Bayrama birkaç gün kala evde hummalı bir hazırlık başladı. Seher, çocuklarına bayram ruhunu yaşatmaya çalışıyordu. İki çocuğunun büyüğü Ayşe; hareketli, yerinde duramayan bir kızdı. Sürekli annesinin peşinde dolaşır, her şeyi sorardı. Kardeşi Ali ise bir o kadar sakindi. Bir köşede oturur, annesini uzaktan seyrederdi.
– Anne, her yer mis gibi koktu. Bayramda yapılan temizliğin bile kokusu farklı oluyor.
Ali, oldum olası kokulara hassastı. Temizliği çok sever, hoş kokular onu mutlu ederdi.
Seher temizliğini bitirmiş, ışıl ışıl parlayan camlara tülleri asmıştı. Esen rüzgârla tüller havalanıyor, eve mis gibi kokular yayılıyordu. Mutfağa doğru geçtiği sırada arkasında Ayşe belirdi.
– Anne, bu bayram da bütün aile bizde mi toplanacak? Sen şimdi börekler, sarmalar, tatlılar neler neler yaparsın! Ben de yardım edeyim mi sana?
Seher bir an durdu ve düşündü. Ayşe çok hareketliydi, sürekli bir şeyleri kırıp döküyordu. Şu an isteyeceği en son şey ortalığın karışmasıydı. Ayşe’nin heyecan dolu gözlerine baktı. Kızının sabırsızlandığını gören Seher, onu üzmek istemiyordu. Günlerdir evin temizliği ile uğraşmıştı. Çocukları bayrama kadar evi temiz tutmaları için tembihliyordu. İstemeyeceği bir durumla karşılaşırsa kalplerini kırmaktan korkuyordu. Hem çocuklarının hem de kendisinin üzülmeyeceği bir seçim yapmalıydı. “Ayşe’ye sorular sorarak onu biraz durdurabilirim. Ali’yi de belki harekete geçirebilirim. Evet böylece yanımda olur, evi de dağıtmazlar.” diye düşündü.
– Ayşe hadi kızım kardeşini çağır, bugün baklava açacağım. Sizin de yardımınız gerekiyor ama öncesinde bir oyun oynayacağız.
– Yaşasın, hep beraber oyun oynayacağız! O zaman hemen çağırıyorum anne.
– Ali hadi kalk, annem çağırıyor! Baklava yapacak, ona yardım edeceğiz, hem de oyun oynayacağız.
Ali, salonun bir köşesinde sessizce oturuyordu. Normalde ağır hareket ederdi ama konu baklavaydı. İşin içinde sevdiği lezzet olunca yerinden fırlardı. Annesinin yaptığı baklavaları yemeyi çok severdi.
– Anne, mis gibi baklava yapıyormuşsun. Oyun oynayacakmışız merak ettim.
– Soru-cevap oyununa hazır mısınız? Haydi o zaman ilk sorunuz gelsin. Söyleyin bakalım, güzel bir baklavanın sırrı nedir?
– Pişmesi geldi aklıma, olabilir mi?
– Pişirme önemli Ayşe ama cevap bu değil. Oğlum sıra sende, sen ne düşünüyorsun?
– Cevizle çok lezzetli oluyor, bence cevap bu olabilir.
– Ceviz de önemli ama olmazsa olmaz değil. Yerine fındık olur, fıstık olur.
– Anne lütfen sen anlat o zaman.
– Güzel bir baklavanın olmazsa olmazı, özlü bir hamurdur.
– Özlü hamur mu, o ne demek ki?
– Hamur için birbirinden farklı malzemelere ihtiyaç vardır. Hepsinin tadı, kokusu, dokusu farklıfarklıdır. Onları doğru sıralamada, doğru miktarlarda koymak gerekir. Sabırla ve şefkatle yoğurmak gerekir. Hamur deyip geçmeyin, o da sizin gibi ilgi ister.
– Anne, hamur bu, insan değil ki… Hamur ne diye ilgi istesin?
– Hamur deyip geçme Aliciğim. Acele ettiğimizde veya özenli yoğurmadığımızda malzemeler birbirine karışmaz. O zaman da hamur özleşmez. Hamur özleşmeyince de açmak zor olur. Açılması zor olunca bu sefer de yırtılmalar başlar. Sabırla, sevgiyle, şefkatle yoğrulan hamur açıldıkça açılır. Böylece ortaya incecik hamurlu, lezzetli baklavalar çıkabilir.

Herkes Birbirinden Farklıdır
Unlar, cevizler arasında neşe ile baklavalarını açtılar. Seher onların kahkahalarında daha da derinlere daldı. Onlar da birbirlerinden ne kadar farklıydılar. Doğru yöntemle onları birleştirebilirse ortaya özlü bir hamur çıkarabilirdi. Güzel bir hamur elde ettikten sonra güzel şekil verebilirdi. Bunun için şimdi olduğu gibi etraf biraz dağılabilir, kirlenebilirdi. Böylece annelik, onun için lezzetli bir baklava olurdu.
Hayatta herkes birbirinden farklıdır ve öyle olmaya da devam edecektir. İnsan kendini ve çevresini tanıdığında doğru seçimler yapabilir. Seçimlerinin kalitesi arttıkça insanın yaşam kalitesi ve lezzeti de artabilir. Doğru insanların farklılıklarıyla uyumlandıkça insan kendisine karakter katarak yoğrulur. İyiyle eşleşerek yoğrulmak, insanın hayata karşı özleşmesini sağlar. Karşılaşılan her yeni sürece doğru tepki verebilir hale gelir. Faydada ve güzel işlerde açıldıkça açılır, genişledikçe genişler.



12 Responses
Aile olarak öz bir hamur çıkarabilmek.. Çokça sabır istiyor. Ebeveynlere bol gayret😁
Hayatta herkes birbirinden farklıdır ve öyle olmaya da devam edecektir. Önemli olan bu farklılıkları değiştirmeye çalışmak değil, onları anlayıp doğru bir şekilde yönetebilmektir.
Farklılıklar olmadan hayat akmıyor.
“İyiyle eşleşerek yoğrulmak, insanın hayata karşı özleşmesini sağlar.”
Sadece şu cümlesi bile o kadar etkili ki…
Hamurun iyi olması iyi eşleşmeye bağlı. İlişkiler olarak düşünürsek en verimli ilişkiyi en iyi yaptığım eşleşmeden sağlayabilirim. Umarım şu cümleyi idrak edip uygulayabiliriz. 💖
Doğru insanların farklılıklarıyla uyumlandıkça insan kendisine karakter katarak yoğrulur… ne kıymetli söz 🙂 doğru insanların farklılıklarıyla uyumlanmak… farklı olabilmek 🙂 yogrulmak 🙂
Düşünsenize yoğruldukça bambaşka bir sen olacaksın daha özlü bir hamur olabilme umuduyla 🙂
Hayatın içinde hepimiz birbirimizle yoğruluruz hamurda ki malzemeler gibi birimiz ceviz birimiz un birimiz kabartma tozu…. Sabırla yoğruluraa lezzetli bir baklava olabiliriz 😋
İnsanın özün en güzeline ulaşabilmesi için farklılıkları da farketmesi gerekiyor.😍
İlişkide olduğumuz her insanla da farklı bir hamur kıvamımız var. Her birinin ihtiyacı birbirinden farklı farklı. Hepsine aynı malzemeleri ekleyemiyorsun.
Keyifle okudum ☺️
İnsan kendini, çevresini tanıdığında ve farklılıkları kabul ettiğinde doğru seçimler yapabilir, yol alabilir
Hamurun özleşmesi için farklı malzemelerin birlikte yoğrulmasına ihtiyaç var. Lezzeti o farklı malzemelerin birbiri ile ne kadar bütünleştiğine bağlı
İnsanın hayata karşı özleşmesi.. ne güzel benzetme☺️