SEVGİ Mİ SAYGI MI?

Mert ve Emre aynı şirkette çalışan iki yakın arkadaştı. İkisi de işlerini iyi yapar ve birbirlerine değer verirlerdi. Birbirlerinden farklıydılar ama iyi anlaşırlardı. Zaman zaman birbirlerine kırıldıkları davranışları olurdu. Ama neden kırıldıklarını kendileri de uzun bir süre anlayamazlardı.

Mert için hayatta en önemli ihtiyaç, sevgi görmekti. İnsanların ona samimi davranmasını, halini hatırını sormasını isterdi. Doğum gününün hatırlanmasını ve yaptığı bir işten sonra “eline sağlık”denmesini önemserdi. Birinin yüzünü asık görse “Acaba bana mı kırgın?” diye düşünürdü. Sevildiğini hissettiğinde daha mutlu, daha üretken olurdu.

Emre ise bambaşka bir yapıya sahipti. İnsanların onu sevmesine yönelik bir beklentisi yoktu. Hatta çoğu zaman “Herkes beni sevmek zorunda değil.” derdi. Onun için önemli olan; fikirlerine saygı duyulmasıydı. İlişkilerinde ise belli bir mesafeyi koruyabilmekti. Emeğinin küçümsenmemesi ve sınırlarına saygı gösterilmesi çok önemliydi. Sevgi güzel bir şey ama saygı onun için vazgeçilmezdi.

Yaşanan olay aynı olmasına rağmen verilen tepkiler farklı olabiliyordu.

Mert ve Emre ekip olarak önemli bir projeye hazırlanmışlardı. Bu proje için yöneticileriyle bir toplantı yaptılar. Toplantının sonunda müdür projeyi beğenmişti. Fakat toplantıya başlarken çalışanlara selam vermemişti. Konuya direk işten bahsederek girmesine ve hal hatır sormamasına Mert biraz takılmıştı.

Aynı toplantıda Emre’nin sunduğu fikir ise dinlenmeden geçilmişti. Emre tam konuşmaya başlamıştı ki sözünü tamamlamasına fırsat verilmemişti. Sonra konuyu tamamlasa da yöneticinin tutumundan rahatsız olmuştu.

Mert ve Emre toplantıdan çıktıklarında projeleri kabul olduğu için rahatlamışlardı. Ama ikisinin de morali biraz bozuk gibiydi. Mert biraz üzgün, Emre ise gergin bir haldeydi.

Mert, Emre’deki hali fark edip sordu:

– Projemiz kabul oldu bu iyi haber. Gergin gibisin, ne oldu sana?

– Evet sonuç iyi ama toplantıda sözümün kesilmesinden rahatsız oldum.

– Benim de lafım yarım kaldı ama pek takılmadım.

– Sen de biraz moralsiz gibisin, sen neye takıldın peki?

– Müdürün toplantıda selam vermeden direk konuya girmesi ilginçti. Aylarca bu proje için o kadar emek verdik. En azından nasıl geçti, zorlandınız mı diye sorabilirdi?

İkisinin de rahatsız oldukları konular birbirinden çok farklıydı. Birinin çok alındığı şeye diğeri hiç aldırmayabiliyordu. İnsanların motivasyonları ve iletişimdeki beklentileri birbirinden farklı olabilir. Kimileri bağ kurma, onaylanma ve şefkat bekler. Kimileri ise sınırların korunmasını, liyakati ve profesyonelliği ister.  

Mert ve Emre aynı olayda bambaşka şeyler yaşamışlardı. İlişkileri de o günden sonra değişmeye başladı. Çünkü anladılar ki insanlar aynı değildi. Mert, Emre’nin samimiyetten çok saygıya önem verdiğini anladı. Emre’nin sözünü kesmemeye ve fikirlerine daha çok alan açmaya dikkat etti. Emre ise Mert’in samimiyet ve sevgi ortamında rahat hissettiğini fark etti. Takdir etmeyi, arada güzel söz söylemeyi ihmal etmemeye çalıştı.

İlişkileri güçlendiren, herkesin kendi ihtiyacını karşı tarafa dayatması değildir. İlişkiyi asıl güçlendiren şey, karşıdakinin ihtiyacını anlamaktır. Sevgi ve saygı ise sağlıklı ilişkilerde birbirini tamamlayan iki değerdir.

Loading spinner

14 Responses

  1. Kabulün ardından gelen “İhtiyacı ne ?” sorusunun değeri paha biçilemez. Benden çok o ne istiyor? Darısı hepimizin başına…

  2. Herkesin kırmızı çizgisi var . Biri için sevgisiz olmaz seviyorsa sayıyordur zaten diğeri için saygı olmadan zaten sevilmez 😃

  3. “İlişkiyi asıl güçlendiren şey, karşıdakinin ihtiyacını anlamaktır.” Farklılıklarımızı problem olarak görmekten vazgeçtiğimizde karşıdakinin ihtiyacını da daha iyi fark ediyor olacağız…

  4. Karşıdakinin ihtiyacıni anlayabilmek gerçekten büyük bir başarı. Aynı şekilde ihtiyacının anlaşılabilmesi de büyük lüks olmalı. 🫂
    İlişkilerimizi bu yönde ilerletebilmek ne güzel bir yol olurdu 🌼

  5. Anlatırken karşı tarafın problemi diye anlattığımız çoğu şey problem bile olmayabilir🫢 Ne zaman aynadaki ve karşımızdaki kişiyi gerçekten tanımaya çalışırsak o zaman farklılıkları fark edebiliriz.

  6. Bizde olmayanı karşı tarafta var diye eleştirmek yerine hemen adapte olup uyumlanmak ilişki kalitesini güçlendirir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir