Ali, uzun zamandır robot süpürgeleri araştırıyordu. “Aslında ne kadar pratik bir icat… Evi süpürür, siler, en azından o işleri yapmaktan kurtulurum.” diye düşündü. Ali tek başına yaşıyor ve evden çalışıyordu. Ev işleri için Hanife Hanım arada yardıma geliyordu. Ali yine de her fırsatta robot süpürgelerin indirimlerini takip ediyordu. Bazısı sadece süpürüyor, bazısı ise hem süpürüyor hem de siliyordu. Bazısının çöpünü boşaltıp bezini yıkayacağı bir istasyonu bile vardı. Görünüşte birbirlerine benzeseler de hepsi birbirinden farklıydı. Bu kadar çeşit içinde sonunda aradığı robot süpürgeyi buldu.
– Sonunda aradığımı buldum! Hanife abla sana yardımcı geliyor artık işlerin hafifleyecek.
– Anlaşılan robot süpürgeyi aldın.
– Aldım aldım! Az önce büyük bir indirim yakaladım, kaçırır mıyım?
– Çok istiyordun, hadi gözün aydın. Eee artık bana da ihtiyacın olmaz.
– Yapma ablacım, sen daha gelmeden siteme başladın.
Ali, robotu almanın keyfiyle işinin başına geçti. Birkaç gün sonra da beklenen kargo geldi. Kullanma kılavuzundaki talimatlara göre önce evin krokisini çıkardı ve kurulumu başlattı. “Adamlar yapmış işte, ne kadar da akıllı…” diye düşündü. Telefonundaki uygulama sayesinde, o evde yokken bile işleri yapacaktı. Evi süpüren robotunu hayranlıkla seyrediyordu. “Kendi küçük işlevi büyük!” diye içinden makineye övgüler dizdi. Bir taraftan süpürüp, diğer taraftan siliyor ve işi bitince de istasyonuna yanaşıyordu. Onu tek bir tuşla harekete geçirmek Ali’yi mutlu etmişti. Ne yapacağını, nerede durup nerede hareket edeceğini biliyordu. Makineyi izlemek Ali’yi heyecanlandırdığı kadar yormuştu da.
Bir süre cama yaslanıp dışarıdaki hareketliliğe göz süzdü. Herkes bir yerlere doğru hareket ediyordu. Zihni istemsizce bir kıyas yaptı. Bu robotta da hangi özellik varsa ona göre hareket ediyordu. İnsan ise kendi istekleri doğrultusunda hareket edebilen bir canlıydı.

Sahi insandaki sistemi çalıştıran neydi? Bu zamana kadar bunu düşünmemişti. Sabah uyanır, ilk iş kahvesini hazırlar ve ardından bilgisayarını açıp işine başlardı. Mesaisi bitince de bilgisayarını kapatıp özel işlerine dönerdi. Günün sonunda dinlenmek için doğrudan yatağına uzanırdı. Bazen de televizyon izlerken karşısında uyuyakalırdı.
Bunlar onun seçimleriydi, peki ya seçimleri dışında gerçekleşenler? Ona uyanması gerektiğini söyleyen kimdi? Ya da acıktığını hissettiren şey neydi? Uyurken nasıl nefes alıp veriyordu? Robotunu kendi çalıştıran Ali, insandaki sistemin nasıl çalıştığını düşündü.
Yemek yemeyen, uyumayan, nefes almayan insan yoktu. Yemek bir ihtiyaçtı ama herkes istediği yemeği kendi seçebiliyordu. Her insan uyurdu, kimi yumuşak kimi ise sert yerde… Bazıları koltukta, bazıları da yerde uyumayı severdi. İnsanlar ortak bir sistem üzerinde, farklı seçimlerle yaşıyordu. Bunu fark eden Ali’nin heyecanla gözleri büyüdü. “Şuraya baksana, herkes renk renk. Kıyafet seçimleri farklı, yemek seçimleri farklı, ev, iş seçimleri… Hepsinin kendine has bir tarzı var.” dedi.
Herkes aynı sistem içinde farklı seçimlerle hareket ediyordu. Bu zamana kadar hayata böyle bakmamıştı. Kendisinin sevdiği yemeği neden arkadaşı da sevmiyor diye düşündü. Oysa iki arkadaş yemeğe gittiklerinde ortak amaçları karın doyurmaktı. Birinin döner, diğerinin balık tercih etmesi onları seçimlerde farklılaştırıyordu. Bu farklı seçimlerin insanları ayrıştırmaması gerektiğini düşündü.
Derinlere dalan Ali, zil sesiyle kapıya yöneldi. Gelen Hanife Hanımdı, onu kocaman bir tebessümle karşıladı. Koridorda yerini alan robot, Hanife Hanım’ın hemen dikkatini çekmişti.
– Gözün aydın, gelmiş senin robot.
– Adı üstünde Hanife abla robot, hiç senin yerini tutar mı?
– Tutmaz tabi, ama baya temizlemiş ortalığı. Onunla iyi anlaşacağız gibi görünüyor.
– Bak gördün mü, sen de sevdin onu.
Bu keyifli sohbetin ardından, herkes işinin başına döndü.
Bir robot süpürgenin aynı versiyonları aynı şekilde çalışır. Aynı yaratılışta olsa da her insan detayda farklı özellikler barındırır. Özelliklerinin getirdiği yatkınlıklara rağmen, insan kendi iradesiyle kararlar verir. Yani benzer özelliklere sahip olan insanlar da farklı seçimler yapabilir. Kaldı ki yazılımı farklı olan insanların farklılıkları daha belirgindir.
Mesele; her detaydaki farklılıkların birbirini ne kadar tamamlayabildiğidir.
Tıpkı yapboz parçalarının güzel bir tabloya dönüşmesi gibi…



30 Responses
Eksik parçalarımızı bulmamız ümidiyle…
eksikliklerimizi kabul ederek..
Ve geliştirmemiz ümidiyle diye ekleyeyim bende🥰
Her şey seçimle başlar önce yönünü seçer insan iyi veya kötü …👏🏻👏🏻
Doğru yönü seçip Doğru tepkiler verebilmek umuduyla…
Hayatın en büyük özgürlüğü, seçim yapabilme gücü değil mi 🙂 çok faydalı bir yazı olmuş 👏🏻
asıl özgürlük bu muydu yoksa? sırtında çanta ile dağ tepe gezmek miydi:)
Özgürlük ne güzel seçim, kararlarına saygı duyan bir HAYAT var, çok ŞÜKÜR, sonsuz💞
Her detaydaki farklılığın birbirini tamamlaması…
Farklılıkların olmasının bir anlamı var…
Ve her detaya indikçe daha da detayı var…
Çok mükemmel bir sistem …
Farkedebilen için…💐
Her farklılık gerçekten detay detay mükemmel bir sistem
Detaydaki farkları farkedebilmek, tüm mesele bu…
İnsanın hayatının genelindeki büyük değişimler aslında detaydaki bir değişiklikten kaynaklanmıyor mu?
Her farklılık başka bir farklılığın tamamlayıcısı… Görünmez bir zincirle bağlıyız aslında birbirimize. O farklılıkların detayını bilince de insan doğru halkayı bulabiliyor.
Benzer gibiyiz ama detaya inince ne kadar farklıyız. Her aile birbirinden farklı her ailenin üyeleri bile birbirinden çok farklı… Bu farklara rağmen beraberiz ve ilişkideyiz…
insan bazen aldığı bir eşya ile bazende hayatta karşılaştığı bir olayla yeniden bakmaya başlıyor.. anlamaya çalışıyor.. kendisini ve etrafını…
Bu farklılıkları anlamaya çalışmakta bizi geliştirmeye başlıyor. Detay daki farklılıkları görebiliriz umarım.
İnsan seçim yapan bir canlıysa o zaman seçimlerinde ondan bir şey bekleniyor olabilir🤔
Seçim yapabilmek ne kadar da kıymetli. Herkesin kendi rengiyle boyandığı bir dünya. Ne kadar da renkli, ne kadar da özel.
Benzer zannettiğimiz bir çok şeyin detayda ne kadar da farklı olduğunu anlayınca insan daha kaliteli bakabiliyor…
“İnsanı harekete geçiren şey…” Ne kadar kıymetli bir cümle.
Hakikatten öyle. Almak istediğimiz şeyin bile aynı özellikte olanı da var farklı olanı da. İnsanlarda da benzer özellik olduğu gibi farklı özellikte olanlar da var. Bu da hayatı çeşitlendirdiği gibi zenginleştiriyor da 😉
Ne kadar güzel bir bakış açısı. Ali gibi bir robot süpürgeye bakıp bu kanıya varmak için hayata daha farklı bir gözle bakmak gerekir sanırım.. Daha derin bakabilmek dileğiyle 🙂
Bugünkü seçimlerimiz yarınlarımızı dizayn eder. O halde iyi ve kötü, doğru ve yanlış seçimlerimizde insan neye göre karar verir?
Çoooooooookkkkkk düşünmeye ihtiyacımız var çoooooooookkkkkk…
O zaman başlayalım🙂
Amaç karın doyurmak fakat binlerce çeşit yemek var. Mesele sadece donanımı yani bedenimizi yaşatmak değil demek ki. O zaman yazılım yani zihnimiz tercihlerini neye göre yapıyor? Ali çok önemli bir detayı sorgulamış gerçekten 🙂
Yap bozun parçaları gibi, iradeyle yapılan doğru seçimler.. Doğru parçayı doğru yere denk getirebilenler mutlu 😊
İnsanın seçim yapabilmesi ne büyük konfor…Bizi iyi yapan seçimlerimiz olsun.
Makineler robotlar da biz insanoğlunun seçim yapabilme özelliğinin bir ürünü. İnsan seçim yapan bir canlı olmasaydı farklılıkların da bir anlamı olmazdı…
O zaman insanları değerli kılan farklılıkların birbirini eksiltmesi değil, tamamlayabilmesidir.
insanın eksik yönünü o farklılıkla tamamlayacağını düşünememiştik. oysa düşünsek… düşünmeye çok ihtiyacımız var çok.
Hayatimızdaki en onemli parça olmayan eksik parça🌿