TANIMLAMA MI YANILSAMA MI?

İnsan bu dünyaya geldiği andan itibaren tanımlama yapmak ister. Karşılaştığı şeyleri irdelemek ve anlamak ister. “Anne bu ne, kuş mu? Kanatlarını nasıl öyle uzun açabiliyor?” Yetişkin olunca sorular farklılaşır. “Nereye gidiyoruz? Gideceğimiz evin açık adresi var mı?” Varacağı yeri, yediği yemeği tanımlamak ister. “Bunun içinde kekik mi var?” Bilmediği bir şey varsa ne olduğunu öğrenmek ister. Bu tanımlama yapma isteği; kimisi için kendini güvende hissetmektir. Ancak kimisi için de yalnızca bir meraktır.

İnsan, ihtiyaç duyduğu şeyleri de tanımlamak ister. Nasıl bir araba alırsa daha iyi olur bilmek ister. Tıpkı bunun gibi, insan başka bir insanı da tanımlamaya ihtiyaç duyar. “Ne yer, ne içer? Neyi sever? Nelerden hoşlanır?” İhtiyacı, oturacağı evi tanımlamaksa daha tarafsız bakabilir. 150 metrekare alanda iyi bir ev tasarımı nasıl olur? Genel hatları bellidir, detayda farklılıklar olabilir. Uzak mesafeyi uçakla mı gitse daha iyi olur yoksa arabayla mı? İki seçeneği de gözden geçirir ki doğru karar verebilsin. Kendi içinde avantaj ve dezavantajlarına bakar. Uzak mesafeyi uçakla gittiğinde yapacağı şey başkadır. Araçla gittiğinde yapacağı şey başkadır. İrdeleme sonucunda yaptığı seçimler ile adım adım ilerler.

Peki, insanın bu hayatta en çok muhatap olduğu ve en çok etkisinde kaldığı şey nedir?

Bu sorunun cevabı aynı zamanda tanımlama yapması gereken şeydir. Cevap; önce kendisi, sonra ilişiğindeki diğer insanlardır. İnsanın yaşadıklarından yola çıkarak vardığı sonuçlar ve doğru olarak tanımladığı stratejiler olabilir. Apartmanında yıllarca beraber oturduğu komşusu ile iyi anlaşmıştır. O komşunun memleketinden olan herkes onun için iyidir. Kendisi kuralları seven biriyse disiplinli insanlarla çalışmak ister. Böyle insanları doğru insan olarak tanımlayabilir.

Oysa insanı tanımlarken daha tarafsız verilerle düşünmek gerekmez midir? Aksi takdirde hayatı boyunca yaptığı tanımlamaların doğruluğunu nasıl test edebilir? İnsan, kısa bir süre kalacağı ev için de sorular sorar. “Müteahhidi kim, sağlam bir yapı mı? Mimarisi kullanışlı mı?” Peki, bir ömür yaşadığı kendisi ve karşılaştığı insanları tanımlamak için sorması gereken doğru sorular nelerdir?

Kendisi çok hızlı hareket eden biriyken, ağır davranan ve yavaş konuşan komşusunu dinlerken bunalabilir. “Bu konuşmanın sonu ne zaman gelecek?” diye düşünür ve anlatılanların çoğuna odaklanmayabilir. Başka bir zamanda hızını keseceğini düşündüğünden, onunla karşılaşmamaya çalışabilir. Çiftlerden biri ilk randevularına koştura koştura yetişmeye çalışır. Diğeri ise erkenden gidip beklemeye başlamıştır. Peki, o kişinin dakik olması doğru kişi olduğunun ispatı mıdır? Randevusuna geciken biri bunu sorumsuzluğundan mı yapmıştır? Peki, bu gecikme onu yanlış kişi yapar mı?

Her insan tanımlama yapmaya ihtiyaç duyar, yoksa karar veremez. Karar veremeyen kişi yol almakta güçlük çeker.  İnsanın ancak elinde doğru ölçüler varsa doğru tanımlamalar yapabilir. Aksi takdirde, yaptığı tanımlamalar doğru zannettiği yanılsamalardan ibaret olur.  

Birini tanımlarken elinde doğru veriler yoksa, adaletli tanımlamalar yapılamaz. İyi ve kötüyü ayırt etmek isterken yanılgılar artmaya başlar. Karşıdaki insanı tanıyamayınca tepkilerinin sebepleri de anlaşılamaz.  Anlaşılmadığında, o insanın neye rağmen neler yaptığı da bilinemez. İnsan insanı hakkıyla tanımlayamadığında yanılır ve her şey bittiğinde geriye sadece tek bir cümle kalır:

“Seni hiç tanıyamamışım.”

Yanılmamak için tanımlama yapmak, tüm kararlarda ve tüm ilişkilerde en doğru kapıdan girmeyi sağlar.

Loading spinner

55 Responses

  1. Kapı çaldığında Kim O deriz, bilinmeyen numarayı açmak istemeyiz, tanımıyorsak verdiğimiz tepki de mesafeli oluyor. İnsanı da tanımanın yönetimi olunca güven oluşuyor.

    1. Yıllar sonra söylenen cümle seni hiç tanıyamamışım.. aslında insanı tanıma ölçütü olmayınca böyle olur.

    2. İnsanı tanımayınca verdiğimiz tepkiler mesafeli oluyor, peki insan kendini tanımıyorsa ne olur?

  2. Tanımlama belirsizliği ortadan kaldırır. Dolayısıyla insanı ilişkilerinde rahatlatır.
    Peki insan tanımlama yaparken nasıl adaletli olabilir?
    İnsanı gerçek haliyle doğru tanımlamanın yöntemi nedir?

    1. Bir şeyi tanımlamadan onu anlamamız mümkün değildir. İnsan kendini ve çevresindekileri anlamak ister. Anladığında daha iyi ilişkileri olur. Peki anlamak için onları nasıl tanımlayacağız? Kendimizi ve başkalarını gördüğümüz şekil gerçek mi? Bunun gerçeği ne?

    2. İnsanın kendine yaptığı yolculuğu ve önce kendini kabul etmesiyle mi başlar adaleti? Ne dersiniz?

    1. 😁 Kim kimdir bilmiyorum, ama ben kimim onu da bilmiyorum? Ne kadar önemli insanın kendine ben kimim? diye sorması ve bunun üzerine düşünmesi…

  3. İnsan aslında kendisini ve çevresindekileri tanımak için çok çeşitli yöntemler kullanır… Burçlar, karakter analizleri, anketler… Derken kafası daha karışık bir şekilde geri döner… Çünkü kendisini bile anlayamz bu yollarla… Dolayısıyla gerçekten insanı tanımanın tutarlı bir yolu olmalı…

    1. Evet yöntem çok gibi ama hangisi en doğrusu. Yaşanmış, denenmiş ve sonuçları çok açık seçik ortada olan bir seminer Kim Kimdir?

    2. Tutarlı yol ise, kişinin önce kendinin Doğuştan getirdiği özelliklerini koruması ve zıttı olana uyumu ile mi olur? Herkese kendini tanımada başarılar dileriz😇

  4. Doğru tanımlama hayatımızda ne çok şeyi değiştiriyor. Meğer doğru bildiğimiz ne çok yanlış varmış 🌸

  5. Demek ki insanın doğru tanımlama yapabilmesi için ölçüye ihtiyacı var. Yoksa bana göreler sana göreler birmez:)

  6. Bazen düşüncelerimiz bizi özü görmekten uzaklaştırır. Ve bu yazıda da tam olarak bunu sorguladım düşüncelerimizin ne kadarı gerçek ne kadarı bizi yönetiyor farkına varmak lazım.

  7. Yanlış tanım, doğru niyeti bile yanlış sonuca götürür.
    İnsanı doğru bilmek, hatalı beklentilerin önüne geçer.

  8. Tanımlamada ölçü her zaman için bir konfordur. Eğer bir ölçüm yoksa herkes onu kendisine göre bir anlam yükler. Ve insan merak ettiğini anlamaya çalışır.

  9. Doğru tanımlama ile ihtiyaca yönelik seçimler yapılabilir. Seçimler doğru olduğunda yolculuk daha konforlu ve keyifli olabilir.

  10. Tarafsız verilerle düşünmek sanırım pek çok kötü düşüncenin insanları yargılamanın önüne geçiyor.

  11. Birine sinir olduğumuz anları hatırlayalım. Bu doğru tanımlayamadığımız için oluyor genellikle… Biz direk sinir olduğumuz tarafı kendi algımıza göre bir yere yerleştiriyoruz ve öyle bir tablo çiziyor ki zihin🙂 Zihnin çizdiği kişi ile gerçekte olan arasında çom fark var..ç Senin çizdiğin kişiden herkes kaçar zaten😄 Bu yüzden doğru adaletli gerçek tanım

  12. Doğru teşhis, doğru tedaviyi getirir… Her konuda, tüm ilişkilerde doğru tanımlama bu yüzden çok önemlidir.

  13. Hayatımızdaki her şey ancak doğru tanımlama ile yerli yerine oturabilir. Eşimizi çocuğumuzu arkadaşımızı doğru tanımlayamazsak ilişkilerimiz nasıl olur bir düşündüm de…Kaosun yrni bir tanımı oldu sanırım:))

  14. İnsan tanımlama yaptıkça rahatlar, kendini güvende hisseder. Karar vermesi daha kolay olur. Peki ya karşımızdakini ne kadar tanımlayabiliyoruz ? Ya kendimizi ?

  15. Dünüme göre, artık daha kaliteli ilişkiler kurabilliyorum neden mi ?
    Çünkü kendimle tanıştım kendimi tanımladım. 🙂 hayattan karlı çıkmanın formülünden biride bu olsa gerek. Önce tanımla. Tanımlamadan kurulan ilişkilerde kaza riski artıyor. 🌸

  16. Hayatımı hiç böyle yaşadığımı düşünmemiştim. Çok farklı bakmamı sağladı yazınız.. kalbimi aldı… şimdi bir daha neyi nasıl tanımladığıma bakacağım nasıl gerçekten tanımlarım onu anlamaya çalışacağım… emeğinize sağlık

  17. Doğru tanımlama yapınca insan etiketleme yapmamaya başlıyorsun ve bu ne kadar kıymetliymiş:)

  18. İnsan tanımadığına bilmediğine ne kadar genel bakıyor, oysa doğru anladığımızda tepkiler de aldığımız sonuçlarda can acıtmıyor.. o zaman herkesin aklında tek bir soru kim kimdir🤗

  19. Ellerinize sağlık
    Tanımladığında anlayabilen ve bir çok davranış dizayn edebilen canlı insan.
    Oldukça hoş, kıymetli bilgiler.
    Teşekkür ederim…

  20. Doğru tanımlama yapmak için doğru soruları sormak gerekmez mi? O yüzden de kim olduğumu, karşındakinin kim olduğunu bilmeye ihtiyacım var.

  21. Düşündüren, fark ettiren ve insanı kendi yargılarıyla yüzleştiren bir yazı olmuş kaleminize sağlık 🥰

  22. Tanımlama ile yargılama arasındaki ince çizgiyi çok güzel aktarılmış. 👏🏻 İnsan çoğu zaman gördüğünü değil, düşündüğünü doğru sanıyor. 👍🏻👍🏻

  23. Bir şeyi tanımlamak, birini tanımlamak, bir ilişkiyi tanımlamak, insanın kendisini tanımlaması… hayatı ne kadar kolaylaştırır…

  24. Çok güzel, faydalı bir yazı olmuş. Diyebilirim ki aradığım bir bakış açııaydı bu, çok teşekkürler kaleminize sağlık… 🙂

    1. “Seni tanıyamamışım” demekten kurtardı belki de bizi 🙂 Bunu demek yerine, tanımanın yollarını aramayı..

  25. Önce aynadakini sonra da çevrendekini tanımlayamadığın sürece o cümleyi ne kadar da çok kullanır insan…

  26. kendime şunu sordurdu, ben tanıyor muyum? yoksa tanışıyor muyum? çevremdeki insanlar benimi tanıyor mu? of çok derin..

  27. Ne kadar da doğru karşımızdaki insanı tanım lamadan onun hakkında karar vermek ne kadar da yanlış olur. Adalette bir tanımlama olmaz

  28. Etiketlemek gibi yanlış düşüncelerimiz olabiliyor bazen. İnsanız tepkiselleşebiliyoruz. Ancak tanımlarsak ilişkilerimiz daha konforlu hale gelebilir.

  29. Birini tanımlarken elinde doğru veriler yoksa, adaletli tanımlamalar yapılamaz. Insan önce kendini tanıyarak, önce kendine Adaletli olmalıdır. O zaman Ben kimim?

  30. Neye rağmen ne tepki verdiğimiz gerçekten bu yazının kilit noktası olmuş. Yani insanlarla ilişki kurmaya meyilli olmama rağmen belli ortamlarda kurabiliyor olmam veya konuşmayı seviyor olmama rağmen belli ortamlarda susabiliyor olmam önemli bir ayrıntı

  31. “Seni hiç tanıyamamışım.” cümlesini kurarken, İnsanı tanımlamak gerektiğini hiç düşünülmüş müydü?

  32. “Kaç senedir evliyiz, seni hala tanıyamamışım.” cümlelerini ne çok duyarız. Demek ki asıl soru, peki biz kendimizi ve etrafımızdakileri gerçek manada ne kadar tanımaya çalışıyoruz?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir