YENİDEN TANIMAK

Hepimizin bu hayatta bir yolculuğu var. Bir başlangıcı ve bir sonu olan…

Bize, bir süreliğine emanet edilmiş bir ömür…

Ve çoğumuzun ortak bir isteği var: Geriye dönüp baktığımızda “İyi ki böyle yaşamışım.”diyebilmek.

Kaliteli yaşam denilen şey, iki temel isteğe dayanır:

Mutlu olmak ve başarılı olmak. Ama burada önemli bir gerçek var: Mutluluk ve başarı, tek başına elde edilen şeyler değildir. İnsanlar, kurdukları ilişkilerle mutlu ve başarılı olurlar.

Hayatın kalitesi, ilişkilerin kalitesi kadardır.

Düşün!

Seni en çok mutlu eden anları…

Birlikte güldüğün insanlar var değil mi?

Peki, ya seni en çok üzen anlar?

Birinin söylediği bir söz, karşılaştığın bir tavır veya hissettiğin değersizlik…

İşyerinde yaşanan bir kırgınlık, sevdiğinden beklediğin ilgiyi görememek…

Aslında insanın fark etmesi gereken bir şey var. Duygularımızın büyük bir kısmı, kurduğumuz ilişkilerle şekilleniyor.

O zaman şu soru kaçınılmaz oluyor.

İlişkiler nasıl daha iyi hale getirilebilir?

Cevabı ise çok basit, insanı tanıyarak.

Bir insanı gerçekten tanımak ne demek? İsmini, yaşını, nereli olduğunu bilmek o insanı tanımak mıdır?

Gerçekten tanımak, görünmeyeni anlayabilmekten geçer. Nelerden hoşlandığını ya da hoşlanmadığını bilmektir. Nelerin rahatsız ettiğini, nerelerde zorlandığını fark etmek demektir. Hangi durumlarda motive olduğunu bilmektir.

Kimi insan çok rahat iletişim kurar, kimi insan daha içe dönüktür. Kimi hızlı karar alır, kimi uzun uzun düşünür. Peki, karşımızdaki insan hangisi? Daha da önemlisi biz hangisiyiz?

Tanımak; bir şeyi tüm yönleriyle kavramaktır.

Tanımak; yüzeysel bilgi değil, derin bir kavrayıştır.

Bir domatesin rengini bilmek yeterli olur mu?  Tadını, nasıl yetiştiğini, nerelerde kullanıldığını bilmeye ihtiyaç vardır.  Bir meyve, bir sebze, bir çiçek nasılsa insan da öyledir. Her yönüyle anlamadan doğru ilişki kurmak da mümkün olmaz.

İnsanları tanımak için bildiğimiz yöntemler yeterli midir?

Toplumda sık duyduğumuz bazı öneriler vardır:

“Birlikte seyahat et, mutlaka tanırsın.”

“Alışveriş yap, borç ver, görürsün.”

“Aynı evde yaşa, anca o zaman anlarsın.”

Peki gerçekten öyle midir?

Her insanla aynı eve çıkılır mı?

Her ilişkiyi deneme-yanılma ile test edilebilir mi?

O zaman daha derin bir yönteme ihtiyacımız var.

Benzerlikler ve o benzerlikler içerisindeki farklılıkları deşifre etmek gerek.

Her insan birbirinden farklı özelliklerle dünyaya gelir. Her insanın parmak izi de göz bebeği de farklıdır. Fiziksel farklılıklar olduğu gibi davranışlar da farklı farklıdır. Kimi insan hızlıdır, kimi yavaş… Kimi konuşmayı sever, her şeyi konuşarak ifade eder. Kimi insan konuşmayı sevmez, sessizdir.

İnsan kendine benzeyen insanlara yaklaşır. İletişimi kolay olur ve birlikte keyifli vakit geçirir. Farklı olandan ise uzaklaşma meyli vardır.  Ancak insanı geliştiren şey farklılıklardır. Bu farklılıklarla kurulan uyum, iletişim ve ilişkilerde yol almayı sağlar.

Farklılıklar problem değildir, aksine insanın şifasıdır.

Doğaya bakıldığında cevap orada gizlidir.

            • At hızlıdır, uzun yol alır.

            • Eşek yavaştır ama dayanıklıdır, zor yollardan geçer.

            • Deve ise hepsinden büyük ve hantaldır. Ama daha çok yük taşır ve çölde susuz ilerleyebilir.

Hepsinin farklı özellikleri vardır ve her biri kendi alanında ihtiyaç görür.

Her insanın da farklı yetkinlikleri vardır. Eğer insanların temel eğilimlerini anlayabilirsek, davranışların nedenini de çözebiliriz. O zaman daha sağlıklı ilişkiler kurmak mümkün olur. Bunun için bu farklılıkları fark etmeye ve kabul etmeye ihtiyaç vardır. İnsan fark edemediği zaman anlaşılmadığını düşünür. Anlamadığı bir şeyi kabul etmekte ve hayatına geçirmekte zorlanır. Bu durum da iletişim ve ilişkilerinde problem yaşamasına sebep olur. Fark etmeye ve kabul etmeye başladığında bu farklılıkları yönetebilir hale gelmeye başlar.

Peki, insanları gerçek eğilimler ile tanımaya ne dersin?

O zaman Kim Kimdir?

Loading spinner

28 Responses

  1. Herşeyden de önce kendimi tanımam ve bilmem gerekir.. Hayata bir kere geliyoruz ve kim olduğumuzu veya olmak istediğimizi bilerek yapılan bir yolculuk paha biçilemez..

  2. Benzerlikler içindeki farkı fark etmek…
    Bunu başarabildiğimizde ve kabul ettiğimizde iletişim ve ilişkimizdeki huzurda kaçınılmaz oluyor🫠

  3. Doğru yolda doğru araçla yolculuk daha konforlu ve keyifli hale gelir. Kendimizi ve çevremizi tanıdığımızda da hayat yolculuğunun konforunu arttırabiliriz.

    1. Diğer türlüsü hayatı zorlaştırmıyor mu? İnsan arkasındaki mekanizmayı bilmediğinde her şeyi kendiyle ilgili zannediyor. Tüm meseleleri kişiselleştiriyor. Sonra bir de bakmışsın herkesle kötü. Oysaki karşıdakinin davranışlarının sana gıcıklığı ile alakası yok. O sadece onun mizacı. Peki insanların mizaçları nasıl olur? O zaman kim kimdir? ☺️

  4. İnsan ne kadar yüzeyel bakıyor bazen. Birbirine benzeyen şeyleri aynı gibi görüyoruz. Oysaki detaydaki farklar o kadar işin rengini değiştiriyor ki…

    1. İnsan kendini ve kendisi olmayan insanları tanımayı öğrendikçe daha da detayda tanımaya hak kazanıyor…

  5. İlişkileri deneme yanılma ile test ettiğimizde sermayemizden ne kadar götürüyor.. Gerçekten bunun başka bir yolu olmalı.

    1. Kesinlikle… Doğadaki tüm tutarlılıklar gibi insan davranışlarının da tutarlı olduğu ve doğru tespit yapılabileceği bir formül olmalı…

  6. Farklılıklar insanın şifasıdır. Kendinden başka olanı anlamaya çalışmak onun algısıyla etrafa bakabilmek.. insanı ilişkilerinde bir adım öteye taşıyan şey bu çabası olmalı.

  7. İnsanoğlu tanıdığı kumaştan ne urunler tasarlıyor, tanıdığı un dan ne pasta börekler yapabiliyor, tanımak farklılığı fark etmek ne güzellikler ortaya koyuyor 🌻

  8. İlişkilerde dikkatimizi dağıtan şey genellikle hoşumuza gitmeyen farklar veya hoşumuza giden benzerlikler oluyor. Oysa ilişkilerin yönü hedefi sürdürülme veya sonlandırılma nedeni bambaşka olsa gerek

  9. Gerçekten tanımak için yapmamız gerekenleri bilmeden sağlıklı ilişkiler kurmaya çalışıp yorulmuşuz… Halbuki bilince ne kadar kolay

  10. Tanımak aslında kavramakmış meğer. Her yönüyle kavramak. Gerçekten tanıyınca zoruyla kolayıyla, iyisiyle hatasıyla insanı sevebilirim. En çok da kendimi 🙂

  11. Biz çoğu insanla aslında sadece tanışıyoruz ama kıymetli olan karşımızdaki kişiyi tanımaktır ancak o zaman kaliteli bir iletişim ve ilişkiden bahsedebiliriz.

  12. Tanıdığımızı zannediyorduk yıllarca 🙂 Mesele öyle değilmiş. İnce ayarda tanımakmış asıl tanımak. O zaman resim değişiyor, nasıl da renkleniyor.

  13. “Duygularımızın büyük bir kısmı, kurduğumuz ilişkilerle şekilleniyor.” O duygular bizi kimin kim olduğu merakına götürüyor mu?👌🏻👌🏻👌🏻

  14. Ne güzel örnekler olmuş. mesele ne un ne de kumaş aslında. Hangi kumaşı nerede kullanacağını bilmek 🙂

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir