Uzun ve zorlu bir öğrenim dönemi nihayet sona eriyordu. Her öğrenci gibi o da tatilin gelmesini iple çekiyordu. Yaz tatili için öncesinde verilen sözler, yapılan planlar vardı. O çok sevdiği bisikleti aldıracak ve ailesiyle tatile gideceklerdi. Bisikletiyle istediği yere gidebilecek, merak ettiği tüm tepelere çıkacaktı. Tüm bunlar için çok güzel bir karne getirmesi gerekliydi. Bu yüzden derslerine sıkı çalışıp, dönem sonunu heyecanla bekledi.
Sonunda okul tatile girmiş, dönemi birincilikle bitirmişti. Artık hayalini kurduğu bisikletine kavuşmuştu. Sıra alışveriş ve nerede kalacaklarının planlanmasına gelmişti. Annesi aylar öncesinden ihtiyaç listesi hazırlamış, eksikleri tamamlamaya başlamıştı.
Meltem; “Rezervasyonumuzu da erkenden ayarlayalım Ahmet Bey. Son anda sorun yaşamayalım, kafamız rahat olsun.” diyordu. Ancak babası aynı fikirde değildi; “Rotamızı çizelim, yola çıkalım, beğendiğimiz yerde kalırız.” Annesi ne dediyse babasını ikna edememişti. Daha önceki tatillerde de benzer durumlar yaşamışlardı. “Nerede kalacağız, kaç gün kalacağız?” soruları hep havada kalıyordu. Çünkü babası doğaçlama yapılan tatillerden daha çok keyif alıyordu. Annesi; “Bavulları hazırlayan benim, senin için sorun yok tabi!” diyerek takılıyordu. Fakat babası için bu çok önemli değildi. Birkaç parça giysi ve plaj malzemeleri yeterli oluyordu. O kadar çok bavulla tatile gidilmesine de anlam veremiyordu.
Ahmet, iş gezilerine giderken de aynı şekilde hareket ederdi. Fazla eşyayla gitmez, ihtiyaçlarını da genellikle son gün alırdı. Bavulunu da son gün yola çıkmadan önce hazırlardı. Hazırlıklarını son anda yaptığı için telaşlı bir yapısı vardı. Geç kalmamak, yetişmek için koşturmak zorunda kalırdı.
“Bir yere de şöyle öncesinden hazırlanıp çıktığını göreyim. Yumurta kapıya dayanınca mı yapmak zorundasın hep?” derdi annesi.

Mutluluk
Ahmet evlenmeden önce gideceği yere sürekli geç kalırdı. Neyse ki Meltem sayesinde vaktinde gitmeyi öğrenmişti. Meltem önden hazırlanır, kapıda onun çıkmasını beklerdi. Flört zamanlarında da bekleyen hep Meltem olurdu. İlk buluşmalarında tam yarım saat beklemişti. İlk buluşmada bekletilmek onu çok kızdırmıştı. Ahmet güçlükle onu ikinci buluşmaya ikna etmeyi başarmıştı. Ne yapıp edip Meltem’in gözüne girmeyi de başarmıştı. Zaman zaman; “Babanda şeytan tüyü var oğlum. Tatlı tatlı konuşur, tamam demek zorunda kalırsın.” diye bahsederdi.
Her birinin tatille ilgili beklentileri ve davranışları farklıydı. Ancak birbirlerine uyumlanmaları o tatilden keyif almalarını sağladı. Planlı bir tatile sonradan eklenen kararlarla bir rota oluşturdular.
Çünkü hayat, bazen plan yapmayı, bazen de esnek davranmayı ister. Mesele insanlar arasındaki farklılıkları törpülemek değildir. Mutluluk; aynı yolda birlikte yürümeyi öğrenmekle mümkündür.



29 Responses
İnsanlarda tıpkı bazı bitkiler gibiymiş meğer domatesle semizotu gibi birbirinin yanında olması meğer birbirine iyi geldikleri için miş…
İnsan karşısındaki ile uyumlandığı kadar yol alabiliyor. Yolculukta da birlikte hareket edebildiğimiz kadar keyif alabiliyoruz.
🙂
Anlaşmaya gönlün var mı😊 Varsa tamamlanıyorsun. Takım oluyorsun…
Mesele bu☺️Anlaşmaya gönlün var mı 👌🏼
“-Ben bu yoldan gidiyorum, sen de bu yoldan gidiyorsan birlikte yürüyelim” der gibi 🙂
Eksik yanlarını birbirleriyle tamamlayıp bir bütün olmuşlar😍
Ne kadar da güzel olmuş :))
Birlikte gidilen yol, herkesin ihtiyacı olan törpüyü sessizce yapar 🙂
Hakkaten öyle 🫶🏼
Hayatta dengeye gelebilmek ne kadar da önemli. Aşırılıklar, uç noktalarda olmak, insanın hem kendisini hem etrafındakileri yoruyor.
Birlikte yürümeye niyetlenince mecbur törpüleniyor insan. Bu da seni uçlara gitnekten koruypr zaten 😉
Evet insanlar farklı olsalar bile aynı yolda aynı hedef doğrultusunda bir araya gelebilmeyi başardıklarında mutlu olmayı da başarıyorlar
Aynı konuda her insan aynı şekilde düşünmüyor aynı şekilde hareket etmiyor. Ancak ortak bir hedefte birleşince denge olmaya başlıyor. Yola bakınca o çıkıntılar da ovalleşiyor.
Ne güzel uyumlanmışlar. Mutluluğun sırrını da bulmuşlar. Mutluluk aynı yolda birlikte yürümeyi öğrenmekle mümkündür ☺️
💕
İlişkide kalmak ve mutlu olmak için… Değiştirmeye çalışma kabul et…
Onun iyi taraflarını alıp yolunu birleştirmek… Gerginlik, birbirini değiştirmeye çalışma telaşı gidiyor; insan rahatlıyor 🙂
Farklılıklarımız aslında bir anlamda da törpüleniyor bir arada uyum içimde yaşayınca. Zira insan bir süre sonra sevdiğine benzemeye başlıyor.
:)) evet. İnsan karşısındakini değiştirmek istemeyi bırakıp da kendisine odaklandığında, dengeye gelmenin kendisinden başladığını görüyor.
Farklılıkların aslında ne kadar da tamamlayıcı🍃
İnsan farklılıklara doğru şekilde yön verebildiğinde ne kadar da rahat ediyor hayatta. Eşiyle aynı yönde olan oluyor 😍
Yol arkadaşım olur musun🌷
doğru yerde doğru farklılıklara uyum sağlamak mutluluk getirir.
İnsanın aynı yolda farklılıklara uyumlu olarak yürümesi ne kadar güzel…🫂👨👩👧👦
Farklılıklar sorun değil, asıl sorun bu farklılıkları kabul etmemektir.
Yol arkadaşının senden farklı olması ne güzel nimet 🙂 her zaman gördüğün yerlerin bile farklı halleri onunla görünür oluyor…
“Mutluluk; aynı yolda birlikte yürümeyi öğrenmekle mümkündür.” ne kadar güzel yazmışsınız. Kimlerle aynı yolda yürümeyi öğrenebildim diye düşündüm kendi kendime..
insan kendi gibi düşünmeyen kendi gibi olmayandan rahatsız olabiliyor. iyi ki farklıyız yoksa hayatın tadı tuzu olmazdı😁