BİR KOKU, BİR SES

Emine, mutfağa doğru heyecanla koştu.

“Anne, harika börek yapmışsın!” dedi gözleri parlayarak.

Daha uyanır uyanmaz kokuyu almıştı yine. Ev, taze pişmiş böreğin sıcacık kokusuyla doluydu. Annesi onu sessizce izledi, dudaklarında ince bir gülümseme belirdi.
“Güzel kızım, yine kokularla uyanmışsın.” dedi yumuşak bir sesle.

Emine, onaylar şekilde başını salladı.

“Anneanne salçası kullanmışsın patateste…” dedi emin bir tonla.

Annesi bu kez şaşkınlığını gizleyemedi. Gerçekten de o özel salçayı kullanmıştı.

Emine’nin koku duyusu olağanüstüydü. Tat alma yeteneği de en az onun kadar güçlüydü. Sosun içindeki en küçük farkı bile ayırt edebiliyor ve bir yemeğin hikâyesini adeta kokusundan okuyabiliyordu. Bir lokma aldı, gözlerini kapattı ve artık böreğin lezzetinden tamamen emindi.

Anne-kız birlikte sofrayı hazırladılar. Sıcacık börekler özenle dizildi, çaylar dolduruldu. Masaya sadece yemek değil, huzur da yerleşti.

– Anne, dün alt kattan gelen kokuyu aldın mı? diye sordu Emine.

 – Hayır kızım, nasıl bir kokuydu?

– Ayşe Teyze’nin çöpleri epey birikmişti. Dışarı çıkarmakta çok zorlanmış, ben de yardım ettim.

Annesinin gözleri bir anda gururla doldu.

– Ne iyi yapmışsın kızım, aferin. Ben kokuları pek fark edemem biliyorsun. Yoksa ben de yardım ederdim.

Emine gülümseyerek karşılık verdi:

– Senin de seslere hassasiyetin olmasa ben çok zorlanırdım. Her sabah alarmı sadece sen duyuyorsun zaten.

Gerçekten de her sabah aynı sahne tekrarlanırdı. Alarm çalar, Emine derin uykusunda kalırdı. Annesi sessizce odaya girer, alarmı kapatır ve sonra kızını nazikçe uyandırırdı.

İkisi de bu farkın farkındaydı. Biri kokulara, diğeri seslere duyarlıydı. Ama bu farklılık bir eksiklik değil, görünmez bir uyumdu.

Annesi çayından bir yudum alarak; “Birbirimizi böyle dengeliyoruz. Aynı olsaydık, eksiklerimizi kim tamamlardı?” dedi.

Bir an durdu, gözleri uzaklara daldı ve devam etti

“Hayat da böyledir aslında…” diye. “Benzerliklerin içinde mutlaka farklılıklar vardır. Çiçekler gibi düşün… Her biri ayrı renkte, ayrı kokuda… Ama bir araya geldiklerinde bir bahçe ortaya çıkar. Güzellikleri de o birleşmenin uyumundan gelir.”

Emine annesini dikkatle dinliyordu.

“Önemli olan, farklı olanı değiştirmeye çalışmak değil, onu anlamaktır. Uyum sağlamak… İşte bu, ilişkileri güçlendirir.”

Hayatta birçok insanla karşılaşırız. Kimi bize benzer, kimi tamamen zıddımızdır. Çoğu zaman bu zıtlıklar zorlayıcı gibi görünür. Oysa çoğu zaman, bizi tamamlayan da tam olarak o farklılıklardır.

Emine ve annesi bunu çok iyi biliyordu. Onlar için farklılık, bir eksiklik değil; bir güçtü. Birlikte uyum sağladıkça, hayatları daha kolay, ilişkileri daha derin ve anlamlı hale geliyordu.

Aslında mesele zannedilenden daha basitti.

Farklılıkları kabul etmek hayatı kolaylaştırır. Uyum sağlamak ise ilişkileri güzelleştirir.

Loading spinner

20 Responses

  1. Farklılıklar insanların zenginlikleri… Ne kadar farklı çiçek varsa ve bir arada ise o bahçenin de zengin oluşu gibi…

  2. Her sabah alarm sesini duymayan kardeşime ne kadar da benziyor emine🫢
    Dakikalarca alarma çalar ama o asla duymaz. Ablası olarak ben 2 oda öteden duyarım. Yalnız değilmişim🥲

  3. “ Farklılıkları kabul etmek hayatı kolaylaştırır. Uyum sağlamak ise ilişkileri güzelleştirir.“

    Kilit cümle bu oldu gerçekten de hayatta uyumun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anlamış olduk..

  4. İnsanların farklı özellikleri olduğunu ciddi manada kabul edebilsek aileler çok daha mutlu olurdu değil mi?

  5. Farklılıkları kabul etmenin hayatı kolaylaştırdığını anladığımızda işler yoluna girmeye başlıyor aslında

  6. 5.kattaki Doğalgaz kokusunu 1.katta hissedeni biliyorum 🙂 koku alma baskınlığıda hayat kurtarır bazen.Farklılığımız zenginliğimiz

  7. Eksik tarafım Benden farklı olana verilmiş, bunu bilince kendimi tamamlamak için farklı olanla uyum içinde yaşanıyor..

  8. Uyumun olmadığı yerde huzursuzluk başlıyor, farklılıkları hata görüp düzeltmeye çalışıyoruz. Halbuki uyum sağlayıp farklılıkları kabullenmek huzurun tam başlangıcı. Çok güzel anlatılmış

  9. Bir çok problemin sebebi farklılığı terslik olarak görmekten kaynaklanmıyor mu? Anne, fark ettirmek üzerine güzel bir yol açmış kızına

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir