Buket, ailesi ile birlikte köydeydi. Dağların görüntüsü, kuşların sesi ve sobadan yayılan koku eşliğinde ayaklarını uzatmıştı. Buraya gelmeye başlarda dirense de artık çok keyif alıyordu. Köy evi, kafa dinlemek için çok iyi bir yerdi. O gün evden dışarı çıkmak istemiyordu. Ama her daim yerinde duramayan annesi seslendi:
– Buket hadi anneciğim. Biraz odun ve mantar toplamaya ormana gidelim. Kızılcıkla dağ çileklerinin de son demleri. Belki onlardan da buluruz, ne dersin?
– Bilmem ki anne, hiç dışarı çıkmak istemiyorum.
– Doğada yürümek şifadır, insana iyi gelir. Havamız değişir hem, hadi…
– Bilmem ki…
Buket’in ağzından bir tek “Bilmem ki.” kelimesi çıkabilmişti. Evleri ormana oldukça yakındı. Babası zamanında burayı alırken bu sebepten tercih etmişti. Çocukken de ormana giderlerdi ama o mantarlarla ilgilenmezdi. Daha çok dağ çileği yer, kozalak toplardı. Kışın annesi kozalakları sobayı tutuşturmak için kullanırdı. O da sobadan çıkan çıtırtılar eşliğinde etrafında dönerdi. Bazen de arkadaşıyla onları rengârenk boyar, eğlenirlerdi. Annesi daha yüksek bir sesle tekrar “Hadi Bukeeet!” dediğinde “Tamam tamam geliyorum.” diyebildi.
Buket, etrafına bakınarak yürüyor, bir yandan da okuldaki arkadaşlarını düşünüyordu. “Ağaçlar da tıpkı insanlar gibiler. Hepsi birbirine benziyor ama detayda ne kadar farklılar.” dedi içinden. Sonra gözünün önüne tek tek arkadaşları geldi. Merve pek konuşmaz, Aysun ise susmak bilmezdi. Aysun’u susturmaya, Merve’yi de konuşturmaya çalışırlardı. Şule ise tam bir kelebek gibi her yanı rengârenkti. Montu, ayakkabıları, şapkası hepsi birbiriyle uyumlu olurdu. Defterine yazı yazarken bile renkli kalemler kullanırdı. Her bir arkadaşının başka özellikleri vardı. İnsanlar ne kadar da farklı fikirlere ve tepkilere sahiplerdi. Düşündükçe hepsini haklı bulduğu yerler de vardı. Bazen de onlarla anlaşmakta zorlanıyordu. Bu durum tabi ki ilişkilerini de etkiliyordu.
Aklından geçenlerle ve annesinin türküleri eşliğinde patika yolda ilerliyorlardı. Bir yerde dağ çileği buldular ve karşıdaki ağaçta da kuşburnu görüp toplamaya başladılar. Annesi;
– İşte kanlıca yatağına geldik, buralarda olması lazım.
– Anne bak, bu kanlıca değil mi?
– Değil kızım, kanlıca mantarına bir çizik atınca anlaşılır zaten.
– Ama çok benziyor! Nasıl anladın?
– Ustası bilir onu. İkisinin de arasında farklar var. Kanlıca, çizik atınca kanar anlarsın. Birbirlerine benzerler, görüntüsünden anlaman çok zordur.
– Anne süpersin!
– Hem biliyor musun, mantarlar ağaçların iletişimini sağlayan ağları oluşturur. Bir ağaç susuz veya vitaminsiz kaldığında diğer ağaçlar destekler. Mantarların toprak altındaki ağları ile o ağaçların ihtiyacını gönderirler. Bu sayede onu kurumaktan korurlar.
– Aaa, çok ilginçmiş gerçekten… Mantarlar bizim dünyanın telekomünikasyonu gibi. Hem haber ağı hem de ihtiyaç gideriyor. Çok da farklı türleri var, tıpkı insanlar gibi.
– Bak şuradaki kanlıca işte! Hem de mis gibi, akşama ziyafet var anlaşılan. Bak bu da borazan. Ne güzel görünüyor değil mi?
– Gerçekten borazana benziyormuş.
– Zehirsizdir ve bununla mis gibi mantarlı yumurta yapılır. Hepsinin başka özellikleri ve farklı kullanım alanları var. İlaç yapımında ve cilt hastalıklarını gidermede krem olarak kullanılanlar da var.
Buket, annesinin sözünü dinlediği için mutluydu. “İyi ki ormana geldim. Meğer ağaçlarla mantarlar birbirleriyle yardımlaşan arkadaşlarmış. Tıpkı insanlar gibi, farklılıkları ne kadar da işe yarıyormuş.” dedi. Bugün mantarlardan çok şey öğrenmişti.

Farklılıkları anlamak insana çoğu zaman zor gelir. Ancak her farklılık, bir diğerinin ihtiyacını gidermeye ve eksikliğini kapatmaya çalışır. Kurulan ilişkilerin hiçbirinde birbirinin aynısı olan iki insan yoktur. Birbirinden farklı ama birbirine uyumlu olan ilişkiler en iyi ilişkilerdir. Farklılıklar bir pürüz değil, aksine insanların kendilerine ekleyebilecekleri özelliklerin toplamıdır. Tüm marifet bunu fark edebilmekten ve ilişkilere bu şekilde yön verebilmekten geçer.
Hayat farklılıklarla ve birlikte çok daha güzel, keyifli ve kolaydır.



32 Responses
Doğada ne mucizeler gizli😍 Mantar ve ağaç bir birinden ne kadar farklı iki bitki ama nasıl da uyumlanmışlar☺️
Hayatımızı daha güzel daha keyifli hale getirebilmem in yolu farklılıkları anlayıp kabul edebilmekten geçiyormuş meğer 🥳
İnsanlar gibi telekomünikasyon kuran mantarlara artık daha başka bir gözle bakacağım. Ne de güzel öyle değil mi ?
Kesinlikle… Her bir detay daha da şaşırtıyor insanı.
Mantarlar bile çeşit çeşit… İnsanoğlu neden çeşitli olmasın ki… 🙂
Mantarların benzer ama detaya bakınca farklılıkları ve ağaçların ihtiyacını gidermek konusundaki alt detayı muhteşemdi. Ve şunun farkındalığını hissettirdi bana; Peki insan insanın ihtiyacını giderebildiği kadar uyumlu olma hakkını elde ediyorsa, uyumsuz olan insanın ahvali nedir?
Farklı olanı itici zannederdik. Aslında her farklılık bir ihtiyaç gideriyormuş.
Ve o farklılıklar aslında insana şifa olanmış🌸🌱⚘️
Herkes aynı olsaydı ne sıkıcı olurduk ha ha farklıyız ki eğlenebiliyoruz 🙂
Merve A.
Doğa gerçek bir şifasın, görebilene, idrak edebilene…
İnsan farklılıkları kabul etmeye başladığında hayatın yükü biraz daha hafifliyor ve kontrol edemediğin şeylerle savaşmayı bırakıyorsun..
Her canlı ihtiyaç üzerine var. Birbirleriyle uyum içindeler. Bu uyumları ekosistem oluşturuyor. Doğada keşfedilecek ne çok şey var..
Doğa her detayıyla insanlara ne kadar büyük stratejiler veriyor.
Uzaktan bakınca hepsi aynı gibi, detaya bakınca farklılığını görüyorsun. İşte o detaya bakmakta usta işi 😉
Köy evimiz canlandı gözümde, ormana çok yakın olan ve kanlıca dahil birçok mantar topladığımız… Gerçekten de o kadar çok çeşit mantar var ki… Neden bu kadar farklılığa ihtiyaç var? Kimisi zehirli, kimisi yenilebilir, kimisi ilaç yapımında kullanılıyor, kimisi gastronomi de… Mesela hepsinden börek yapılmıyor? çok güzel değil mi doğada bile bu kadar çeşit varsa demek ki buna ihtiyaç var. İnsan da öyle… Hepsi farklılığıyla farklı bir ihtiyacı gideriyor.
Köy evimiz canlandı gözümde, ormana çok yakın olan ve kanlıca dahil birçok mantar topladığımız… Gerçekten de o kadar çok çeşit mantar var ki… Neden bu kadar farklılığa ihtiyaç var? Kimisi zehirli, kimisi yenilebilir, kimisi ilaç yapımında kullanılıyor, kimisi gastronomi de… Mesela hepsinden börek yapılmıyor? çok güzel değil mi doğada bile bu kadar çeşit varsa demek ki buna ihtiyaç var. İnsan da öyle… Hepsi farklılığıyla farklı bir ihtiyacı gideriyor.
Hem hikâye hem mesaj çok güzeldi. 🌷
Mantarların yer altındaki ağları ile insanların ilişkilerini bağlamanız çok hoş olmuş. 🥰
Okurken insan kendi ilişkilerini düşünmeden edemiyor.
Gerçekten farklılıklarla hayat daha güzel. 💪🏻
Mantarın bile detayı var. Bilmeyince zarar görüyor, zorlanıyorsun. Hayatı kolaylaştırmak için farklılıkları bilip ona göre davranmak yeterli aslında.
Doğaya bak insana bak, insana bak doğaya bak. Herşey birbirine benzer ama detayda da o kadar birbirinden farklı. Mesele bu benzerlikleri ve farklılıkları farkedebilmek.
Mantarı çeşit çeşit, ağacı çeşit çeşit, hepsinin de önemli görevi var. İnsanı da çeşit çeşit , peki insanın amacı ne, görevi ne? Bunu hatırlayınca olaylara yeniden bakmak istiyorsun.
İşin ustası olmak için benzerlikler arasındaki farklılıklara, detaylara hakim olmak gerekiyor. Usta bir aşçı sadece güzel yemek yaptığı için değil.. malzemesini de iyi tanıyan o bilgiye de sahip olduğu için iyi bir aşçıdır.
Bir mantardan nerelere.. 🙂 Her canlı çok özel ve farklı olmasıyla doğa mükemmel..
Ben şahsen alışveriş yaparken yanıma İlla bir görsel arkadaşıma alırım. Benim göremediklerimi görsün diye
Benzer olanla ilişki kurmanın daha kârlı olduğunu düşünülürdü. Aslında farklılık ve o farklılıkla yol almak asıl mesele buymuş🦋
Mantarlar birbirinden farklı , farklı olmaları da bizim dikkatimizi çekiyor hoşumuza gidiyor insanlar birbirinden veya bizden farklı olunca niye kızıyoruz.😊
Düz bakınca herşey aynı gibi… Detaylarda nasıl da çeşitli ve değişik…
Mantar gibi keşke doğada her yaratılanın telekomünikasyonunu anlayabilsek…
Hiç aklıma gelmezdi bir mantarın ağacın ihtiyacını giderebileceği iletişim sağlayacağı…Küçük ama işlevi çokmuş. Ne dersiniz, bizde hayatımızda mantar gibi ihtiyaç giderebiliyor muyuz? Acaba…
Farklılıklar, insanlarda olduğu gibi doğada da muhteşem bir ihtiyaç giderme ilişkileri çok güzel. 😊
Doğada herşey ne kadar muhteşem. Her canlı birbirini düşünüyor, birbirine fayda sağlıyor.
Hayatımızdaki farklılıkların bir sebebi olduğunu idrak edip, kıymetlendirebilmek önemli olan😊
bu kadar ufak bir şey böyle büyük bir canlının nasıl ihtiyacını gideriyor. çok güzel değil mi? 🙂