Küçük kız; sarı, yuvarlak ve çubuklu bir şeker için yalvaran bakışlarla izin istiyordu. Yüzünde gamzelerini ortaya çıkaran hafif bir gülümseme ile bekliyordu. Pembe tüllü elbisesi de onunla birlikte sallanıyordu. Bir eli arkasında, belli ki bir şey saklıyordu. Az sonra diğer elinde sakladığı şey için de izin istemeye hazırlanıyordu.
Peki, bu kıza nasıl ‘hayır’ denilecekti?
Bilmiyormuş gibi davranan Aslı, yemekten önce şeker yiyemeyeceğini biliyordu. Yine de her seferinde şansını deniyor ve çoğu zaman istediği sonucu elde ediyordu. Çünkü annesi Buket’in dayanamadığının farkındaydı. Buket, kızına bakarken onu nasıl reddedeceğini düşünüyordu. Onun bu şirin haline genellikle dayanamıyordu. Kural koysa da uygulamakta zorlanıyordu. “Anneciğim, şimdi yemesen az sonra yemek yiyeceğiz.” dedi. Aslı’nın cevabı gecikmedi. “Ama anne lütfen izin ver. Söz veriyorum yemeğimi çok güzel yiyeceğim.” dedi. Aslında durumun böyle olmayacağını ikisi de biliyordu.
Şeker yedikten sonra yemek yiyemezdi. Elbette şeker, çikolata gibi şeyler zararlıydı. En azından karnı tokken yemesini istiyordu. Annesi bunları düşünürken Aslı sessizce şekeri yemeye başlamıştı bile. Buket ona “Dur!” diyecek oldu. Bunun bir anlam ifade etmeyeceğini fark etti. Aslı çoktan şekeri yarılamış, ağzının kenarlarına bulaştırmıştı. Bir an “Aman ne olacak sanki yesin işte.” dedi. Ama bunun sadece şekerle ilgili olmadığını biliyordu. Aslı, istediği bir şey olmadığında normalden çok farklı davranıyordu. Sanki o tatlı sevimli kız gidiyor, yerine başka bir çocuk geliyordu. Ağlıyor, kendini yerden yere atıyor ve istediği olana kadar durmuyordu. Buket’i asıl üzen de Aslı’nın bu halleriydi. Onu böyle görmek istemediği için yaptığı birçok şeye ses çıkaramıyordu.
Peki, böyle devam ederse sonrası ne olacaktı?
Aslı büyüdüğünde, okula başladığında ne olacaktı? Yapması gereken ama istemediği şeyler daha önemli hale geldiği zaman nasıl davranacaktı? İşte o zaman Buket nasıl davranacaktı ve ne tepki verecekti? Belki yaşına uymayan başka şeyleri de isteyecekti. Buket o zaman ona zarar verecek şeylerden onu nasıl koruyacaktı?
Buket için “hayır” demek çok zordu. Kendi hayatında yapmak istediği şeyleri de yapamıyordu. Hayır demekte zorlandığı için, birçok konuda kısır döngüye girmişti. Hayatında değiştirmek istediği şeyler vardı. Daha sağlıklı ve güzel olmak istiyordu. Ama diyet ve spor yapmak zor geliyordu. O lezzetli yemekler ve evde kalmak daha cazip geliyordu. Ne zaman eski kıyafetlerini denese diyet ve spor yapmaya karar veriyordu. Ama bu karar, sevdiği bir yemeği görünceye kadar sürüyordu.
Oysa bazı insanlar ne kadar da kolay hayır diyebiliyordu. Nereden başlayacağını bilmiyordu. Şimdi kendisi için bir başlangıç yeri bulmalıydı. O’nun hayır demesine engel olan şey neydi? Neden mantıklı karar veremiyordu? Şeker zararlı olmasına rağmen neden “Evet” diyordu?
- Kızına hayır dediğinde onu sevmez diye düşünüyordu.
- Kızının hırçın davranışlarıyla nasıl baş edeceğini bilmiyordu.
“Bu defalık bir şey olmaz.” dedikçe mesele daha da zorlaşıyordu.

Bazı insanlar başkalarına çok zor “evet” der. Bazıları ise hemen her şeyle eşleşir ve çok zor “hayır” der. Çünkü bazı insanlar olaylara mantıksal bakarken bazıları da duygusal bakarlar. Bu durum da iletişim tarzlarına ve ilişkilerine yansır. Mesele her şeye “evet” ya da “hayır” demek değildir. Doğru anlayıp, doğru tepki verebilmektir.
- Ders çalışması gerektiği için doğum günü davetine “hayır” diyebilmek,
- İşler yetişmediğinde, yorgun olmasına rağmen mesai teklifine “evet” diyebilmek,
- Diyetteyken, canı çok istemesine rağmen o keke “hayır” diyebilmek,
- Hava soğuk da olsa gelen yürüyüş teklifine “evet” diyebilmek,
Çünkü her “evet” bir onay ve her “hayır” bir ret vermektir. Dolayısıyla ikisi de bir seçimdir. İnsan seçimini bu iki kelime ile yapar. Fayda verene “evet” ve zarar verene “hayır” denildiğinde ilişkilerde dengeler yerine oturmaya başlar.



25 Responses
Nerede evet nerede hayır diyebileceğimizi bilmek ve uygulayabilmek çok kıymetli….
Evet de hayır da hayatımızda mutlaka olmalı. Doğru yerde ve doğru zamanda kullanmak mesele…
Bir tanıdığım vardı. Nasılsın diye sorsan bile Yok hayır iyiyim derdi. O kadar otomatikleşmişti hayır’ları…
Hayatımızda evet ve hayır kelimelerini dengelemeyi öğrenmemiz bile ne kadar çok şeyi iyileştiriyor ilişkilerde…
Hayır demeyi öğrenmek kadar büyük bir konfor yok 🙂
Okullar da bir çok çocuğun sınırsız davranmasının sebebine ışık tutan bir yazı olmuş. Anneler olarak kıyamadığımız için ‘ izin verdiğimizi düşünüyoruz’ ama aslında bazı insanların kolay ‘hayır’ diyebildiğini unutmuşuz hatırladık bu yazı sayesinde. Yerinde evetler yerinde hayırlar diyebilmek miş önemli olan🌸
Ne güzel bir tespit olmuş…
Ebeveynler çocuklarına hayır demediği için artık sadece öğretmeninden “hayır” duyan çocuk tepki gösteriyor veya akla gelmez şeylere sebep oluyor.
Bir hayır ancak bu kadar önemli olabilirdi.
Hayatımızda bir çoğumuzun yaptığı bir şey hayır diyememek. “Bir kereden bir şey olmaz, şimdi yapsın sonra yapmaz, şimdi çocuk büyüyünce anlar, şimdi arkadaşlarımla beraberim izin vereyim de eve gittiğinde hayır derim”. Dediğimiz, hayır olması gereken yerde kullanmadığımızda, o küçük hayır sonrasında daha da büyük problemlere, sorunlara sebep oluyor. Bazen çocuğumuza dayanamıyoruz, bazen eşimize, bazen iş arkadaşımıza iyilik gibi gördüğümüz şeyler aslında hem kendimiz hem de karşımızdakine kötülük olmuş oluyor. Buradaki makalede de bu çok güzel anlatılmış. Aslında insan kendisi hayır diyemedigi için karşısındakine de hayır diyemiyor. küçük gördüğümüz her yanlış ,zamanında doğru her olay veremediğimiz her olay içinden çıkamayacağız büyük sorunlara sebep oluyor aslında. Hepimiz hayatımızda bunu yaşayıp görüyoruz.
Evet ve hayırlarımızı doğru yerde ve doğru zamanda kullanabilmek dileğiyle 🙂
Bazen iyi görünmek için kimi zaman da ilişki bozulmasın diye “hayır” diyemediğimiz oluyor… Mesele hayır demek değil aslında “hayır”ı nerede kullanacağız? İlişkimiz daha iyi olsun diye “hayır” dememiz gerek aslında… O cesareti gösterebilmek dileğiyle…
Hayırlar bizi hayatta daha hayırlı yapıyor. 🙂
Aileleri tarafından ‘hayır’ı çok duyamayan öğrenciler okulda da ‘hayır’ı duymaya katlanamıyorlar. Ebeveynler, hayır diyemediklerinde çocuklarını sevdiklerini daha çok gösterebilediklerini düşünüyor, bazen de ‘hayır’ın doğuracağı sıkıntılardan kaçıyorlar belki de. Halbuki yazıda da belirtildiği gibi ne her şeye ‘evet, ne de ‘hayır’ demek…
İnsan bazen nerede hayır nerede evet diyeceğini karıştırabiliyor gerçekten günlük hayatta ama bunların fayda ve zararla bağlantısının kurulmuş olması çok aydınlatıcı olmuş. 🙂
Genellikle keyif veren şeylere evet demek kolay ama faydalı zor şeylere evet demek zor oluyor ama iyi gelecek olan da faydaya evet diyebilmekte
Doğru zamanda, doğru şeylere , evetlerimizin ve hayırlarımızın olması çok önemli..
Basit bir kelime gibi durur “evet” ama içinde çok şey barındırır. sınır, tahammül, taviz…
Disiplinin aslında sevgisizlik değil, sorumluluk olduğunu çok güzel anlatmışsınız. 👏🏻
Doğru yerde hayır diyebilmek hem insanı hem ilişkiyi korur. ⭐️
Günlük hayattan ama çok derin bir farkındalık yazısı olmuş.
Bazılarımızın çok zor söylediği, bazılarımız içinse en alışıldık kelime. Ama asıl mesele daha iyi bir “ben ” e ulaşırken nelere hayır diyebileceğimizi bilmekte.
Herşeye “evet” dediğimizde kıymetli olacağımızı sanmak içine düştüğümüz bir yanılsama. Sınır ise bizi kıymetli yapan şey…
İki heceden oluşan… Kimileri için söylemesi kolay, kimileri için söylemesi zor olan 2 kelime..Ya beni sevmezse, ya çok üzülürse diye düşünüp tüm gücünü yitirmene sebep olabiliyor.
Mesele doğru anlamak ve doğru tepki vermek…
Mesele her şeye “evet” ya da “hayır” demek değildir. Doğru anlayıp, doğru tepki verebilmektir.
İradesi yetebilen için ne kolayken hayır diyebilmek, gücü yetmeyene zor olan kelime.
Hayır da hayır yoktur bazen evet de hayır yoktur bazen bozulmaya egomuz istesede hayır düzelmeye egomuz istemezse de evet yerli yerinde kullanılmayan Evet derin bir anlamı kalmıyor ve bir müddet sonra karşıdaki kişiyi bunu zorunlu bir görev gibi görürken bir hayır demek hem kendin hem de farklı kişiyi yıpratmaya bazen de çok olumsuz şeylere sebebiyet vermektedir
Şuan yaşadığımız sıkıntılarımızın kökeninde yerinde ve zamanında HAYIR diyememek yatıyor.
Evetleri de hayırları da anlamlı kılan, doğru zamanda verilen o andaki tepkiler… Verebilenlerden olmak dileğiyle🌿👏
Doğru yerde ve zamanda kullandığımız evet ve hayırlar ilişkilerimizi inanılmaz kaliteli bir hale getiriyor bu seminerle beraber bunu fark ettim:)
Doğruyu güzel yapabilir olmak, kıvam ne kadar güzel ifade edilmiş🍃
“Evet” ve “Hayır” kelimelerini otomatikleşmiş olabiliyor.
Soru sorulduğunda sadece düşünmek için zaman istesek işler daha kolay olabilir. neye evet neye hayır dediğimiz çok önemli 🙂