HANGİSİ DOĞRU?

İnsan hayatı boyunca pek çok ilişki kurar. İnsanların ilişkiyi başlatma süreleri veya birilerini hayatına alma kriterleri birbirinden farklıdır. Kimi insan yeni tanıştığı birini çok hızlı hayatına alır ve kısa sürede samimiyet kurar. Kimi ise kolay kolay kimseyi hayatına dâhil etmez. Karşısındaki kişiye güvenmesi zaman alır, araya mesafe koyar.

Peki, doğru olan hangisi?

Zehra ve Elif liseden beri arkadaşlardı. Üniversiteyi bitirip, iş hayatına atılsalar da dostlukları devam ediyordu. Bir gün izin günlerini denk getirip buluşmaya karar verdiler. Eski anıları yâd edip kahkahalar attılar. Sohbet ilerledikçe Zehra, yeni iş hayatında yaşadığı sıkıntıları anlatmaya başladı.

“İşe ilk başladığım zamanlar her şey çok güzeldi. Oradaki insanlarla hızlıca kaynaşıp samimi olduk. Kısa sürede birbirimizin evine gidip gelmeye başladık. Sırf arkadaşız diye gitmek istemediğim yerlere gittim ve sevmediğim ortamlarda bulunmak zorunda kaldım.  Kıramadığım insanlardan biri de yöneticimdi. Mesai saatleri dışında benden iş istemeye başladı. İlk başlarda pek sorun etmedim. ”Bir kereden bir şey olmaz.” dedim. Ama o bir kere hiç bitmedi. Müsait olmadığım zamanlarda bile iş yapar hâle geldim. Benim için çok zor bir süreçti. En sonunda çalıştığım birimi değiştirmek zorunda kaldım. Meğer insanları iyice tanımadan samimi olmamak gerekiyormuş. Bak Elif, ne güzel sen kimseyi kolay kolay hayatına almıyorsun. İlişkilerinde doğru mesafeyi koyabiliyorsun.”

Elif, Zehra’yı dikkatle dinlerken gülümsedi.

“Aslında ilişkilerde mesafe kıvamıyla ilgili ben de çok zorluk yaşadım. İşe alışmam başlı başına zor bir süreçti. Yeni tanıştığım insanların sınırları aşan davranışları beni rahatsız etti ve ister istemez uzaklaşmak zorunda kaldım. Komşularım desen, daha yeni taşınmıştım ve çat kapı çaya gelmek istemişlerdi. . Müsait olmadığımı söyleyince de kırıldılar. Bu yüzden uzun süre yalnız kaldım. Sonra birkaç kişiyle arkadaş olabildim. Ancak hayatımda ne kadar az insan olduğunu ve paylaşımlarımın sınırlılığını fark ettim. Demek ki kalın duvarlar örmek de her zaman iyi değilmiş.”

“Biliyor musun Elifciğim bu konuştuklarımız bana anneannemle ablasını hatırlattı. İki kız kardeş evlendikten sonra da ayrılmamış birbirlerine komşu olmuşlardı. Ablası, insanlarla içli dışlı olmayı seven biri değildi. Anneannem ise komşu ve akrabalarıyla sık sık görüşürdü. Kapısı herkese açık olan bir kadındı. Bahçe kapısı, tahta çıtalar arasından içeriyi gösteren bir kapıydı. Kapının dışına bağlanmış ipi çekince kolayca açılırdı. Kim gelirse gelsin, kapıyı çalmaya gerek kalmazdı. İçeriden hep aynı ses duyulurdu: “Kapı açık, ipi çekip gir.”

Ablasının ise bahçe duvarı çok yüksekti, içerisi görünmezdi. Kapısı ağır bir demirdendi ve tokmağı-zili çalmadan girilemezdi. Gelen gideni olurdu ama saatli, planlı, sınırlı olmak kaydıyla… Mesele kapının malzemesi değildi aslında. Ne zaman açılıp ne zaman kapatılması gerektiğiydi. Doğru olan; bazen kapıları kapatmak iken bazen aralamak ve bazen de sonuna kadar açmaktı.

İlişkilerde önemli olan benzerliklerdeki farklılıkların farkına varabilmektir. Biri tahta, diğeri demir ama ikisi de nihayetinde kapı. İkisi de kapanıp açılıyor, bazen bir sınır koyuyor ve bazen de bir giriş oluyor.  Ama detayda o benzerliklerde bile farklılıkları vardır. Tahta olan daha çabuk kırılabilir ıslandığında şişebilir. Hafiftir ve maliyeti düşüktür.  Demir olan ise daha dayanıklıdır ve güvenlik hissi verir. Yağlanıp boyanmazsa paslanabilir, olur olmaz sesler çıkarabilir.  İkisi de yere, mekâna, kullanım alanına ve ihtiyaca göre iş görür.

Dolayısıyla insan bu hayatta farklı olanı kabul ettiğinde ve onu yok saymadığında ihtiyaca göre hamle yapabilir. Farklılıkların anlamını kavrayan insan mutlu ve başarılı ilişkiler kurabilir.  Gerçek ilişki ne duvarsız bir boşlukta ne de aşılmaz kalelerin arkasında büyür. Gerçek ilişki farklılıkları kabul edince filizlenir.

Loading spinner

42 Responses

  1. Farklılıkların değerini kavrayan kişi, hem kendisiyle hem de çevresiyle daha dengeli ve güçlü bağlar kurar. O yüzden farklılık aslında ilişkilerde bir eksiklik değil, doğru yönetildiğinde bir zenginliktir.

  2. Farklılıkların anlamını kavramak ne hoş bir detay. Umarım anlar ve faydalanırız ilişkilerimizin daha iyi olması dileğiyle.

  3. Bulunduğun yere göre uyumlanabilmek… bazen sınırlar koyabilmek bazen ise o sınırları esnetebilmek. Ya hep ya hiç düşüncesinde olmadan. Farkındalık oluşturan bir anlatım olmuş:)

  4. ilişkilerimde sınır koymayı yara alarak öğrenmek durumunda kaldım. Bazen insanın yanılarak öğrendiği süreçler olabiliyor. Nedenini bilmek rahatlatsa da daha iyi olmak için çabalamak gerek..

  5. Yazıyı okuyunca köydeki evlerin kapıları gözümün önünde belirdi. Gerçekten de öyle ☺️ bazısı kale kapısı gibi, bazısı ise herkesin içeri girebileceği şekilde. İnsanın evinin kapısı ilişkilerinin de kapısını gösteriyor. Hayata detay bakınca daha neleri neleri yakalayabiliriz.

    1. Kesinlikle katılıyorum. Bir komşumuz vardı. Tanıdığı kişiler bile olsa kapısını yarım açıp konuşur içeriye pek kolay davet etmezdi. Başka bir komşumuz da vardı. Kapısı sonuna kadar açılır içeriye davet eder öyle konuşurdu. İkiside birbirinden çok farklıydı. Bu yazı onu hatırlattı bana da.

  6. Bazen ilişkimiz bozulmasın derken gerçekten sınırlarımızı koruyamayabiliyoruz ve bu durum ilişkimize daha çok zarar verebiliyor. Bu yüzden önce karşımızdakini tanımamız ve nasıl bir sınır oluşturmalıyız bunu anlamamız çok önemli.

  7. Bazı teyzeler vardır. Ömür boyu komşularıyla tanışma ihtiyacı duymazlar. Eşleri ile kendi hallerinde yaşarlar. Ama iki taraftan biri vefat edince yapayalnız kalırlar. O zamana kadar hayatlarına kimseyi almadıkları için sonrasında sosyalleşmek de zor gelir. Kimisi de mahallenin teyzesidir. Onu tanımayan yoktur.:)

  8. İki kapının biri sınırları belirlerken diğeri giriş oluyor. Mesele kapının ne zaman açılıp ne zaman kapanması gerektiğiyle ilgili.Sınır belirlemede çok güzel bir detay. ☺️

  9. Farklılıkları kabul etmek.. kulağa ne kadar kolay gelse de, günlük hayatta bir o kadar zor.
    Peki nereden başlamak gerek?

  10. Evet, mesele sadece farklılıkları görmek veya ona karşı gardını almak değil. Mesele farklılıkların nedenini anlayarak ne kadar uyumlanabileceğini ve kendine ne katabileceğini bilmek.

  11. İlişkilerde evet bazı insanlar sınırları ortadan kaldırarak hemen samimi olabiliyor iken bazıları kalın duvarlar örebiliyor. Mesele orta yolu bulmak herhalde, ne bir anda herşeye evet deyip sınırları kaldırmak ne de insanların size ulaşamayacağı kadar kalın duvarlar örmek…

  12. Gerçek ilişkide hangisi doğru hangisi yanlıstan ziyade hangi farklılık hangi kıvamda olmalı bu önemli sanırım…

  13. İlişkilerde evet bazı insanlar sınırları ortadan kaldırarak hemen samimi olabiliyor iken bazıları kalın duvarlar örebiliyor. Mesele orta yolu bulmak herhalde, ne bir anda herşeye evet deyip sınırları kaldırmak ne de insanların size ulaşamayacağı kadar kalın duvarlar örmek…

  14. Hayatta ilişkiler ve mesafeler ne kadarda kıymetli. Varlığı ve yokluğundan ziyade dengede kıvamda oluyor olması ne kadar anlamlı.

  15. Kapı metaforu tam olmuş 🙂 ilişkide hafif ve maliyeti düşük olmak mı ağır ve maliyetli olmak mı? En iyisi ortası 😉

  16. Ne güzel anlatılmış. Öyle ya da böyle olmak değil orta yolu bulmak, dengeyi kurmak insanın ilişkilerinin şifası…

  17. Ne aşılmaz duvarlar ne de duvarsız boşluklar… İki yaşam stilinden de muzdarip arkadaşlarım var 🙂

    1. Aslında yaşanılan problemler insanın çevresinde veya aile büyükleri tarafından yaşanmış, karşılaşılmış, insan ailesi veya çevresinin hayatını merak etmiş olsa, oradan ders çıkarabilse kendi hayatının bir bölümünde karşılaştığı o kişilere doğru tepkiyi verip meseleyi halledebilecek 🙂
      Aslında her şey ne kadar da gözümüzün önünde.

  18. İlişkilerde mesele ne tamamen açık olmak ne de tamamen kapalı kalmak. Asıl denge, ne zaman kapıyı aralayacağını, ne zaman kapatacağını bilmekte.

  19. Ne tamamen açık olmak ne de tamamen kapalı… Asıl mesele dengeyi kurabilmek.
    Bazen fazla yakınlık yoruyor, bazen fazla mesafe yalnızlaştırıyor.😎

  20. Görünüşümüzlerimiz bile benzer değilken, verdiğimiz tepkilerin de aynı olmasını bekleyemeyiz ki. İki göz, kulak, burun, kol, bacak herkeste varsa da hepsi çeşit çeşit, farklı farklı değişik..

  21. İlişkide ki olması gereken kıvam ne güzel anlatılmış… Sınırlar insan ilişkilerinde ki denge için ne kadar da önemli…

  22. Her ilişkide dengeyi koruyan parametreler çok farklı. Kimine yaklaşman gerek kimi sınırları çabuk aşan bir tarzdır ve ona karşı belki de sınırı daha sağlam tutmak gerek. Bunu anlamanın yolu dakarşıdakini anlamaktan geçiyor. Önce tanımak ve sonra kıvam için gerekli stratejiye karar vermek. İlişkinin sağlığı için önemli olanlar…

  23. Farklılıkları kabul etmek, benzerlikler arasindaki farkı kabul etmeyi kolaylaştırıyor. O zaman kabul et hadi durma😍

    1. En zor olanı… lakin dengede kalınca herşey o kadar kolaylaştırılıyor ki… O zaman dengede kalmak ümidiyle 😊

  24. Hangisi doğru derken ikisinden de bir parça gerekiyor. Bu iki parçada da kıvam gerekiyor. Kıvam olmayınca insan sonunda hep üzülen oluyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir