ANLA(ŞIL)MAK

İnsanoğlu zaman zaman anlaşılmamaktan yakınır. Neden anlaşılmadığını ise pek düşünmez. Karşı tarafa “Beni anlamıyorsun” demek daha kolay gelir. Kendisiyle ilgili kısmı görmez ya da görmek istemez. İnsan, kurduğu ilişkilerde sevmek, sevilmek, kabul görmek ister. Çok az insan karşısındakini gerçekten anlamaya çalışır.

Yeryüzündeki her şeyin kendine has özellikleri vardır. Dışarıdan bakınca bütün kediler benzer görünür. Oysa her biri farklı cinstir ve farklı özelliklere sahiptir. Biraz daha detaya inince; renkleri, bakışları ve hareketleri birbirinden farklıdır. Bazısı kıpır kıpırdır, sürekli oynar yerinde duramaz. Bazısı ise daha sırnaşık davranır. Gelip kucağına oturur, başını okşatır ve dakikalarca öyle kalabilir. Dolayısıyla aynı tür de olsa, hayvanların da kendilerine has mizaçları vardır.

Doğadaki ağaçlar da birbirinin aynısı gibi görünür. Her biri farklı bir yapıya ve işlevselliğe sahiptir. Kimi uzun boylu ve heybetlidir, kimi kısa ama dayanıklıdır. Bazısı yaprak dökerken, bazısı yıl boyu yeşilliğini korur. Çam ağacının yaprağı ile çınar ağacının yaprağı farklıdır. Kimi meyve verir, kimi yalnızca gölgesiyle serinlik sunar. Doğadaki bu çeşitlilik, zenginliklerle dolu bir denge sağlar.

İnsan gözünü nereye çevirse birçok benzerliğe tanık olur. Ama biraz daha detaya inince farklılıklar belirginleşir. Balıklar, kuşlar, çiçekler, böcekler, bitkiler… Yer üstünde, yer altında, denizlerin mavisinde, okyanusların derinliklerinde… Bu benzerliklerin kendi içinde saklı çeşitliliği vardır.

Doğadaki bu kadar çeşitliliğin nedeni, farklı ihtiyaçların karşılanması içindir. Peki, bu kadar farklılıktan aynı sonuçları beklemek doğru mudur?

Nergis de gül de birer çiçektir ve ikisi de görüntüleriyle, kokularıyla hoş etki bırakır. Ancak yapısal özellikleri ve çiçeklerinin şekli birbirinden farklıdır. Aynı miktarda toprağa, ısıya ya da ışığa ihtiyaç duymazlar. Bir nergisten gül gibi açması beklenemez. Yine bir gülden de nergis gibi kokması beklenemez. Her ikisinin de kendine has bir yapısı vardır.

İnsanların da benzerlikleri olduğu gibi farklı özellikleri de vardır. Farklılıklar fark edilmediğinde veya kabul edilmediğinde ilişkilerde problemler yaşanır. İnsan, karşısındakinin de kendisi gibi düşünmesini bekler. Oysa her insanın hayatı algılama ve aktarma şekilleri birbirinden farklıdır. Beğenileri, istekleri ve meyilleri aynı değildir. Birisi için çok önemli ve kıymetli olan bir şey başkası için çok anlamsız olabilir. Birinin çok hassas olduğu bir konuda diğeri rahat davranabilir.

İletişimde anlamak ve anlaşılmak ilişkilerin kalitesini artırır. İnsan kendisini anlayanlarla bir arada olmak ve paylaşımda bulunmak ister. Bunun için de farklılıkları fark etmek ve kabul etmek gerekir. O zaman ilişkilerde kişiler birbirinin ihtiyacını giderir ve birbirlerini geliştirirler.

İnsanı geliştiren şey hayatında farklılıkların olmasıdır. Her farklılık insana başka bir zenginlik katar. İnsanı anlamanın yolu benzerlikler içerisindeki farklılıkları görmekle başlar.

Loading spinner

25 Responses

  1. Gerçekten doğa ne kadar çeşitli ve bize ne kadar güzel geliyor. İnsanlarda böyle aslında. Umarım insanlarında farklı güzelliklerini görebiliriz

  2. Farklılıkları fark etmek bazen sandığımızdan da zor olabiliyor. Umarım çevremizdeki farklılıkları fark edebiliriz.

    1. Her insanın farklı bir ihtiyacı karşılamaya yönelik özellikleri var ise, buna problem odaklı değil de farklılık olarak bakarsak çok keyifli bir hal almaz mı 🙂

  3. Tanımlama yapmayınca tepkiselleşebiliyoruz maalesef :(( Buda bizim iletişim kalitemizi düşürüyor

  4. İki çocuğumuza da aynı davranmak da bunun gibi olsa gerek..
    Aynı şekilde davranıyoruz sonra 5 parmağın 5 i de farklı desek de kızmayı seçiyoruz..
    Çocuklarımız her biri başka bir çiçek…

    1. Bir de farklı özelliklerini anlamaya başlayınca kendisine göre olması gerektiği gibi davranıyor, çok eğlenceli ve keyifliler değil mi 🙂

  5. Anlaşılmak ilişkiler için en önemli unsur. İnsanı tanımadan anlamak ve anlaşılmak da mümkün olmuyor..

  6. Benzerin detayına inince farklılıkları, farklılıkların altında yatan zenginlikleri görünce insan denen madeni keşfedebiliriz🤗

  7. İnsan ilişkilerinde mutlu olmak ister. Bunun için de kaliteli iletişim ve ilişkiler kurmaya ihtiyaç vardır. İnsanı gerçek anlamda tanımadan da bu pek mümkün olmaz.

  8. Gerçekten hepimiz anlaşılmak istiyoruz. Açıklama yapmaya gerek kalmadan anlasın isteriz. Peki neden kimse kimseyi anlayamıyor? Detaydaki farklılığımız neler

  9. Merak ettikçe öğrenip ilerliyorum. Yakınımdakileri, çevremi, başıma gelen olayları merak ettikçe anlayıp hayatı kolaylaştırıyorum.

  10. Birde tersten bakalım farklılık olmasaydı da her şey aynı olsaydı.
    Tek bir çiçek, tek bir hayvan, tek bir renk, tek bir kıyafet, tek bir yemek… şöyle bir düşündüm de sıkıcı bir hayat olurdu. İyi ki farklılıklar var 🥳

  11. Bir alışveriş yaptığımızda başka deseni var mı diye sorarız. Bize bu soruyu sorduran doğanın içindeki bu kadar çeşitliliği bilmemizdendir. İnsandaki farklılıkları da böyle düşünmeliyiz her biri bir ihtiyaç görüyor.

  12. Bir gülü nergis gibi açtırmaya çalışınca çiçeğe kızıyoruz. Oysa mesele çiçekte değil, beklentide.

  13. Her insan başka bir renk, başka bir desen, başka bir koku, başka bir yaprak deseni gibi. Her bir insanda farklı bir güzellik ,farklı bir maharet gizli. Hakiki anlamda görmeyi başardığımızda ilişkilerimiz daha da kolay alacaktır.

  14. Benzerlikler arasındaki fark bizim zenginliklerimizdir. Bu farklılıkları kabul edip yola devam edebiliyor muyuz? önemli olan bu…

  15. Her şey bu kadar benzer görünürken neden bu kadar farklı…farklılıklar ne anlatmak istiyor? Anla(şıl)mak dileğiyle

  16. Anla(şıl)mak, Anlamak. Beni anlamıyorsun? demek kolay. Peki seni anlıyorum demek için ne kadar çaba gösteriyoruz? Zor kısmı yapmaya ne dersiniz? 😉

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir