Evlilik denildiğinde, insan kendisi gibi hisseden eş hayal eder. Benzer şeyleri düşünmek ve yaşamak ister. Ancak evlendiğinde bunun her zaman böyle olmadığına şahitlik eder. Evlilik, birbirine benzeyen iki insanın birleşme kararı gibi görülür. Oysa çoğu zaman farklı iki karakterin birleşmesiyle oluşur. Bu nedenle farklılıkları kabul etmek, evlilikteki problemleri azaltır.
İnsanların doğuştan getirdiği bazı özellikler vardır. Kimi insan sakindir, kimi ise daha atak davranır. Kimi insan detaylara takılırken, kimi ise toplama bakar. Kimi kurallara uyumludur, kimi ise kuralsızlığı kural edinmiştir. Bu farklılıklar insanın doğuştan getirdiği özellikleridir. İnsanın gelişmesi için kendinde olmayan özellikleri almaya ihtiyacı vardır. Tam bu noktada evlilik, bir karakter eğitimi alanına dönüşür.
Eşlerden biri duygularını kolayca ifade ederken diğeri içine kapanıktır. Biri hareketliyken, diğeri daha sakin yapıdadır. Biri planlı ve disiplinliyken diğeri esnek ve anı yaşayan biri olabilir. Mesele, insanın hayatına karşı taraftan bir şeyler katabilmesidir. İlk başta farklıların zorluğu olsa da zamanla uyumlanarak yuvaya dönüşebilir.
Ahmet ve Ayşe’nin evliliğinde de bu fark oldukça belirgindi. Ahmet dağınıktı, üzerinden çıkardığı ceketi sandalyeye asardı. Kullandığı bardakları salonda bırakırdı. “Sonra toplarım.” diyerek her işi ertelerdi ve ertelediği işler bir süre sonra birikirdi. Ayşe ise düzenliydi, evini toplamadan gece yatmak istemezdi. Mutfakta her şeyin yerli yerinde olmasını önemserdi. Akşam eve geldiğinde evdeki dağınıklığı görünce sitem ederdi: “Bunları yerine koymak bu kadar zor mu?” Ahmet ise gülümseyerek; “Ben nereye koyduğumu biliyorum, dağınık sayılmaz.” diye karşılık verirdi.

İlk zamanlarda bu durum küçük çatışmalara yol açtı. Ayşe, evin dağınık olmasından yorulmuştu. Ahmet ise sürekli uyarılmaktan sıkılmıştı. Ancak zamanla ikisi de şunu fark etti. Asıl sorun dağınıklık ya da düzen değildi. Sorun, birbirinin özelliklerini görmezden gelmekti. Ayşe, Ahmet için düzensizliğin umursamazlık anlamına gelmediğini anladı. Ahmet ise düzenin sadece temizlik olmadığını fark etti.
Zamanla Ahmet bazı alışkanlıklarını gözden geçirdi. Ayşe de düzen konusunda biraz daha esnek davrandı. Ahmet, “Senin için toparlamaya çalışıyorum.” diyebiliyordu. Ayşe de; “Her şey dört dörtlük olmak zorunda değil.” demeyi öğrendi. Böylece farklılıklar bir çatışma alanı olmaktan çıktı ve kendi ilişkilerinde bir dengeye dönüştü.
İnsanın farklılıkları kabul etmesi hayatında önyargıları kırmasını sağlar. Karşısındakinin farklı davranışları, kişiyi yormak veya sinirlendirmek için değildir. Bu farklılık onun kendine özgü bir davranış biçimidir. Bunu bilmek insanın daha anlayışlı olmasına sebep olur. Asıl kıymetli olan kendinden farklı olan parçayla bir resim oluşturabilmektir.
Önemli olan farklılıkların varlığı değil, farklılıklarla sürecin nasıl yönetildiğidir.
“Ben böyleyim!” demek yerine, “Ben buyum ama birlikte daha iyisini yapabiliriz.” diyebilmek evliliği güçlendirir. Çünkü evlilik, kişilerin birbirini değiştirmeye çalıştığı bir alan değildir. İki kişinin birbirini tamamladıkları bir yapboz gibi uyumlanabilmektir. Uyumlandıkça resim tamamlanır, benler bizlere dönüşür.



24 Responses
Biz benden daha güçlü öyleyse Biz bize mutluluklar💕
Gercektente evlilik bu farklılıkları fark edip kabul etmeden yaşamaya çalıştığında zulüm olabiliyor. Tam da yazıda anlatıldığı gibi olduğunda ise hem eğitildiğim, öğrendiğim hemde keyif alabileceğim bir sürece dönüşebiliyor. Hiç bir süreçte olmadığı gibi özellikle evlilikler de “ben böyleyim” diye yürütebileceğin birliktelikler değil. Birşeyleri fark edebilmek çok kıymetli…
Ben böyleyim beni kabul eden böyle kabul etsin demek, doğru bir davranış mıdır?. Karşıdaki insanın özelliklerini bilmeden, ondaki farklılıkları görmezden gelmek yada ondaki bu farklılıkları eksiklik olarak görmek…İş böyleyken ne kadar sağlıklı bir iletişimimiz, ilişkimiz olur ki?
Pazıl yaparken aynı yere 2. Parça konulmuyor insan aynılıktan değil farklılıklarda eksik yanının uyumundan hoşlanıyor 😊
Ne güzel bir örnek olmuş. Herkesin kendine has güzelliği var. Bunları kusur olarak görmemek aksine hayat akışında bir destek olarak görebilmek… Tüm mesele bu🌸
Ben buyum ama birlikte daha iyisini yapabiliriz diyebilmek uyumlanmak ne güzel 😊😊😊
Biz olabilmek ne güzel
Çiftler hayatta biz oldukça daha da güzel
Biz olmanın güzelliği 😊
🥰
İnsanlar hiç evlendiğinde birbirlerine pek benzemiyorlar. zaman içerisinde birbirine benzeyen birbirinin özelliklerine yakınlaşmaya başlayan uzun süreli bir evlilik yürütebiliyor
İnsan değişmesi gerekenin karşı taraf olduğunu zannediyor. Halbuki bizim değiştirdiğimiz davranışımız onun da bir davranışını değiştirmesine sebep olacak…
Evliliği yol arkadaşlığına benzetebiliriz. Yani aynı yolda yürümek, bazen birinin diğerine tempo olması gibi.
“Uyumlandıkça resim tamamlanır, benler bizlere dönüşür.“ Teşekkürler kaleminize sağlık 🙂 👏👏
Evlenme hazırlığında olan herkes in okuması gereken bir yazı 🙂
Aslında sadece evlilikte değil diğer ilişkilerimizde de “Ben böyleyim.” demek çözüm olmuyor. Bazen esnemek bazen düzenli olmak bazen başka değişiklikler yapmak ilişkimizi toparlıyor.
Evlilik iki bireyin eşleşmesi ile huzurlu bir yuvaya döner. Benlikten sıyrılıp biz olan yuvaların sayısı çoğalması ümidiyle 🤗
Benimle Evlenir misin?
EVET, ..
İki farklı hayatın birleşmesine hazırız, Senin benim gibi olmayan dağınık /Düzenli veya doğaçlama/planlı yaşamına ayak uydurmaya hazırım demek olduğunu bilmek.
Bu yüzden evliler birbirine çok benziyor sanırım 🙂 birbirleri ile tamamladıkları için.
Benlerin bize dönüşebilmesi…
Bunun için önce farklılıkları kabul etmeye ihyiyaç olur. Sadece evliliklerde değil aslında neredeyse hayatımızın her alanında geçerli bu🌸
İnsan farklılıkları görmezden gelmeye çalıştıkça hayat da o farklılıkları daha çok insanın karşısına getiriyor. 😊
Asıl kıymetli olan kendinden farklı olan parçayla bir resim oluşturabilmektir. Ne kadar güzel bir benzetme açıklayıcı bir örnek. Bir sürü ampul yandı kafamda.💡🥹
Aslında ilişkilerimizdeki bütün çatışmalar kısa sürede bizi dengeye getirmek içindir. Hayat karşı tarafın farklılığı ile biz hatırlatma yapar.
“Önemli olan farklılıkların varlığı değil, farklılıklarla sürecin nasıl yönetildiğidir.” Farklılıklara verdiğimiz tepkilerle şekilleniyor ilişkilerimiz.. ?
“Ben” olmak kişiyi tanımlar, “biz” olmak ilişkiyi inşa eder. Başarılı bir anlatım olmuş. Biz olamayanlara güzel bir hatırlatma makalenin her cümlesi 👏🏻