TURUNCU KAFA

İnsanların fiziksel olarak farklı özellikleri vardır. Kiminin boyu uzundur, kimininse kısa. Göz rengi siyah, kahverengi, mavi veya yeşil olan var. Kimisi sarışındır, kimisi esmer. Saç rengi gibi, ten renkleri de birbirinden farklıdır.

Abisi okula gidince, Sadık’ın canı çok sıkılıyordu. Nihayet iple çektiği günler yaklaşmıştı, artık Sadık da okula gidecekti. Okul öncesi bütün hazırlıklar yapılmış ve ailesi ihtiyaç listesinde istenilen her şeyi almıştı.

Eylül’ün ilk haftası hava güneşliydi. Okulun bahçesinde öğrenciler, öğretmenler ve veliler tören için toplanmıştı. Tören bittikten sonra da öğrenciler sınıflara dağılmışlardı. Sadık sırasına oturdu ve yanında oturan Barış ile tanıştı. İki arkadaş gayet iyi anlaşıyorlardı. Teneffüslerde de ayrılmayıp birlikte vakit geçiriyorlardı. Sadık okula çabuk alışmış, arkadaşlarını ve öğretmenini çok sevmişti.

Aradan iki ay geçmişti ki annesi Sadık’taki agresifliği fark etti. Oğluyla konuşmaya çalışmıştı ama ağzından pek laf alamamıştı. Öğretmeniyle konuşmak için okula gitti. O sırada öğrenciler teneffüsteydi ve uzaktan oğlunu gördü. Arkadaşı Barış ile birlikte basketbol oynuyorlardı.  Semra Hanım, oğluna gözükmeden öğretmenler odasının yolunu tuttu.

– Merhaba Nezahat Öğretmenim, nasılsınız?

– Hoş geldiniz Semra Hanım. ⁠Hayırdır her şey yolunda mı?  ⁠

– Evet, aslında biraz yolunda sayılır. Sadık’ın tepkilerinde son zamanlarda bazı değişiklikler var…

Sadıkla ilgili fark ettiği şeyleri anlattı. Öğretmen anlattıklarını duyunca çok da şaşırmamıştı.

– Konuyu biliyorum Semra Hanım, birkaç kişi ona takılmış. Sadık da bu duruma çok sinirlenmiş. O öğrencilerle konuşup konuyu tatlıya bağladık. Şuan bir problem olduğunu zannetmiyorum.

Semra Hanım, görüşmeden sonra düşünceli bir şekilde eve döndü.

Sadık, evin en küçüğüydü ve abisiyle arasında beş yaş vardı. Akıllı ve çok güler yüzlü bir çocuktu. Beyaz tenli, renkli gözlü ve turuncu saçlıydı. Saçları bebekliğinden beri hep ilgi odağı olmuştu. Küçükken onu sevdiren saçları, şimdi alay konusu olmuştu. Sınıf arkadaşları ona turuncu kafa, portakal diye lakap takmışlardı. Sadık, bundan çok rahatsız olup arkadaşlarıyla kavga etmişti. Akşam yemek yerken bir taraftan da sohbet ediyorlardı. Annesi Sadık’a okulla ilgili soru sormaya başladı.

– Sadık, bugün neler yaptın bakalım okulda, arkadaşlarınla aran nasıl?

– İyi gibi, bilmiyorum, neden sordun?

– Sende bir fark var bu aralar, daha içine kapandın. Bazen de olaylara aşırı tepkiler veriyorsun.

– Öğretmenimle mi konuştun, bir şey mi söyledi sana?

– Evet, öğretmeninle görüşmeye gittim ama senden dinlemek isterim.

Bir anda Sadık’ın gözleri dolmuştu.

– Annecim ya herkes bana turuncu kafa diyor? Saçlarımı elleyip, boyamı bu diye alay ediyorlar. Anasınıfındaki arkadaşlarım bana hiç böyle demezlerdi. Herkes benim saçlarımı beğenirdi. Öğretmenim sınıfta konuştu ama yine de benim moralim bozuluyor. Okulda benden başka turuncu saçlı kimse yok. Neden benim saçlarım değişik böyle?

Ahmet Bey oğlunu yanına çağırdı ona sarıldı. 

– Otur bakalım şöyle baba oğul bir konuşalımHaklısın, diğerlerinden farklı bir saç rengin var. Doğuştan gelen bir özellik bu; benim de saçlarım siyah ve kıvırcık.  Ya da abinin gözleri yeşil, saçları da düz. Annenin de farklı bir fiziksel özelliği var. Bu özellikler bizi başkalarından üstün yapmaz. Daha iyi ya da daha kötü de yapmaz. Utanmamız, övünmemiz ya da üzülmemiz gereken şeyler değil. İnsanı kıymetlendiren şey iyi  davranışlar sergilemesidir.

Bir anlık sessizliğin ardından devam etti.

– Kendini geliştirecek şeyler öğrenmesidir. Senin güzel ahlaklı ve yardımsever olman, saçının renginden daha önemli. Bak akvaryumdaki balıklara, birbirlerine ne kadar benziyorlar. Hepsi mavi-gri renkteler, birbirine benziyorlar. Ama bir tanesinin mavisi koyu diye ona isim bile verdiniz. Benzerlikler içerisindeki farklılıklar hayatı zenginleştiriyor.  Huylarımız farklı, davranışlarımız farklı farklı…  Aynı olaya farklı tepkiler vermemizi sağlayan bu zenginliklerimiz.  Hem fena mı, herkes çocuğunu arayıp bulamazken seni hemen buluyoruz. İlk görünüşte farklı bir renk olduğu için söylerler, bir süre sonra alışıp giderler.

Ertesi gün okul dönüşünde Sadık heyecanla annesiyle gülüşüyordu. Babası ne konuştuklarını merak etmişti.

– Baba biliyor musun bugün bizim sınıfa yeni bir öğrenci geldi. Benim saçımı elledi ve çok beğendiğini söyledi.

– Peki, bu öğrenci, kız mıydı?

– Baba, senin sandığın gibi değil.

Benzerlikler içerisindeki farklılıklar hayata anlam katar.

Her şey birbirinin aynısı olsaydı?

Her şey tekdüze ve renksiz olsaydı?

Her şey tek renkte olsaydı?

Herkes aynı şeylere sevinip aynı şeylere üzülseydi ve aynı davranışları sergileseydi?

O zaman kim ne öğrenir ve kendine ne kadardı?

Loading spinner

17 Responses

  1. Eve bir çiçek almak istediğimizde bile bir kaç farklı renkten, çiçekten aranjman yaptığımızda hem değerini artırıyoruz, hem de öylesini tercih ediyoruz.
    Hayata böyle bakabilsek, ne kadar kıymetlendiririz.. 🙂

  2. kendi küçüklüğüme gittim.. 🙂 benimde saçlarım beyazdı.. ve sınıfta karsız derlerdi. bazende pamuk, kağıt kafa 🙂 çok üzülürdüm
    bir kere karnım ağrıyor diye okula gitmemiştim… sırf beğendiğim çocuk benimle dalga geçti diye.. yazınız beni çok geçmişe götürdü. farklılıların zenginlik olduğunu bilmediğim zamanlara..

  3. Farklılıklar kendimizde olmayanı farketmemizi sağlar. Kimseyi daha üstün yapmaz. İnsanı kıymetlendiren, değerli yapan iyi davranışlarıdır.

  4. Ayyy ne güzel bir yazı olmuş. Okurken bizim sokaktaki bı çocuk geldi aklıma. Acaba oda böyle mi düşünüyor biz ona bakarken 🙈
    Farklılıkları anlayamamamak ne kadar kötü 🥹

  5. Bazen fiziksel farklılıklarımız birbirine benzese de detayda farklı farklı… İnsanı insan yapan ise fiziksel değil davranışsal özellikleri değil mi?

  6. Bir boya kaleminde bile kaç renk arıyoruz. Ne kadar çok olursa o kadar güzel geliyor. Daha farklı tonlarda resimler elde edebiliyoruz. İnsanlarda, hayvanlarda, bitkilerde, tüm canlılarda ki farklılık ile ortaya harika bir resim çıkıyor 😊

  7. Ayy herşey aynı olsaydı hayat ne kadar da sıkıcı olurdu. Aman aman çok şükür böyle iyi. Rengarenk bir hayat çok daha güzel 😍

  8. Farklılıkların ne kadar çeşitli ve güzel olduğunu küçük yaştan çocuklarımıza öğretmeliyiz…

  9. Fiziksel farklılıklarımız bizim aynadaki halimiz, işin reklam kısmı gibi…Bizi biz yapan ise davranışlarımız, olaylara verdiğimiz tepkiler…

  10. Ahhahha çok tatlı bir yazı olmuş. Benimde küçükken saçlarım turuncu idi. Yazıyı bu anlamda çok keyifli ve içinde buldum:) Benzer şeyleri hissettiğim olmuştu:) Çocukken insanlar bir tık daha kırıcı olabiliyor farklılıklar konusunda. Ama bunların küçük yaşta bilinmesi çok önemli gercekten. O yaşlarda yaşanılan şeylerde bazılarımız tarafından kolay silinmiyor. Bu sadece turuncu saç olmayabilir. Başka farklı özelliklerimizde olabilir, boyum kısa, bacağımda olmayabilir. Bu yüzden önemli olanın, yazıdaki gibi “iyi davranışlar” sergilemenin çocuk yaşta öğrenmek ve öğretmenin ne kadar kıymetli olduğunu gösteriyor.

  11. Doğuştan getirdiğimiz özelliklerimiz ile ne çok ilgileniyoruz gerçekten de. Halbuki bunlar bize verilmiş özellikler. “Utanmamız, övünmemiz ya da üzülmemiz gereken şeyler değil. İnsanı kıymetlendiren şey iyi davranışlardır”

  12. Fiziksel özelliklerimiz benzemiyor diye sadece onlarda değil kişilik özelliklerimiz de benzemiyor diye kimse kötü ya da iyi olmaz. Kıyas kişinin kendisi olmamalı.

  13. Ahmet amca ne kadar güzel söylemiş. 🙂 Fark, iyi davranışta.. Farklı olanları kendime katıp daha iyi olabilmek.

  14. Farklı olan ilgi çekiyor… Bazen olumlu yönde… bazen de olumsuz… En iyisi bunlara bel bağlamamak.. Doğuştan getirdiğimiz taraflarımızdansa yapıp ettiklerimize, davranışlarımıza odaklanmak…

  15. İnsanoğlunun herkesi kendine benzetmek istemesi gibi bencilce bir tutumu vardır. Farklı olana tuhaf bakarız. Oysa o farklılıklar bizi biz yapar. Diğerinden ayırır ancak ayrıştırmaz. Birlikte oluşturduğumuz bu mozaik güzellik ve zenginliğimizdir. Sadıklar bırakalım da kendi gibi olduğu için özel ve güzel olsunlar. Türkünün de dediği gibi; İnsan çeşit çeşit, yer damar damar..

  16. Aman sen de buna mı takılıyorsun dememiş ve doğuştan gelen özellliklerin bir üstünlük olmadığını ve farklı olduğumuzu güzelce anlatmış. Yetiştirmenin kıymetini anlamak dileğiyle 🌻

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir