Özel günler çoğu zaman özenilen günlerdir. İnsanlar o günleri mutlu geçirmek ister. Bunun için türlü türlü hazırlıklar yapılır. Bazen yapılan hazırlıklara rağmen o neşeyi yakalamak mümkün olmaz.
Peki, nedir bu günlerin sırrı? Bu öykü, özel günlerini güzelleştirmeyi başaran bir çiftin öyküsü…
Şenay heyecanla uyandı, çünkü akşam için hazırlıklara başlamalıydı. Her evlilik yıl dönümlerinde, farklı sürprizlerle Harun’u şaşırtmayı severdi. Bu akşam için de harika planları vardı. Harun, her sene ne ile karşılaşacağını bilemezdi ve bu durum onu biraz tedirgin ederdi. Harun da özel günleri hatırlar, o günlerde eli boş gelmezdi. Mesela geçen yıl dönümlerine özel baklava hazırlatmıştı. Önceki sene de taş fırında kıymalı pide yaptırmıştı. Hatta pidelerin üzerini domatesten kalplerle süsletmişti. Ama şimdiye kadar getirdiği hediyelerle eşinin yüzünü pek güldürememişti.

Şenay’ın sürprizleri biraz daha farklıydı. Geçen yıl gelinliğini giyip kızlarını nedime yaparak eşini karşılamıştı. Önceki yıl boğazda tekne ile yemek organize etmişti. Bunca organizasyona Harun’un elinde baklavayla gelmesi onu değersiz hissettiriyordu. Üstelik kutuda ne bir süs ne bir not oluyordu.
Şenay önceki yıllarda hazırladığı sürprizleri hatırladı. Bir seferinde yine evde her yeri mumlarla süslemişti. Hazırladığı masaya güller ve şamdanlar yerleştirmişti. Işıkları kapatıp Harun’u konfetiyle karşılamıştı. Her zamanki gibi Harun yine onun istediği tepkiyi verememişti.
– Hayatım ne kadar da uğraşmışsın. Yalnız çorbayı göremiyorum acaba ışıkları yaksak mı?
– Doğru diyorsun Harun, ben ışıkları açayım. Sen yemeğini göre göre ye…
Şenay bir hışım sofradan kalkıp mumları söndürmüştü o zaman. Geçmişe dalmışken kendine bir kahve hazırlayıp düğün albümlerini çıkardı. Resimlere bakarken bir yandan akşama ne yapacağını düşünmeye başladı.
“Yıllar ne kadar çabuk geçti. Resimlerde ne kadar da mutluyuz. Her yıl birbirinden farklı sürprizler yaptım. Bana birisi böyle sürprizler yapsa ne kadar sevinirim. Harun neden bunlara mutlu olmuyor acaba? Belki de o böyle şeylerden hoşlanmıyor. Peki, onun seveceği şey ne olurdu?”
Şenay bunu hiç düşünmediğini fark etti. “Harun gerçekten ne yapmamdan hoşlanırdı?” Aslında cevap hazırdı, mutfağa gidip en sevdiği yemekleri yapmaya başladı. Harun da eş zamanlı aynı şeyleri düşünüyordu: “Yıllardır Şenay türlü türlü sürprizlerle beni karşıladı. Bu sefer onun sevineceği farklı bir şeyler yapmalıyım.”
İşten çıkınca hemen çiçekçiye gitti. Çiçekçide bir düğün hazırlığı vardı. Rengarenk çiçeklerden bir buket yaptırdı. Ona kalsa saksı çiçeği daha mantıklıydı ama karısı buna daha çok sevinebilirdi. “Renkli balonlar da olsun.” diye ekledi. Kapının önüne çıktığında arabasını görünce şaşırdı. Arabasının aynalarına çiçekler ve balonlar takılmıştı. Aracı, düğün aracına eşlik edecek arabalardan biri zannedilmişti. Durumu izah etse de aracı rengarenk bırakıldı. Eşi hep farklı bir yerlere gitmek istiyordu. Bu çiçekler ve balonlar eşliğindeki bir tur eşini mutlu edebilirdi.
Şenay masadaki son hazırlıkları tamamladığında zil çaldı. Harun elinde devasa bir çiçek buketi ve balonlarla eve girdi. Çiçekleri gören Şenay şaşkınlıkla eşine sarıldı.
– Harun bunlar ne kadar da güzeller. Hemen bunları vazoya koymalıyım, masamıza renk katacaklar.
– Hayatım neler yapmışsın, hepsi harika görünüyor.
Harun bu kez sakin ve samimi bir ortam buldu. Eve yaklaşırken “Acaba başıma ne gelecek?” diye düşünmüştü. Oysa karşısında sade ama çok güzel bir yemek masası vardı.
Yemekten sonra Harun kısa bir sahil turu teklif etti. Aşağı inince Şenay aracı görünce şaşkınlıktan ne diyeceğini bilemedi. “Tıpkı ilk günkü gibi…” dedi. O gün ikisinin de mutlu olduğu yıl dönümü olmuştu.
Her insan sever ama sevdiğini kendi mizacına göre dile getirir.
İnsanlar birbirlerini kendi bildikleri dilde severler. Kendi bildikleri dilde sevildiklerini hissederler. Farklı mizaçtaki çiftler, birbirlerini farklı dillerde sevince ne olur? Bazen birbirlerini anlayamazlar, kırgınlıklar olur. Başka lisanlarda konuşan çift, bir gömleğin iki yakası gibidir. Kavuşunca ayrılmak, ayrılınca kavuşmak isteyen…
Peki bu iki yaka ne zaman ilik tutar?
Ne zaman ilişkiler kıvam tutar?
Kendi ezberlerinden çıkıp karşı tarafın dünyasını merak ettikleri zaman…



19 Responses
Böyle güzel bir sürpriz şahane olmaz mıydı? Sevgili eşime not 🙂
bizde buraya gelecekti eşimize not düşsek mi:) tarihe not düşmek gibi hissettirdi yorumunuz.. ne hoş.
Eşinizin de makaleyi okuması dileğiyle 😀
Kendi sevdiğimiz şekilde sevmek kolay. Asıl emek, karşımızdakinin sevildiğini hissettiği dili öğrenebilmekte. 😉
“Her insan sever ama sevdiğini kendi mizacına göre dile getirir.” Bunu anlayıp karşımızdakine göre davranabilsek ne kadar çok ilişki değişir…
Kendi ezberinden çıkıp karşıdaki insanı merak edip anlamaya çalışınca tanımak mümkün oluyor.
Anlıyoruz ki merak etmedikçe ne karşımdaki kişiyi ne de başka bir şeyi öğrenmek pek de mümkün olmuyor 🙂
ilişkilerde küçük hareketleri karşıdakinin bize neleri nasıl yaptığına bakarak başlatsak demek ki sorun kalmayacak…
İnsan karşısındaki insanı düşünerek hareket ettiğinde, ilişkiler daha kaliteli oluyor. Öyle değil mi?
Sadece bir hediye değil… Karşımdakini düşünerek verilen bir hediye o gömleğin yakalarını kavuşturma vesilesi 😊😊
Eşini anlamak ve ona yargılamadan bakmak. İlişkilerde kıvamın ilk adımı.
Kendimden çıkıp karşımdakini düşünmek ne kıymetli… Sen onu, onun seveceği şekilde düşününce o da seni senin seveceğin şekilde düşünüyor olması da cabası…
Kıymalı pide de iyi fikirmiş aslında ama çocukları nedime yapmakta çok çılgınca😅 kıvam ne kadar da önemli. Orta yol bulunmuş neyseki☺️
Ayy ne romantiiikk 🥲 Aferin Harun’u sonunda olayı çözmüş ❤️
Küçük bir ayrıntıyı hatırlamak ve hatırlatmak mutluluk için yeterli …💕
Herkes kendi dilinde iletişim kurmaya çalışıyor. Karşıdakinin ne istediğini anladığında keyifli ilişkiler ortaya çıkıyor Şenay ve Harun gibi🥰
Evet kaliteli ilişkilerin de sırrı bu olmalı…. Kendi istediğini bir kenara bırakıp acaba karşımdaki insan ne ister, ne düşünür, ne bekler diye olaya bakmak…
İşte böyle olduğunda ilişki daha kıymetli oluyor. Çünkü insan sevildiğinden, düşünüldüğünden de emin olmak istiyor.
Evlilik yıldönümünde arabayı gelin arabası gibi süslemek😁. Ne fikirler geliyor insanın aklına, acaba karşı taraf neyden hoşlanır diye düşününce.