. Hayat, o istenmeyen zıt parçayı yanı başında sunar. Yabani otlar pek istenmese de toprağa katkısı çok büyüktür. Topraktaki zehrin atılmasına destek olur. İstenmeyen bu yabani otlar olmasa, istenilen ürünler elde edilemez. Toprak, içinde barındırdığı zıtlıklarla güzelleşen besinler sunar.
Aynı toprakta, farklı bitkilerin yan yana yaşayabilmesi mümkündür. Tek saksıda marul, turp, roka, maydanoz bir arada büyüyebilir. Bu farklı bitkiler aynı tabakta güzel bir salataya dönüşür. Çeşit çeşit baklagiller birleşerek lezzetli bir aşureyi meydana getirir. Doğada birbirinden farklı olan onca şey birleşerek fayda sunarlar.

İnsan vücuduna bakıldığında da benzer şeyler görülebilir. Her bir organın varlığı diğerini destekler. Her birinin görevi farklıyken, birlikte muazzam bir sistemi oluştururlar. Yeryüzündeki bu uyum, insan ilişkilerine de yansır. . Tüm varlıklar birbirinden farklı farklıdır. Ama birlikte olmaları bambaşka bir güzelliği ortaya çıkarır. Bu çeşitliliğin içindeki ahenk ve bütünlük insana ilham vermeli değil midir?
Aile, iş, arkadaşlık gibi tüm ilişkilerde zıt parçalar olabilir. Bunlar da aslında bir bütünün eksik kalan parçası gibidir. Eksik parça, kişideki farklı alanları tamamlamak için karşısına çıkar. Peki, insan yanı başındaki kişileri neden problem olarak görür? Doğrusu; insanın kendine zıt özellikte olan kişileri kabul etmesi ve bu yönde değişmesi ona zor gelir.
Oysa bilse; her insanın dünyaya, kendi zıddından alacaklı geldiğini…
O zıddı kişi olmadığında aslında kendisinin de tam olamadığını…
Anlayabilse tek kanatla uçulmadığını…
O zaman kendi zıddından köşe bucak kaçar mı?
İyi ilişkiler hayatın yükünü alır ve insana yaşama sevinci verir.
İyi ilişkiler insana ailesinde, kariyerinde, ticaretinde güç verir.
İyi ilişkiler için insanın önce bu farklılıkları ve nedenini anlaması gerekir.
O farklı kişiye bu gözle bakmaya ne dersiniz?


